Yeni Malatyaspor’u ilk yarı oynadığı oyun ve aldığı puanlar sonrası, bu takıma destek olunursa belki kurtulur düşüncesi, hepimizin zihnini tırmalıyordu.
Yeni Malatyaspor’u ilk yarı oynadığı oyun ve aldığı puanlar sonrası, bu takıma destek olunursa belki kurtulur düşüncesi, hepimizin zihnini tırmalıyordu. Kurumsallıktan, şeffaflıktan ve ortak akıldan uzak şekilde yönetilirken, başkanın bir TV programına çıkıp, tüm çıplaklığı ile olanı biteni anlatması sonrası, şehirde başlayan hareketlilik, maç gününe kadar devam etti. Futbolcuların ödemeleri yapıldı, heyecan getirecek bir hoca ile anlaşıldı. Tek merak edilen futbolcuların reaksiyonuydu. Haftalar süren bunca çalışma, acaba sahada karşılık bulacak mıydı? Yılmaz Vural gibi bir isim ve oluşan atmosfer futbolcuya ağır gelecek miydi? Haftalar süren olumlu havayı bozmamak adına, bu korkulan durumları dile getirmeye çekindik. Maalesef korktuğumuz başımıza geldi. Sahada bu heyecanı ve azmi hissedemedik. Futbolda yenilgi her zaman vardır ama kötü mücadele edemezsiniz. Bu hafta saha içi ve saha dışı bütünleşme sağlanamadı. Yinede bunca uğraşla yakılan ve harlanan ateşi söndürmek için, bir maç yetmemeli.
Keşke bu maç dış sahada ve iddiasız bir takımla olsaydı. Başlangıç adına daha iyi olurdu. Bodrum takımı oynadığı futbol, topladığı puanlar ve oyuncu kalitesi ile bu ligin en iyi takımlarından birisi. Bizimse durumumuz malum. Yine bireysel hatalarla dolu bir maç geride kaldı. Yine rica minnet sahaya çağrılan taraftar küstürüldü. Yalnız bu maç kazanılsaydı da her şey bitmeyecekti. Bu uzun süreli bir motivasyon gerektirir. Önümüzde on yedi maçlık bir süreç var. Hemen umutsuzluğa düşmeyelim.
Takımın oyunundan önce futbolcular arasındaki sorunların giderilmesi şart. Birlikte iş üretme gayreti ortada yoktu. Takım olarak hedefe kilitlenme ve bütünlük yoktu. Sorumluluk alan, arkadaşının hatasını telafi etme çabası yoktu. Sahada taktiksel olarak bir anlayışın olmaması da hocanın takımı tanıyamamasından kaynaklandı herhalde. Bir tek geriden oyun kurmaya ısrar, taktiksel olarak göze çarpan tek iyi yanımızdı. Bunu da sağ olsun Abdulsamed handikaba çevirdi. Stoperin, sorumluluk alan orta saha oyuncusu bulamaması ile topla çıkma ve derin top atmak zorunda bırakılması, top kayıpları yaşamamıza sebep oldu. Hagi Osman’a kullanacağı alan oluşturma gayreti de yoktu. Tesadüfü bulduğumuz penaltı ve pozisyonlar olmazsa sahada hiçbir varlığımız olmayacaktı. Donsah dışında hiçbir oyuncumuz ve kenar yönetimi gerekli reaksiyonu gösteremedi. İşin birde başka yönü var ki futbolcularda empati yapsın. Madem yapılan iş profesyonel futbol, hakkı olandan daha yüksek paralara anlaşan ve her fırsatta TFF ye başvuranlardan performans beklemekte hakkımız olsa gerek.
Bu takımın halini ve kapasitesini gören Yılmaz hocadan, yılların birikimini ve maharetini görmek istiyoruz. On maçın alınması gerektiğini söyleyen hoca, artık bu “bir” diye başlaması için Adanaspor’u yenmemiz gerekir. Yoksa her geçen hafta umutsuzluk artacaktır.
Malatya Arguvanspor’a iyi ev sahipliği yapılamadığı için, ilçesine dönüş yapması sonrası ilk maçını kazanması, acaba iyi mi oldu diye düşünmemize sebep oldu. Tüm Arguvan halkı bilsin ki orada da olsa bu takım hepimizin. Misyonunu kaybetmediği sürece bizim olmaya devam edecektir. Lütfen bari siz şeffaf ve ortak akılla yönetin. Liyakati ön planda tutun. Malatya’mızın gençliğine ve değerlerine pozitif ayrımcılık yapın. İnanın kazanan siz olursunuz.
Esen kalın…