Yeni Malatyaspor’un son iki haftada aldığı yenilgileri hocanın oynattığı sisteme bağlamak pekte sağlıklı bir değerlendirme değil bence.

Zaten hoca da bu eleştiriyi yapanlara gayet ne ve açıklayıcı bir cevap verdi…

Dedi ki Erol Hoca; “Sistem değişikliği deniyor ama daha sahada oynatılan sistem bile doğru düzgün izah edilemiyor. Benim Trabzon maçında oynattığım sistem 5-3-2 idi. Bu sistemi zaman zaman maçlarımızda oynuyoruz zaten. Günümüz futbolunda A sistemi, B sistemi diye bir olay yok zaten. Maça göre, skora göre, anlık durumlara göre sisteminiz değişkenlik gösterebilir. Bizim bireysel anlamda sıkıntılarımız var.”

Yani hoca diyor ki sistem değil belirleyici olan; futbolcuların o sistem içerisindeki performansı…

Evet bence de futbolcu performansı.

Tabi şu futbolcu neden oynatılmadı, bu niye oynatıldı türünden eleştiriler yapılabilir.

Ancak kalkıp da alınan kötü sonuçları sadece sistem üzerinden eleştirmek doğruyu bulma konusunda bize olumlu bir sonuç vermez.

Bence Yeni Malatyaspor’la ilgili asıl konuşulması gereken futbolcuların aşağı doğru hızla iniş gösteren performansı.

Neden bu kadar keskin ve hızlı bir düşüş yaşanıyor bu eleştirilmeli.

Bu düşüşün antrenman boyutu dışında farklı bir nedeni var mı buna bakmalı!

TARAFTAR TAKIMINA KÜSMEZ

Kimi görsem, ‘Başkan yaptığı hatanın cezasını çekiyor, bundan sonra ne hali varsa görsün’ deyip, incindiğini ve maçlara gitmeyeceğini söylüyor.

Mevzuyu biliyorsunuz, 2 hafta önceki Fenerbahçe maçının biletlerinin fahiş fiyattan satılması.

Taraftarın içi hala soğumamış, kendisine reva görüleni unutamamakla birlikte, her geç gün de içten içe büyütüyor.

Ve bu durumdan mütevellit de takımının maçlarına gitmeyerek tepkisini ortaya koyacağını söylüyor.

O pahalı maçın olduğu gün de yazdım, bir kez daha tekrarlıyorum:

Yeni Malatyaspor yönetiminin ‘Nasıl olsa 34 puan yapıp kümede kaldık, artık bundan sonra birazda cebimizi dolduralım’ deyip, taraftara yolunacak kaz muamelesi yapması çok büyük ve affedilemez bir yanlıştır.

Ve bu yanlışı artık bundan sonraki maçlarda biletleri bedava bile yapsanız, taraftar nazarında telafi edemezsiniz.

Yani kırdınız, üzdünüz, küstürdünüz!

O yüzden şirin gözükmek için garip garip işler yapıp da nafile bir çabaya girişmeyin. Zira yemez artık!

Yalnız ben burada Malatyalı taraftarlarımıza bir iki cümle söylemek istiyorum…

Değerli büyüklerim, sevgili küçüklerim, bilet fiyatları üzerinden yönetime kızıp da takıma küsmek, yüz çevirmek kendi kendimizi cezalandırmaktan başka bir şey değildir.

Bu takım ne Adil Gevrek’in, ne yöneticilerin, ne de herhangi birinin; bu takım öz be öz Malatyaların takımıdır. Ve bu gerçeği hiç kimse değiştiremez.

Bu şehir ne yöneticiler, ne başkanlar gördü. Bugün hangisini tribünden maç izlerken görüyorsunuz?

Ama o günkü taraftarlar bugün de var, Allah ömür verirse yarın da olacaklar.

O yüzden takıma küsmek gibi büyük bir yanlışa düşüp, küme düşme hattında puanın aslanın ağzında olduğu şu günlerde takımımızı yalnızlığa mahkum etmeyelim.

Hatta inadına daha fazla dolduralım o tribünleri ve her zamankinden daha gür bir sesle bağıralım, ‘Malatya!’ diye.