Yeni stadında oynayacağı ilk maçın heyecanını yaşarken, haftanın başında Ertuğrul Sağlam’ın istifası tüm moralleri bozdu. Kadro kalitesi, kadro derinliği ve tesislerin bitirilmesi konusunda rahatsızlığını daha önceleri belli eden hocanın ne zaman patlayacağı, dillendirilmese bile herkesin aklında geçen durumdu.

Ertuğrul Sağlam yönetimin en büyük transferiydi. 11 yıl yabancı kaldığımız Süper Lig’in şartlarına uyumumuzu sağlayacak deneyimli, karakterli bir tercihti. Oysa bizi değiştirecek ve dönüştürecek hocayı yönetim kendisine uydurmaya çalıştı. Yılların verdiği tecrübe ile her şeyi unutup bize uymasını beklemek onu kaybetmemize sebep oldu. Ne kadar bunalmış ki tazminatını ödeyerek istifa etti. Oysa öyle hocalar var ki, bir kaç hafta daha nasıl kalırım diye hiçbir şey görmez, transferde kim alındı yada alınmadı, tesis var mı yok mu, altyapı var mı yok mu diye dert edinmez. Şahsi fikrim kurumsallaşma adına hiçbir şey yapmayan yönetim, bildiğini okumaya devam ettiği için bunlar yaşandı. Hoca futbolculara verdiği sözü tutamadığı için istifa kararı aldı. Bu tür onurlu davranışları eleştirmek yerine taktir etmek daha doğrudur. İnşallah Ertuğrul hoca gibilerin sayısı artarda Türk futbolunda gelişim olur.

İstifa herkesi sarstı. Futbolcularda bu istifadan etkilenmiş olacak ki, yeni stadın açılış maçında mecburiyetten sahaya çıkmış gibi halleri vardı. Psikolojik olarak ve taktiksel anlamda hiçbir hazırlık yapılmamış gibiydi. 3. bölgeye topu taşıyacak, orda tutacak, hareketliliği sağlayacak kadro seçimi yapılmamış. 3 tane ön libero özellikli orta saha oyuncusu birlikte oynatılarak hata yapılmıştır. Bu on birle hücumda etkili olamadığımız gibi savunmada rakibin çıkışlarını kesemedik ve onlara düşünme ve tercih yapma süresi tanıdık. İkinci yarı hatadan dönmeye çalışılsa da netice hepimiz için ağır oldu.

Ligin temposu artıkça, bazı mevkilerdeki oyuncu kalitesindeki eksiklik daha da hissedilir oldu. Hocayı katmadan, izlenmeden ve sadece menajer yolu ile transfer yapma politikasının yanlışlığını görmüş olduk.

Kimsenin bağcıyı dövmek gibi düşüncesi yok. Her kesin istediği kulüp doğru yapılansın ve yönetilsin ki süper ligde kalıcı olalım. Bizlerin Malatyasporluluktan istifa edip kurtulma şansımız yok. Eksikleri ve yanlışları ile birlikte hedefimiz olan ligde kalma adına, destek olmaktan başka çaremiz de yok. İlk yarı sonuna kadar alacağımız puanlar, ikinci yarı için umutlu bir başlangıç sebebi olacaktır. Şu an yeni krizler üretmeden kenetlenmek zorundayız. Umarım yönetim birlikteliğimizi sağlayacak bir hoca tercihinde bulunur.

Esen kalın…