Öncelikle Kulüp Başkanı Adil Gevrek’in şahsı üzerinden başlatılan ve artık dezenformasyon boyutuna ulaşan karalama kampanyasıyla ilgili birkaç kelime ederek başlamak istiyorum yazıma.

Zaman zaman ben de çok sert şekilde eleştirdim, yine eleştiriyorum… Hatta yeri gelmişken lafımı esirgemeyip birkaç bir şey söyleyeyim: Başkan devre arası yaptığın transferlerin, ‘transfer olsun’ diye yapıldığı o kadar belli ki, hiç adam almayıp takımın ahenginin bozulması riskine girmeseydin keşke. Ne Sezer, ne de Ahmet’in mevcut kadroda on bir oynayamayacağını sen de biliyorsun, ben de…

Kusura bakma ama transferde hem Göztepe’nin hem de Eskişehir’in gölgesinde kaldık.

Yani tam bir fiyasko!

Gelelim şimdi diğer mevzuya…

Adil Gevrek’in üzerinde oynanan oyun aslında Yeni Malatyaspor’un iddialı oluşuyla doğru orantılı.

Evet, kesinlikle öyle…

Yoksa niye 2. Liglerde sürünen Yeni Malatyaspor’un başkanıyken değil de şimdi olsun?

Yukarıda da söyledim, gene söylüyorum: Adil Gevrek’in yanlışları var ve eleştirilebilir.

Ancak, bu şekilde çamur atıp kirletmek suretiyle değil.

Ortaya koyarsın argümanlarını, ‘başkan senin şu eksiğin var, bunu böyle yaptın’ der eleştirirsin, kalkıp kişiliğine laf söylemekte neyin nesi!

Her şeyden önce o makam tüm Malatyalıların temsil edildiği ulvi bir makamdır… Orada oturan kişi de en nihayetinde Yeni Malatyaspor’un başkanıdır.

Kimin Adil Gevrek ile ne davası var bilmiyorum ama bunun kulüp üzerinden yapılmasına hiçbir Malatyalı müsaade etmez!

İRFAN HOCA’NIN YAŞADIĞI PARADOKS

İrfan Hocam bir yazımda “Her şeyi ben bilirim hastalığına yakalanmışsın ve eleştirileri kabul etmiyorsun’ sözlerime belli ki içerlenmişsin… Bu eleştiri futbolda her zaman bir başkana ya da teknik direktöre yapılır. Ya Almanca ve bildiğin diğer dillere hakim olduğun kadar Türkçeye hakim olmadığından, ya da öyle anlamak istediğin için olayı farklı bir yöne taşıdın. Neyse, sadece niyetimi söylemek istedim, gelelim asıl konuya…

Hocam, geçen yıl ve bu yılki performansının kredibilitesi ile burada daha uzun haftalar görevde kalacağının sanırım sen de farkındasın… Öyle olmasaydı ilk yarıda sıfır galibiyet çektiğin 5 hafta sonrasına ‘eline sağlık’ denilip gönderilirdin.

Durum böyleyken, sende anlam veremediğim garip bir ‘panikleme’ durumu baş gösterdi hocam.

Kadro tercihi noktasında, insani ilişkilerin noktasında, verdiğin demeçler noktasında garip bir panik havası görüyorum kıymetli hocam.

O bu sezonun başındaki İrfan Hoca’nın sıcakkanlılığını, insani ilişkilerini, kendinden emin hallerini özledik hocam.