Malatya spor kimin diye yıllardır soruyoruz.

Sonra!

Hep bir sesle aynı cümleyi duyuyoruz: "Malatya spor Malatyalılarındır."

popKulağa hoş geliyor.

Ancak gerçek tabloya baktığımızda insan ister istemez şu soruyu soruyor: Gerçekten öyle mi?

Eğer Malatya Futbolu bütün Malatyalıların kulübü olsaydı;

Toplantılarda,Alınan kararlar, yapılan harcamalar ve kulübün mali geleceği bu kadar kolay göz ardı edilebilir miydi?

Malatya spor'da başkan veya yönetici olmak, oldukça rahat bir görev.

Çünkü yapılan her doğru alkışlanırken, yapılan yanlışların hesabını soran neredeyse hiç kimse olmuyor.

Milyonlarca liralık yanlış planlamalar, hatalı transferler, gereksiz harcamalar veya kulübü borç yükü altına sokan kararlar.

Bunların sonunda ciddi bir hesap verme mekanizması işletilmiyor.

Oysa bir spor kulübünde en önemli denetim organı genel kuruldur.

Yönetim, genel kurul adına görev yapar; genel kurul da yönetimi sorgular, denetler ve gerektiğinde hesap sorar.

Peki bizde ne oluyor?

Genel kurul toplantılarında çoğu zaman aynı manzarayla karşılaşıyoruz:

"Kabul edenler..."

"Kabul etmeyenler..."

"Kabul edilmiştir..."

"Bir sonraki madde..."

Birkaç saniye içerisinde milyonlarca liralık faaliyetler ibra ediliyor, bütçeler onaylanıyor ve kulübün geleceğini ilgilendiren kararlar sorgulanmadan geçiliyor.

El kalkıyor,

El iniyor;

Dosya kapanıyor.

İşte asıl problem tam da burada başlıyor.

Çünkü sorgulanmayan yönetim, zamanla hesap vermemeye alışır.

Hesap vermeyen yönetim anlayışı ise hata yapmaktan çekinmez.

Bunun bedelini de ne yönetici ne de genel kurul öder; Faturayı Malatya ödüyor.

Asıl suçlular dışarıda geziyor ama kimse de hesap sormuyor.

Neden Ne için?

Bu nedenle,

"Malatya spor Malatyalılarındır." sözünü yeniden düşünmek gerekiyor.

Bugünkü sistemde Malatya spor, ne yazık ki bütün

Malatyalıların değil; seçimlerde oy kullanan sınırlı sayıdaki genel kurul üyesinin ve onların göreve getirdiği yöneticilerin kulübü görüntüsü vermektedir.

Çünkü denetim yetkisini kullanan da, yapılan harcamaları onaylayan da onlardır.

Gerçek sahiplik, sadece tribünde tezahürat yapmakla olmaz.

Gerçek sahiplik; kulübün parasını, geleceğini ve itibarını koruyacak cesareti göstermekle olur. Gerektiğinde alkışlamak kadar, gerektiğinde hesap sormayı da bilmektir.

Malatya spor'un bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni sloganlar değil; güçlü bir kurumsal yapı, şeffaf mali yönetim ve gerçekten görevini yapan bir genel kurul anlayışıdır.

Çünkü hesap sorulmayan yerde hata büyür.

Hata büyüdükçe borç büyür.

Borç büyüdükçe ise kaybeden sadece yönetimler değil, koskoca Malatya olur.

Malatya spor'un geleceği; "kabul edilmiştir" cümlesiyle değil, şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik anlayışıyla güvence altına alınabilir.

Ama Nerde?

Her Haltı yiyenler, Usulsüzlük yapanlar, Şirket kurup malatyanın sırtından geçinenler danışıklı olarak mahkemeye verilenler.

1 liraya anlaşıp, Kağıda 2 lira yazanlar vs

Kısaca!

Hesap sorulmadıkca,

Bizden hiçbir şey olmaz.

Bence Geçmişten hesap sormayan delegelerde

yargılanmalı niye herşeye evet dedikleri içim sorgulanmalı.

Şimdi Her şeye Ehvam kesilenler,Başkasının borusunu öttürenler

Siz hiç konuşmayın,

Menfaat uğruna suçluyu savunmayın..

Bizden ve Sizden hiçbir şey olmaz.

Öyle ki!

Bir insan yaşadığı ve

vefat ettiği zaman adı ve şanıyla anılmalı Nurettin soykan gibi mekânı cenet olsun...