Yeni Malatyaspor yönetimi, geçen sezon futbol kulüplerinin işleyişi ile ilgili her şeyi bizzat yaşayarak tecrübe etmiş oldu. Geçen haftaki yazımda, aynı hoca, aynı futbolcu gurubu, eksikler, herkesin malumu aksayan yönlerden bahsetmiştim. Özetle yönetimin yapacakları net ve ortadadır, diye yazmıştım.

Geçen yıl ilk devre sonunda gönderme kararı aldığımız yabancıların elden çıkarılması, transfer için bizi umutlandırmış oldu. Elimizi kolumuzu bağlayan, gereksiz kadro şişkinliğinden kurtulmuş ve ekonomik olarak ta transferin önü açılmış oldu.

Transferde aceleci davranmamak, bonservis sorunu olmayan oyuncuları tercih etmek tabi ki bir transfer politikasıdır. Yinede transferin zamanında yapılması, takımla çalışma şansı bulması daha doğru olur. Takımların eksikliklerini görüp giderdiği ilk haftalarda toplanacak puanlar, takım ruhu ve motivasyonu açısından önemlidir. Tüm takımlar da dikkat edilirse yoğun bir transfer hareketliliği yok.

Eldeki iyi futbolcularını tut, kamburlarını at, eksiğini gider. Transferdeki izlenmesi gereken yol bundan ibaret olmalı. Pereira ile problemin çözülmesinden yanayım. Futbolcu olarak her antrenörün çalışmak istediği tipten bir oyuncu. Oyun bilgisi yüksek, oyunun içinde ve takımına her şeyini vermeye çalışan, çalışkan bir oyuncu olması onu değerli yapıyor.

Orta sahaya alınan yabancılarla uyum sorunu yaşamaz, oyun sistemindeki rollerini iyi gerçekleştirirlerse, sol bek, forvet eksikliği giderilirse iyi olacak. Alternatifi eksik yada yetersiz olan,hiç olmayan mevkilerimiz var.Stoper ve santrafor mevkisinde beklediğimizi bulamama ihtimali yüksek duruyor.İnşallah yanılan ben olurum.Her şeye rağmen bu yıl ki hedef olarak ligde kalalım bu bize yeter diye düşüncemi yineliyorum.

Dün akşam seyrettiğim iki sitenin çocuklarının maçı beni yine semt sahaları konusunda birkaç satır yazmaya mecbur etti. Şehir büyüdü, bir yerden bir yere gitmek; zaman açısından, ekonomi ve güvenlik açısından zor. Spor kulüpleri zar zor ayakta duruyor. Büyük mahallelerde yapılacak semt sahaları, hem kulüpleri hem de çocuklarımızın geleceğini kurtaracaktır. Ben ve benim gibi bu konuyu dile getirenler var. Ne yazık ki bunu duyan ve üzerine vazife gören yok. Ben buradan açıkça muhatabın belediyeler olduğunu ve vebalinin de başkanlarda olduğunu söylüyorum. Seçim konuşmalarında “Çocuklarımızı ve gençliğimizi zararlı alışkanlıklardan korumaktan, ahlaklı ve milli değerlerimize duyarlı nesiller yetiştirmekten” bahseden cümleler kurmasınlar. Yada kuruyorlarsa gereğini yapsınlar.

Esen kalın…