Orduzu’da bir ilkokul var; adı Elmasuyu.
Vişne suyu var, portakal suyu var, limon suyu var, şalgam suyu var; demek ki elma suyu da varmış.
Varmış ki; önce mahallenin, sonra okulun adı öyle konulmuş.
Okul, yanlış bilmiyorsam 2011’de açılmış. Siz,
-Nereden çıktı bu okul? demeden ben yazayım isterseniz…
Malatya’da Gazeteciler Cemiyeti var. Başkanı da yılların gazetecisi Vahap Güner.
Eskiden, Gazeteciler Derneği de vardı. Onun başkanı da Orhan Çekin’di.
Bu ismi ortaokul yıllarımdan tanırım.
Yeni Caminin sol yanında, tam karşısında faytoncuların müşteri beklediği, beklerken atlarını yemlediği, şimdi yıkık Belediye İşhanının zemin katında radyo, pikap, dikiş makinası, sonradan televizyon sattıkları “Şafak Ticaret” adlı işyerleri vardı.
Ömrümde ilk televizyon yayınını bu mağazanın vitrininde görmüştüm.
Bu yayını, o sırada Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi öğrencisi olan Orhan Çekin gerçekleştirmişti.
Yakın zamanlarda bunu kendisinden öğrendim.
-Malatya’ya televizyonu ilk ben getirdim. Adana’da bazı yerlerde televizyonlar görmüştüm. Onlar Suriye yayınını alıyordu.
-Demek ki Suriye’de bizden önce Tv. yayını varmış diyorum.
-Evet. Sadece Suriye’de değil hemen hemen bütün Arap ülkelerinde vardı diyor.
-Ben Malatya’ya televizyonu getirdim, kurdum. Polonya, İtalya gibi ülkelerin yayınlarını çekiyordu. Hatta bir seferinde, atletimiz Muharrem Dalkılıç’ın maratonda birinci olması nedeniyle yapılan madalya töreninden İstiklal Marşımız çalıyordu, duygulanıp ağlamıştım. Türkiye’de ise henüz İTÜ deneme yayınları yapılıyordu diyor.
Orhan Çekin, hafta sonlarında TV Malatya’da güzel programlar yapıyordu.
iki saate yakın süren bir sohbet programı da benimle yapmıştı.
Çocukluğumdan başlayarak, ilkokul, ortaokul, lise… konuşmuştuk. Bir yerde,
-Lise bittiii. Sonrası? diye sorunca,
-Maddi imkansızlıklar nedeniyle daha okuyamadım dedim. Bir an şaşkınlık geçirdi, durdu,
-Nasıl? Avukatlık… dedi. Ben gülmeye başladım, o da çok güldü…
Kıymetli hemşerilerim, Elmasuyu İlkokulu konusuna az kaldı, birazdan gireceğim.
Orhan Çekin bir gün telefon açıp ofisime geldi. Hal hatırdan sonra, dedi ki,
-Show Tv.nin Korolar Çarpışıyor yarışmasını kazandık. Kazanan ile okul yapacaklardı. Sözlerinde durmadılar. “Okul yapacak kadar gelir elde edemedik. Bir okulun bakımını yapalım.” diyorlarmış. “Ne yapacağız?”
Ben o sıra Baro Başkanıyım, kendisi Malatya Gazeteciler Derneği Başkanı. İkimiz de Malatya sevdalısıyız.
-Tamam dedim. Önce bir ihtarname çekelim, süre verelim, uymazlarsa, dava açalım. İhtarnameyi hazırlayıp sana haber veririm dedim.
"11.05.09 tarihinde televizyonunuzda başlayıp 'Kutsi ve Malatya Korosu'nun kazanmasıyla sonuçlanan 'Korolar Çarpışıyor' adlı programda kazanan vilayete okul yapılacağı sözü vermiş olunduğu halde, aradan uzunca bir zaman geçmiş olmasına karşın okul yapımıyla ilgili olarak herhangi bir adımı atmamış olduğunuzu birer Malatya Sivil Toplum Kuruluşu olarak gözlemlemiş bulunmaktayız.
