Söz biter kelime insan için yazıldığında kalır. Değer Afrin Kuzey Irak ya da Anadolu’nun karlı dağlarını vatan sayan silahla uyuyup anne diye uyanıp yüreğine Anadolu’yu doldurup mayına doğru koşan Mehmetçiktir.

Kamuflajları bere ve kepleri altında koca yürekleri vardır. Vatan için ölür ana ve babası için yaşarlar. Bir derman arar yürekleri onların. Hastalığı uzun saçlı, güzel gözlü yardan önce ve daha derin vatana aşık olmalarıdır.

O yüzden her asker hanımı eşini önce nöbete yollar nöbet bitiminde kalanı kendisinindir ama önce vatanındır ve her asker eşi nöbet tutar hayat boyu. Nöbet sonu ya vatan ve baba alın teri kokan Mehmetçiğe sarılır yada al bayraklı tabutuna.

Bu öyle bir bekleyiştir ki sanki ezelden başlamış ebede uzanacakmış gibidir.

Silah barut kokan babasına sarılan her çocuk sondan bir sonrasını tahmin edemez belki son baba kucağından yetimliğe uzanan baba tabutunu bilemez.

Analar evlatları vatana rütbe giydikten sonra uyumazlar geceleri, gündüzleri rüya gibi geçer ve asker babaları alınlarında onurun çelengi ve yüreklerinde Yakubi bir yarayla dolaşır.

Sokaklarda her köşe başında oğluna rastlayacakmış gibi dalar dalarda uyanamaz Yusuf’unun oğlunun kokusunu arar her kamuflajda sonra yaşlı gözlerini gizleyerek Hz. Yakup gibi hakka sığınır.

Oğullar vatana bir can verir ama asıl mezara babalar girer. Oğlunun tabutunu sırtlayan baba arşı taşır yaratılan o noktada onunla yarışamaz.

İbrahim’i bir teslimiyetle ezelden vatana vermiştir evladını ve asıl bacılar, ablalar yasla kör olurlar her gülmeyi kendilerine haram edip kardeşlerine yanaşıp onun nefesiyle nefeslenir, kalp atışıyla yürürler. Bir yüceliktir ki onlarda ana babayla yarışırlar ve bir günde tabut başında yaşlanırlar.

Su uyur düşman uyur evreni dolaşan yıldızlar uyur fakat asker anası uyumaz yanında dizinin dibinde bağrında olsa bile uyumaz dua dua var olur evladının yanında ve tüm şehitliklerde ana ayak izi ile doludur.

Babaların içlerine akıttığı göz yaşları tüm dünyayı sarıp kainatı suya boğacak kadardır.Hani vardır ya her gencin hayali öte alemlerdeki tahtı kim düşleyebilir ki görmüş gibi kim koşa bilirki can bir emanetmiş gibi kim düşünmeden verebilir ki tabiki de dünyada eşi benzeri olmayan şahadet yürüyüşü ile Mehmetçik.