Geçtiğimiz Pazar oynadığımız Karabükspor maçının takımımız adına önemli bir sınav olacağını belirtmiştim. Diğer takımlara oranla fazlaca para harcayıp, oyuncu transfer eden Karabükspor karşısında oynayacağımız futbol ve alacağımız netice çok önemliydi. Bu önemli sınavdan yüzünün akıyla çıkan takımımız, müsabakada galibiyeti kaçıran taraf olmuştur.
Beklerimizin hücuma katılmadığı, stoperlerimizin serbest vuruşlar haricinde rakip sahaya geçmediği, orta sahada görev yapan Azad- Ali Sakal ikilisinin ise genelde savunmaya dönük oynadığı müsabaka da kalan dört futbolcumuz serbest ve de değişken oynadılar.
Alex içeri girerek oynadığı zaman daha etkiliydi. İskender rakip kalede destek gördüğü zamanlarda takımına daha fazla katkı sağladı. Akpabıo kuvveti ve sürati ile rakip defansa zor anlar yaşatırken final pasları ( İskender’e çıkarmadığı top gibi) son vuruş eksikliğini devam ettirdi. Mba çalışkan, ancak çok top kaybederek oynadı. İskenderin alda at dediği gol pasını ise kaçırması takımı belki de galibiyetten etti. Savunma dörtlüsü ve önlerinde oynayan ikili rakibe fazlaca alan bırakmadan yardımlaşarak oynadılar. Sadık ın diğer maçlara göre daha tedirgin ve heyecanlı olması gözden kaçmadı.
Takımın geneline baktığımızda oyuncularımızın mücadele azmi üst seviyedeydi. Lakin, klasik olarak takım da sorun olan gol yollarındaki pas ve vuruş kalitesi eksikliği bu maçta da kendisini gösterdi. Aksi takdirde PTT liginin güçlü ekiplerinden olan Karabükspor karşısın da hem de deplasmanda bu kadar pozisyona giriyorsan birini atmak zorundasın.
Bu haftaki rakibimiz olan Elazığsporla yıllar sonra karşı karşıya gelmiş olacağız. Zaman zaman farklı liglerde mücadele etsek de iki taraf arasındaki rekabet ( sadece futbolda değil)hepimizin malumu olup devam etmektedir. Rekabetin tatlısı mı olur demeyin.
Bu karşılaşmada yazımın başlığında olduğu gibi öylesine bir ilk yaşanmalı ki, Malatya Türkiye’nin gündemine oturmalı diye düşünüyorum. Hele ki Türkiye Cumhuriyeti olarak zor bir süreçten geçtiğimiz şu günlerde iki takımın (Kayseri- Trabzon) maçı benzeri dostane bir şekilde sahaya çıkmaları önemlidir. Ayrıca Taraftarlar grubunun sadece Yeni Malatyaspor’u değil, Elazığspor’u da tribünlere çağırıp alkışlamaları işte tatlı rekabet dediğimiz günlerin başlangıcı olabilir. Sadece müsabaka başlangıcında değil, sonuç ne olursa olsun karşılaşma sonrasında bile aynı centilmenliği, hoşgörüyü gösterebilmek taraftarımızı daha da büyültecektir. Biz bu doğruları yapıp sağduyulu davrandıktan sonra, artık orada nasıl bir tutum sergilerler? O bizim değil, Elazığspor taraftarlarının sorunudur. Öncelikle biz kendimize yakışanı yapalım.
Yücel Hoca Elazığspor’u muhakkak izlemiş ve izlettirmiştir. Artılarını, eksilerini biliyordur. Özellikle hücum bölgesinde bireysel anlamda etkili futbolcularına önlem alacaktır. Yine kontrollü oyunu tercih edecek, ev sahibi olmanın avantajı ve seyirci desteği ile de rakibe baskı uygulanacaktır. Bizim ev sahibi olsak bile sahamızı aşırı şekilde boşaltarak ve de fazla oyuncu ile hücuma çıkma şansımız yoktur. Bundan ziyade berabere giden bir oyunda bile rakibe kontra şansı verirsek galip gelme olasılığımız azalır. Her zamanki gibi dinamik, coşkulu ve kendi yarı sahamızda rakibe baskı uygulayıp kazandığımız toplarla da etkili çıkmalıyız. Sakinliği ve sağduyu yu elden bırakmadan oyun disiplininden kopmadan (gereksiz kartlar yemeden) müsabakayı tamamlamalıyız.