Geçen sezon Malatyalıların damaklarında kalan futbol tadı, bu yıl Sergen Hocayla ayrı bir lezzet bulacak derken, erken karar verdik mi diye kendi mi alamıyorum.

Alanya’nın galibiyeti sezonun ilk ve en büyük tokadı oldu.

Uyanırsak ne ala yok uykuda kalırsak, uçurumdan atan çok olacaktır.

Transfer, uyum, teknik taktik bir kenarda dursun. Bir an önce futbolcular ne yaptıklarını anlamalılar.

Alanya karşısındaki 45 dakikanın hiçbir tarifi olamaz. Kavram karmaşası var. Sergen Hoca değil Klopp gelse yine kazanamazdı.

Meseleyi Sergen hoca değil, futbolcular çözmeli. Bu rahatlığın başka bir anlamı yok. Bu mağlubiyeti fırsata dönüştürmekte onların elinde. Elbette ki rakibe de saygı duyuyoruz.

Malatya da ofansif oyun anlayışı yok diye eleştirilen Erol Bulut ilk yarıyı neredeyse Malatya kalesinde geçirdi. İyi analiz ve defoların keşifini iyi yapmış.

Geçen sezon Malatya ile başla-yan çıkışını Alanya da daha iyi bir noktaya getireceği kesin.

En azından adımlarını doğru atıyor.

Sergen Hoca da ikinci yarı doğru adımlar attı. Maç 3-2 gelince acaba olacak mı?

Tribünler yapılmayanların yapılabileceğini düşünmekle yükümlü.

O heyecanla ve sabırla bekledik ama olmadı.

İkinci yarı itibariyle çok iyi bir maç izledik diyebiliriz.

Ama futbol bahaneler oyunu değil. Malatyasporlu futbolcular halden ders çıkarıp bu işin doğrularını ortaya çıkarmalılar.

Sezon öncesi çok maça çıktık.

Konsantre olmakta zorluklar yaşayabiliyoruz. Gibilerin arkasında durmak yanlıştır. Dünya küçüldü.

Herkes futbola bir tık kadar yakın. Nitekim bir örnekle ifade edeyim.

Sadio Mane 1 yılda hiç tatil yapmadan 67 maç oynadı.

Premier Lig, Dünya kupası, Afrika kupası, hazırlık maçları, FA ve Lig kupası, demek o ki; futbolcularımızı nasıl bu hale getireceğimizden çok bu seviye ile nasıl yarışacağımızın cevaplarını bulmalıyız. Bunun içinde saha içindekiler doğru işler yapmalılar.

Futbol oynamalılar.

Kendilerini değil yanlarında bulunan herkesi düşünmeliler.