Geçen hafta bi şey duymuştum.
Vuslat TV “Özel Haber” logolu bi haber yapmış, arkadaşım gördün mü, diye sormuştu.
Görmedim deyince haberin linkini attı, izledim, sonra tekrar izledim.
Bu yazıyı yazarken tekrar izlemek istedim.
Ben hayatımda üç dakika içinde bu kadar kötü kurgulanmış ve tutarsızlıklarla dolu bir videolu haber izlememiştim. Kendilerinin “yetersizliklerini” başkalarının yaptığı başarıya dayandırılması benim için bir ilktir.
Haberi yapan arkadaşlar adına üzüldüm!
Haber AK Parti’den Numan Kurtulmuş’un sözleri ile başlıyor:
“Henüz FETÖ’nün devletten arındırılması sonlandırılmamıştır” diye konuşan Sayın Kurtulmuş’un sözleri bitince Vuslat TV’den yanık sesli arkadaşın seslendirmesini duyuyoruz:
“Malatya’da yaşananlar da gün yüzüne çıkıyor.”
Bu cümleyi unutmayın çünkü kurulan bu cümle işin özüdür.
Ve devam ediyor aynı ses:
“Ancak tam bu noktada bazı soru işaretleri oluşuyor. Çünkü Özellikle FETÖ soruşturmalarına dair bilgi, belge ve görüntüler hep aynı medya kuruluşları tarafından servis ediliyor…”
Bu kurulan son cümleyi okuyan ya da izleyen bir insan ne düşünür?
Birileri sadece belirli bir medya kuruluşlarına “servis” yapıyor, diye düşünür galiba…
Vatandaş şunu düşünmez:
“Arkadaş bu Vuslat TV de ne tembelmiş, ‘özel haber’ yapamıyor, ‘özel haber’ yapanları şikâyet eden haberi “özel haber” logosuyla veriyor?”
Vatandaş sadece o cümle ile bu şekilde düşünmez, vallaha düşünmez!
Devam edelim…
O yanık ses devam ederken aslında “özel haber” yapamamanın etkilerini görmeye başlıyoruz maalesef!
“Üstelik bu kaynak devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı veya TRT değil…”
Yine vatandaş şu şekilde düşünmüş müdür:
“Adamlar, biz ‘özel haber’ yapamıyoruz bari sadece TRT yapsa, AA yapsa, kurtarırdık, diye düşünüyor” diye düşünebilir mi vatandaşımız.
Yine düşünemez sadece bu bilgilerle, devam edelim…
Ondan sonra aynı ses FETÖ soruşturmaları sırasında kendilerinin yapamadıkları ve “seçilmiş medya” diye adlandırdıkları kuruluşların “özel haber”lerini tek tek sıraladıktan sonra işin özünün özünü bir cümleye sığdırmaları benim için itiraf anlamına gelmektedir.
O cümle aynen şöyle seslendi:
“Terörle mücadeleye dair pek çok hususu Malatya kamuoyu yine söz konusu olan medyadan öğrendi.”
Aslında noktalamak lazım çünkü farkına varmadan “seçilmiş medya” diye hitap ettikleri kuruluşların “gazetecilik” yaptığını bir cümle ile müthiş anlatmıştır Vuslat TV…
Dünyanın her yerinde “gazetecilik” aynı tanım üzerinde gider.
Ama işini iyi yapmaya çalışan gazeteci fark yaratır. Kimsenin ulaşamadığı insanlara ulaşır. Kimsenin elde edemediği görüntülere-bilgilere ulaşır.
Bir darbe gecesinde kimsenin aklına gelmeyecek bir uygulamayla Cumhurbaşkanı’nı akıllı telefonu ile canlı yayına çıkartıp o telefondaki görüntüyü ekrana koyabilmek gazeteciliktir.
Sabahlara kadar mesai mefhumu gözetmeden kırk kişi ile temas kurup sonunda doğru kişiyi bulup o her ulusal kanalın yayınladığı görüntülere ulaşmak gazeteciliktir.
Kaynak nedir, nasıl ulaşılır, kaynak niye o gazeteciyi tercih eder, soruları iletişim fakültelerinde daha kayıt yaptırırken öğrenilen sorulardır.
İnsanları karalamak, yaftalamak, algı oluşturmaya çalıştırılarak bi şeyleri gizlemeye çalışmak gazetecilik değildir.
Dün de değildi, bugün de değil, yarın da değildir.