Hz. Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiş.

Son yıllarda cehaletin hayatımıza yansımalarını daha iyi anlıyoruz. Ayrıca öyle en iyi okullarda okumayla, üniversite bitirmeyle adam olunmadığını da iyi biliyoruz.

Geride bıraktığımız 24 Kasım Öğretmenler Günü ne anlamlı gündür. Her doğuranın anne olamayacağı gibi her Eğitim Fakültesi mezununun da öğretmen olamayacağını gördük.

Öncelikle tüm öğretmenlerimizin ama öncelikli olarak emekçi öğretmenlerimizin günü kutlu olsun, minnettarız. Sadece ders işletip, alfabeyi öğreterek, matematiği akıllara kazıyarak öğretmen olunmuyor. Okuttuğun öğrenciye önce anne baba olacaksın, idol olacaksın, hayatına yön vereceksin, matematik formülünden çok senin hayat felsefen onun aklında kalacak.

Mesela 8 sene İstanbul’da okuyup son 3 seneyi Malatya’da okuyan biri olarak hayatımda sadece ortaokuldaki müzik öğretmenim Sevda ECE aklımın bir köşesindedir. Niye biliyor musunuz?

Çok güzel bir kadındı, sırma gibi saçları, zeytin gibi gözleri vardı. Zor şartlarda okumuş, sevdiği mesleği yapmak yani müzik öğretmeni olmak için başta ailesi olmak üzere herkese direnmiş inatçı bir kadındı. Çocuğunun babasıyla fakültede tanışmış sonra da evlenmiş, göreve geçmiş, kızı olmuş ve kızı daha bir yaşındayken eşini trafik kazasında kaybetmiş. Sonra hem anne hem baba olmuş güçlü bir kadındı.

Hayatla mücadelesini her daim bizlere göğsünü gere gere anlatan onurlu bir kadındı. Bizlere önce mücadeleyi öğreten emekçi bir kadındı o. Aklımda kalan birkaç anı onu size anlatmama yardımcı olur herhalde.

Sesimin çok kötü olmasına rağmen yıl sonu korosunda yer almak istemiş ama cesaret edememiştim. Bunu benim tavırlarımdan anlayarak cesaretlendirip koroya alan, bu da yetmezmiş gibi o konserde solistlik yaptıran öğretmenim; bana cesareti ve özgüveni öğretti. Biz öğrencileri dönemin “Çarkıfelek” programına seyirci olarak gitmek isteyip müdür engeline takılınca “kimse için değil kendiniz için yaşayın eğer mutlu olacaksanız ulaşımı da ben ayarlıyorum gidiyoruz” diyerek özgür olmayı ve başı dik olmayı da öğretti.

13 yaşındayken bile bir kıza aşık olup açılamayan arkadaşımıza yardım ederek yazdığınız mektupla sevenleri kavuşturdunuz, aşkı ve masumiyeti öğrettiniz. Siz sadece bize notaları, marşları değil hayatın ta kendisini öğrettiniz.

Ben size, diğer öğrenciler de sizin gibi öğretmenlere minnettarlardır eminim. Ben hayalim olmasına rağmen bir Sevda öğretmen olamadım, öğrencilerim yok belki ama anne oldum, evladıma öğretmen oldum. Ne mutlu ki onunda okul hayatında iyi bir öğretmeni var. Okulda her terlediğinde sırtına havlu peçete koyacak kadar merhametli, onu benim kadar düşünen bir öğretmeni var. Şu Facebook illetinden gerekli gereksiz herkesi buldum ama sizi bulamadım öğretmenim.

Günün birinde sizi bulup öğrenmeye devam etmek dileğiyle…