Topraklarımızın sınırları son Osmanlı Meclisi’nin aldığı Misak-ı Milli kararlarıyla ana hatlarına ulaşmış ve günümüz Türkiye Cumhuriyeti sınırları bu kararın paralelliğinde oluşmuştur.

Misak-ı Milli kararını alan son Osmanlı Meclisi, son sözünde milletin asgari yaşam ana hatlarını oluşturmuş ve daha sonra kurulan milli kurtuluş dernekleri kendilerine bu ‘misakı’ ilke edinmişlerdir.

Erzurum ve Sivas kongrelerinde ana hatlarına ulaşan Misak-ı Milli, günümüz Türkiye’sinin temel taşıdır.

Gerek Doğu’da gerekse Batı’da bize ezeli düşman olanlar, kendilerini Türk-İslam düşmanlığına adayan uluslar, bizim bu topraklarda aldığımız her nefesi bize layık görmemekte ve buldukları her çatlaktan içimize sızıp bizi bize kırdırarak intikamlarını bizden almaktadırlar.

Birinci Dünya Savaşı’na bizi sokan zihniyet, milyonlarca Mehmetçik kanı dökülmesine sebep olan hainler, savaşı kaybeden Almanya olmasına rağmen Osmanlı komutan ve askerlerinin suçu olduğunu savunmuşlardır.

Bu doğrultuda bin bir oyunla bizleri ufak bir kara parçasına mahkum etmek istediler. Fakat milli mücadele ile bağımsızlık ruhuna bürünen Mehmetçik; imkansızlıklar içinde imanı ile küfrü vatanından sökerek atmış, kahramanlık tarihine altın harflerle adını yazdırmıştır.

Savaşarak er meydanında silahsız olsa bile Mehmetçiği yenemeyeceğini anlayan düşman bu sefer; Kürt-Türk ayrımcılığından yararlanarak içimize sızmaya ve bizi birbirimize kırdırmaya çalışıyor.

Hakeza çoğu yerde emellerine ulaşmış durumdalar.

Kandil, Kürtlerin kalesi asla değildir. Orası bir Kürt-Türk yeme makinesi gibi düşmanın kurduğu derin bir mekanizmadır ve o mekanizmayı çalıştıran Kürt, Türk ve İslam kanıdır.

PKK ile silahlı mücadele tek başına başarılı olunamaz. PKK ile fikri ve sosyal mücadele de şarttır. Doğu’daki çoğu Kürt kardeşim korkutularak, tehditle sindirilip sosyal deformasyona uğratılmaya çalışılmaktadır.

Misak-ı Milli kararları çerçevesinde yeniden ulusal bütünlüğümüze kavuşmalı, Türk-Kürt bu hayasız akına karşı durmalıyız.

“Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.”

Hangi siyasi partiden olursak olalım, vatanın hangi yöresinde bulunursak bulunalım ya da hangi düşünce akımını benimsersek benimseyelim bugün ‘birlik’ vaktidir.

Bugün vatan ve bayrak için istiklal savaşındaki gibi efesi, dadaşı, Lazı, Türkü, Kürdü hep aynı safta olmalıdır. Çünkü bize bizden başka dost yok.

Ancak biz birbirimiz için ölebilir ve geride kalanlara vatan emanet edebiliriz…