2007’nin Ekim ayında Dağlıca’da 12 askerimiz şehit olmuştu.
Evimizde ve tüm kentte yas hakimdi.
Öğretmenimiz derse girdi, hıçkıra hıçkıra ağlıyor.
Hepimiz onunla beraber ağladık; 12 askerimiz şehit olmuştu.
Okulda resmen seferberlik başladı: “Lise 2. sınıftayız.”
Farkındalık oluşturmak üzere hepimiz küçük kağıtları siyaha boyayıp göğsümüzde taşıdık.
Dışarıda, her yerde bize bu kağıtları soruyorlardı:
“Şehitler için…” diyorduk.
O günleri izleyen zamanlarda okulda kenetlendik ve yürüyüş yapmaya karar verdik.
Okul çıkışı ellerimizde Türk bayrakları ile “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atarak kentte küçük bir tur attık.
Taksiler, araçlar yanımızdan geçerken bize destek olmak amacıyla kornalar çalıyordu.
Vatandaşlar bize katılıyordu.
Ölüm resmen Atatürk Kız Lisesi’nin içerisinde hissediliyordu.
12 şehidin ismi tüm panolardaydı.
Pencerelerden bayraklar sallanıyordu.
Teröre karşı inanılmaz derecede “bir”dik.
Ve taş çatlasın 15 yaşındaydık.
Hatta Malatya’da yapılan büyük yürüyüşe katılmıştık, her şehidin ismi okunduğunda “Burda!” diye bağırıyorduk.
Çok iyi hatırlıyorum; o gün bir sınavımız vardı, öğretmenimiz yürüyüşe katılmamız engellenmesin diye sınavı ertelemişti.
Bu sadece bir örnekti; her şehit verildiğinde bu durum farklı şekillerde kendini tekrarlıyordu.
Şimdi…
***
ÖNCEKİ GÜN HAKKARİ’DEN ACI HABER GELDİ: 8 ŞEHİT…
Dün de DİYARBAKIR’DAN BİR ACI HABER GELDİ.
Üst üste acı haber duymak bizi sersemletti, evet…
Ama hangi vatandaş çıktı da “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye slogan attı sokak ortasında?
Evet, herkes çok, çok, çok üzüldü ama yetmez!
Şehidin evine haber verilmeye gidiliyor, kardeşi, “Ben bu haberi vermeniz için kapıyı açmam!” diye feryat ediyor.
Hissediyor musunuz acıyı?
HİSSEDİN!
Şehitler rakamdan ibaret değildir.
Bizim için canlarını verdiler, çocuklarını yetim bıraktılar, ailelerin boynu bükük kaldı.
Hiçbir şey yapamıyorsanız çocuklarınızı bilinçli yetiştirin.
En azından, “Şehit haberi mi varmış? 8 şehit miymiş?” gibi rakamdan ibaret bir farkındalık yaşamasınlar.
***
Tüm şehitlerimize rahmetle…
ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ.