Türkiye’de ve dünya da zaman zaman bazı tatsız olaylar yaşanır. Bu insan olarak var olmanın doğasında mevcuttur. Hiç kimse engelleyemiyor yasalar dahi.

Bu tatsız ve sinir bozucu vakalara spor karşılaşmalarında ve siyasi arenada rastlamak olasıdır.

Zaman zaman haberlerde şahitlik ederiz. Sporda kavga ve şiddet olaylarını. Siyasi parti kurultaylarında ve meclis salonlarında dalaşmalara üzülerek tanık oluyoruz.

Türk futboluna kara leke olarak geçen Trendyol Süper Ligi’nin 15. Haftasında MKE Ankaragücü ve Çaykur Rizespor arasında oynanan karşılaşmada hiç ama hiç tasvip edilemeyecek darp olayı yaşandı.

MKE Ankaragücü Başkanı Faruk Koca adeta bir bodyguard gibi davranarak maçın hakemi Halil Umut Meler’i yumrukladı. Dünya ve ulusal basın bunu manşette okuyucu ve dinleyicilerine bildirdi.

Türkiye ve Türk sporu için kara bir gece idi. Bu yaşananlar görmezden gelinemezdi lakin aman ha, aman da abartılacak bir durum değildi. Burada Faruk Koca’yı savunacak değiliz. Bazen abartılması gereken olayları abartmıyoruz. Bazen de abartılmaması gereken olayları ölçüsüzce abartıyoruz.

Kanaatim o dur ki, tüm darp ve saldırılara aynı hassasiyet ve duyarlılığı göstermemiz. Tıpkı Faruk Koca olayında olduğu gibi.

Faruk Koca en ağır yaptırımlara çarptırılmalı, en ağır cezaları almalı burada hepimiz hem fikiriz. Peki, sorun nedir derseniz. İşte orada hafızamız devreye girer. Peki darp edilen sadece Halil umut Meler mi?

Aslında darp edilen Türkiye ve Türk Sporu tıpkı.

Ülkemizde;

Sağlıkçıların darp edildiği,

Öğretmenlerin darp edildiği,

Kadınların darp edildiği,

İnancı gereği başörtülü meclise gelen bir bayana,  “Atın bunu dışarı” denildiği,

Hatta erkeklerin dahi darp edildiği zamanlar olmuştur.

Hiçbir darp olayı bu kadar umursanmamıştır.

Doktor şiddete maruz kaldığında hastane kapatılmamıştır,

Öğretmen hunharca dövüldüğünde okullar kapatılmamıştır,

Meclisten bir bayan yaka paça dışarı atıldığında meclis tatil edilmemişti.

Yine mecliste onca yumruklaşmalar oldu ama meclis kapatılmamıştı.

Erkekler ağır suçlamalar ile cezalandırıldığında yuvalar dağılmıyor, nafaka ödenmiyordur,

Halil Umut Meler yumrukla ve yerde şiddetle ezildiği zaman ligler tatil edildi.

Şiddet kimden ve nereden gelirse gelsin kınanmalı ve en ağır yaptırımlara maruz bırakılmalı lakin adalet bir gün mutlaka herkese lazımdır.

Yumrukta ne yumrukta ama bazen hastane ve okul tatil ettirilmiyor ama lig maçlarını tatil ettirebildi.

Ülkemizin imajını zedeledi. Bu gibi yaşanan vakaların hepsine aynı hassasiyetle yaklaşılmasını arzu ediyoruz.

Her darp olayı yaşandığında bir organizasyonu iptal veya tatil edecek olursak bu uluslararası arenada imajımıza zarar verir. Olması gereken muhatapların en ağır ceza ile cezalandırılmalarıdır.

Sakın Faruk Koca’yı savunuyorum önyargısına kapılmayın…

Her daim hakkaniyetli ve adil olunması temennisiyle hiçbir vakit “Yumrukta ne yumrukmuş” sloganının söyletilmemesi temennisiyle…