Francis Veber’in yazdığı ve Trabzon Devlet Tiyatroları’nın sergilediği Salaklar Sofrası adlı oyunu, Sabancı Kültür Merkezi’nde izledik.
İnsan telaffuzlarının yanlış anlaşılmalarıyla dolu bir komediydi. İnsanın doğaya karşı tepkisini ‘mücadele’ kelimesiyle anlatabiliriz fakat insanın insana olan tepkisini nitelemek için bir sıfat ararız ve çoğunlukla karşımızdakini daha önce gruplandırılmış bir zümreye katarız. Salaklar sofrası ya da aptallar korosu veya zekiler kulübü gibi…
Bunu yaparken ise bu davranışların dünyamıza olan yansımalarına bakmayız. Çünkü o an alay duygusunu ya da hayranlığımızı sunuyor oluruz…
Salaklar Sofrası bir oyundu fakat gerçek hayatta yaşanılan şeylere sıklıkla tanıklık ettik. Oyunda kendi salaklar soframızı gördük ve o anda kendi salaklar soframızın en aç gözlüsü yine kendimiz idik.
Her insana ruhumuzu devre dışı bırakıp mantığımızla hareket ederek yaklaşırsak, kalp çizgisinden ayrılmamız gerekir ve bu da insana fazladan kötülük yapma hakkı tanır.
İnsanlarla her konuştuğumuzda aslında bir sofra kurulur ve bu sofranın en güzel yemekleri ahlakımız, erdemli yanlarımız olması gerekir iken bizi kötü edecek ve gıda zehirlenmesinin müsebbibi yemekler; karşının aklı ile alay etmektir.
Dolayısıyla birileriyle konuştuğumuzda onun umutla çarpan ve sevgi dileği ile bulutlara uzanan bir kalp taşıdığını unutmamalı ve onu en iyi şekilde ağırlayıp soframızı samimiyetle donatmalıyız.
Bereketli sofralarda, bereketle buluşma dileği ile hoşça kalın…
Üç Tekerlekli Araba adlı oyunumuz 29-30 Ocak tarihlerinde Sabancı Kültür Merkezi’nde sahnelenecektir.
Siz sanatseverleri oyunumuza bekliyoruz..