Bilindiği üzere, televizyonunuz ekranlarından yapmış olduğunuz 'Göndereceğiniz SMS'ler birinciyi belirlenecek ve kazanan vilayete okul yapılacak.' Benzeri açıklamalarınız, hukukken bir 'sözleşme yapma önerisi veya çağrısı' olarak muhataba yöneltilmiş adı hukuk literatüründe 'aleni icap' olan beyanlardır.
Bu beyanlar, izleyicilerce 'kabul' edilerek hukuksal sonuç doğuran 'sözleşme bağıtlanmış' ve tüm Türkiye'den akan SMS'lelerle 'edim' yerine getirilmiştir.
Bu durumda, sözleşmenin diğer yanı olan Malatya sizden ediminizi yerine getirmenizi beklemektedir.
Okulun yeri, büyüklüğü, özellikleri, teslim zamanı gibi sözleşmenin açık olmayan ikinci derecedeki noktaları mahkeme tarafından durum, yanların özellikleri gibi ölçütlerle yargı sürecinde açıklığa kavuşturulacaktır.
İhtarnamenin tebliğinden itibaren on beş gün içinde, yapılacak okulun özellikleri, yeri, başlama, teslim tarihleri gibi ayrıntıları protokole bağlamak için Malatya Valiliği veya Belediye Başkanlığında buluşulmasını aksi taktirde yargı sürecinin başlatılacağını ihtaren bildiririz.” diye, İhtarnameyi yazdım. Altına da ikimizin adını açtım.
10.08.2009 günü, Orhan Beyle beraber Malatya İkinci Noterliğine gittik. İhtarnamemizi, Basınımızın önünde imzalayıp, noter kanalıyla Show TV Genel Müdürlüğüne gönderdik.
Ertesi gün, “Show Tv.ye Şok İhtar”, Yarışma Ödülü Verilmedi Hukuki Süreç Başladı.!!”, “Korolar Çarpıştı Okul Unutuldu” gibi başlıklarla yerel-ulusal, yazılı-görsel basınımızda haber oldu.
Yirmi gün sonra, sabah telefonum çaldı.
Arayan İHA’nın ünlü muhabiri, sonra Malatya Basın İlan Kurumu Müdürü olan hemşerimiz Nihat Abacı’ydı.
-Başkanım şu an valilik odasındayım. Show TV Genel Müdürü, Valimiz ve basın mensupları burada. Genel Müdür Okulu yaptıracaklarını açıkladı. Sizi tebrik ederim.
Tarih, tebliğ süreciyle İhtarnamede verdiğimiz sürenin son günüydü.
Az da Yarışmadan, pardon Çarpışmadan! bilgi vereyim.
11.05.09’da başlamış, yedi hafta sürmüş, 22 Haziranda bitmişti.
Final, Kutsi ve Malatya Koromuzla-Rojin ve Mardin Korosu arasında geçmiş, birinciliğimizle sonuçlanmıştır.
Yarışmanın üçüncüsü de, yakında kaybettiğimiz rahmetli Ferdi Tayfur yönetimindeki Adana Korosu olmuştur.
Bizimkilerin, “Etek sarı sen etekten sarısın” türküsünü söyledikleri final, Malatya Soykan Parkından naklen yayınlanmış, her ildeki Malatyalı tek yürek olmuştu.
Stüdyodaki Malatyalılar içinde, milletvekilimiz rahmetli Mevlüt Aslanoğlu’nun da bulunduğu görülmüştür.
Sonuçta yarışmayı Malatya yüzde 62’lik SMS oranıyla kazanmış, Mardin yüzde 38 oy almıştır.
Sonuç açıklandıktan sonra bir kısım Malatyalılar otomobilleriyle şehirde konvoylar oluşturarak, sevinç gösterileri yapmıştı…
Sonuçta Orduzu’nun Elmasuyu Mahallesine sekiz derslikli bir ilkokul yapılmış ve 2011 yılında, uzak yerler gitmek zorunda kalan çocuklarımıza hizmet vermeye başlamıştır.
İşte o Elmasuyu İlkokulu böyle çıkarılmış ortaya.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…