Siz hiç zengin polis memuru gördünüz mü? Ya da zengin asker, uzman çavuş?
Ben görmedim. Şimdiye kadar tanıdığım polislerin hepsi maddi imkansızlıklar nedeniyle gönül vererek başlamışlardı bu işe. Kurtuluştu onlar için. Hayallerini gerçekleştirmek adına tek çıkar yoldu. Ya lise bitince polislik sınavına girerler ve aldıkları maaşla hem aileye bakar hem para biriktirirler ya da uzun süre çalışırlar, emeklerinin karşılığı yetmeyince aileyi geçindirmek için son çare polis olurlar.
Kimi çevik kuvvet olur kimi özel harekâtçı. Asgari ücretten biraz fazla kazanmak için kefenlerini giyip çıkıyorlar bu yola. Hangi anne baba evladını toprağa vermek ister? Ama polis anneleri, asker babaları sizden bizden daha çok yakınlardır evlat acısına, daha hazırlardır.
Ne acıdır; bunu düşünmek, o duyguyla, korkuyla yaşamak ne zordur! Hayalleri gerçekleştirmek ve vatan uğruna bir şeyler yapmak için üniformanın altında güçlenmek isteyen binlerce genç var. Örneğin Cumartesi günü yaşanan hain saldırıda hayatını kaybeden 30 genç çevik kuvvet polisi Beşiktaş maçında görevliydi. Bir taşkınlık, kavga çıkmasın diye o soğukta hazır vaziyette beklediler saatlerce. Evine yetişecek olan, sevgilisiyle konuşmak için servise binmeyi bekleyen, “akşam geç olmadan geleceğim babacığım” diyen 38 can toplanıp servise binecekleri sırada veda ettiler bizlere, analarına, babalarına, evlatlarına… Tesadüf eseri orada bulunan, minibüste olanlardan söz etmeye dilim bile varmıyor.
Allah Rahmet Eylesin…
Acı değil mi, büyük acı… Bir günlük milli yas ve sonrasında her şey normale dönecek. Acı saldırıda Malatya 3 babayiğit evladını toprağa verdi. Gözyaşlarıyla, acılarla, feryatlarla… Aynı kurumda çalıştığım mesai arkadaşım, kardeş yerine koyduğum Murat’ımız var polis olmak isteyen. Aylar öncesinde başvurdu özel harekat polisi olmak için. Emin misin? Dediğimde hayallerinden bahsetmişti “yok polis olma” demeye dilim varmadı. O hain saldırıdan sonra yine sordum emin misin diye? Daha çok emin olduğunu anladım verdiği cevapla.
Ama bu kez hayalleri yoktu ön planda kin vardı, öç vardı, intikam vardı. Bunu görmek zor olmadı. Acıya dayanamamış belli, ama gönül verdiği, büyük aşk duyduğu polislik mesleğini yapmak için çok büyük nedenleri vardı artık. Küçükken 23 Nisan gösterilerinde polis, asker olan arkadaşlara özenirdim, hep üniformalılara hayranlıkla bakardım. Aslında bazen de kıyamazdım bakmaya. Yakışıklı, boylu poslu olmalarından. Şimdi utancımdan, korkudan, üzüntümden bakamıyorum gördüğüm yerde.
Malatya
Asayiş
Dünya
Spor
Battalgazi
Yaşam
Sağlık
Ekonomi
Kültür
Siyaset
YAS…
Didem Barut
Yorumlar
Günün Haberleri
Naci Görür BUSABAH’a konuştu: Malatya’da deprem bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…
Malatya'daki 5.6'lık sarsıntı yeni bir depremin habercisi mi? Ahmet Ercan net konuştu
18 yaşındaki Beyzanur Narinç hayatına son verdi
5.6'lık sarsıntı altyapıyı vurdu: MASKİ'den Malatyalılara acil çağrı!
Vatandaş "Kaldırılsın" dedi, resmi kurum "Kaldırılırsa felaket olur" dedi! Orduzu’da büyük çelişki
Dijital dünyayı sallayan Malatya ezgisi! Kul Duran’ın ölümsüz eseri milyonlara ulaşıyor
Prof. Dr. Gezer’den Malatya manifestosu: "Kent iradesi yok, çantada keklik görülüyoruz!"
Emre Caner kimdir? Veli Ağbaba’nın akrabası Emre Caner neden gözaltına alındı?