Malatya'da doğduk ve büyümeye çalıştık.

Ekmek teknemiz için yer de değiştirdik imkânlar dâhilinde!

Varken yok olduk, yokken var olduk,

Hastalıklar var, kazalar var, afetler var vs.

Kısaca, son yıllarda Hangi köşeye kaçsan birine denk geliyorsun, çırpınıp duruyoruz bu hayatta.

Ailemizin yanında var olmak için çabalıyorsun, koşuşturuyorsun hem kendin hem de ailen için...

Ekmek paran için ayrılıklar da yaşıyorsun bu hayatta, çok üzülüyorsun.

Günler, haftalar, belki aylar geçtiğinde gülebiliyorsun bu zor durumlarda. Sonuç olarak “Sabredip, dayanmalıyız” diyerek sabrediyor yaşadıklarımıza, başımıza gelenlere. Bazen isyan ediyorsun “Bunu ben hak etmedim, neden benim başıma geldi” diyorsun.

Sabır bittiğinde sen de bitiyorsun. Neyin sabrı bu dersem, işte ona cevap bulamıyorsun. Kimi ölüm, kimi bir aşk hikâyesi vs... Sebebi ne olursa olsun geriye sabretmek kalıyor.

Dayanamıyorsun bazen ya, sabrın sonunda ölmek geçiyor aklından... Sonra düşününce sabır taşı var diyorsun ya ve o anda taş oluyorsun!

Sabret, sabret nereye kadar denir ya ona da dayanabilirsen, bir gün güneş doğuyor.

Sabretmenin değeri olmuyor belki... Ama sen, sevilesi biri olduğunu kendine kanıtlıyorsun.

Ailene, çocuklarına, bakmak için çabalıyoruz ve olumsuzluklarla karşılaşıyorsun ki!

Tam orada patlayacaksın, o anda sabır diliyorsun, dua ederken gönülden ne geçiyorsa, Allah veriyor...

Yeter ki iste! İstemeyi bil. Şimdi sabır diliyorum, Allah’tan geldi diyerek, Rabbim bizi imtihan ediyor. Kendini şeytana kaptıran insanların yüzünden iyilerde zarar görüyor, bizlerde halimize şükür diyerek kıblemizden doğru yolumuzdan ayrılmayarak duamıza devam ediyoruz. Allah’ım sen içimizdeki dini imanı para olan, kıblesi şeytan olanlardan bizleri koru onları sen helal et. Onların yüzünden başımıza her türlü musibet geliyor.