Merhaba sevgili okurlar, artık her Cuma BUSABAH gazetesinin sağlık köşesinde beslenme önerilerimle Diyetisyen Elif SAVAŞ olarak sizlerle beraber olacağım. Öncelikle beni sizlerle buluşturan BUSABAH ailesine şükranlarımı sunuyorum.

Konuya girmeden önce 2017’nin hepimize sağlık, mutluluk, huzur, barış ve başarı getirmesini temenni ediyorum. Umarım hepimiz için güzel bir yıl olur.

Bu hafta başlangıç olarak sizlere sağlıklı ve dengeli beslenme hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Takdir edersiniz ki bu konuda medyada çok fazla bilgi kirliliği var, tabiri caizse ‘ağzı olan konuşuyor.’ O nedenle bu gidişata bir DUR! demek açısından işin bilen birine yani “BESLENME UZMANLARI”na bırakılması kanaatindeyim. Başlayalım o halde…

Sağlıklı ve dengeli beslenmek şüphesiz ki sağlıklı yaşamın ilk adımıdır. Yani vücudumuza faydalı besin öğelerini yeterli, belirli ölçülerle, düzenli aralıklarla ve öğün atlamadan alıyor isek sağlıklı yaşam yolundaki ilk ve en büyük adımı atmışız demektir. Ne yazık ki yaşadığımız dönem ambalaj ürünlerinin, hazır gıdaların, fast food dediğimiz aperatiflerin sıkça tüketildiği bir dönem. Bu tür gıdalar sağlığımızı ciddi anlamda tehdit etmekte olup aynı zamanda vücudumuzda kalıcı yağlanmalara dolayısıyla kilo alımlarına neden olmaktadır. Unutmayalım ki fazla kilolar kronik hastalıkların (kalp, kolesterol, hipertansiyon, diyabet, kanser gibi) en önemli nedenleri arasındadır.

Yapılan araştırmalar günümüzde obezitenin kronik hastalıklara bağlı ölümlerin yüzde 60’ında, hastalıkların yüzde 46’sında temel neden olduğunu göstermektedir. Sizce de olayın boyutu çok ciddi değil mi? Peki obeziteyi önlemek için neler yapmalıyız?

Öncelikle vücudumuzun, göbeğimizin yani kısaca kendimizin farkında olalım. Şimdi usulca yerimizden kalkıp en yakın aynadan kendimize bakalım. Görüntümüzden ne kadar memnunuz acaba? Aslında bakarsanız bu olayın estetiksel boyutu. Ancak daha önemli bir boyut var ki o da hepimizin yemek yerken farkında olmadığı, aklımızın ucundan dahi geçmeyen bir ayrıntı: SAĞLIK.

İlginçtir, “Her şeyin başı sağlık”, “Canın sağ olsun”, “Allah can sağlığı versin” gibi cümleler düşmez dilimizden. Peki, soruyorum bu yolda ne gibi adımlar atıyoruz? Spor mu yapıyoruz? Her gün işe veya okula gitmeden önce mutlaka kahvaltı mı yapıyoruz? Yoksa günde 1-2 bardaktan fazla su içmeyenlerden miyiz? Ambalajlı ürünlerin kölesi mi olduk? Meyve cenneti şehrimizde meyvelere sırt mı çevirdik? Tuzsuz, şekersiz yaşayamıyor muyuz? Düzenli bir uyku düzenimiz yok mu? Peki ya fastfood, ne kadar sıklıkla tüketiyoruz?

Bu sorular uzar gider.

Evet sevgili okur, bu soruları kendinize sorup biraz özeleştiri yapmanızı rica ediyorum. Belki şu an her şey çok güzel, mutluyuz; ama sadece bugünü kurtarmak yeterli mi sizce? Sağlık elden giderse geri dönüşü olur mu? Gelecek hafta sizleri bütün bunları düşünmüş olarak görmeyi ümit ediyorum. Çünkü sağlıklı beslenme yolunda bugün ilk adımımızı kendimizle alakalı farkındalık oluşturarak atmaya çalıştık. Sonraki haftalarda diğer adımları teker teker konuşup “Adım Adım Sağlıklı Beslenme” yazı dizimizi tamamlayacağız ve tamamladıktan sonra da hayatlarımız pozitif yönde değişecek. Unutmayalım:

“UZUN VADEDE DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ SAĞLIKLI BESLENME YOLUNDA ATILAN EN ÖNEMLİ ADIMDIR!”

İlk haftanın vermiş olduğu heyecanla sürç-ü lisan ettiysem affınıza sığınıyorum ve hepinize mutlu bir hafta diliyorum. Sorularınız için @dytelifsavass adlı instagram hesabından bana ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın…