Sahte ticaret devrede. İnternet üzerinden alışveriş başlayınca sahtekarlar fırsatı yakalamış oldular.

Sahte ticaret devrede.

İnternet üzerinden alışveriş başlayınca sahtekarlar fırsatı yakalamış oldular.

“Körün istediği bir göz Allah verir iki göz” demiş atalarımız.

Hiç boşuna söylenmiş değil.

İnternet üzerinden pantolon istiyorsun gömlek geliyor…

Cep telefonu istiyorsun oyuncak geliyor…

Palto sipariş veriyorsun çorap geliyor…

Deri mont beğeniyorsun kumaş çocuk montu geliyor…

Şifa verici bitkisel şurup istiyorsun küçük pet şişede su geliyor…

Anlamak mümkün değil.

Her yerde sahtekârlık kol geziyor.

Bu sahtekârlar yüzünden internet üzerinden bir şeyler istemeye korkuyor insanlar.

“Yanlış ürün gönderilmiş” diye sipariş verdiğiniz telefon numarasını arıyorsunuz cevap veren yok.

Bir daha bir daha bir daha arama ama nafile…

Cevap veren yok.

Karşıdan hep meşgul sesi geliyor.

Yada ” Bu numara kullanılmamaktadır” diye cevap alıyoruz.

Telefon şirketleri neden bu işe bu sahtekârlığa alet oluyorlar anlamıyorum.

Numara verdikleri, abone yaptıkları kişi veya kuruluşlar neden denetlenmiyor?

Kimlikleri sicilleri neden sağlama, garantiye alınmıyor ki?

Dolandırılıyoruz.

Bu aşikâr…

Şaşkın şaşkın olduğumuz yerde çakılıp kalıyoruz.

Nereye şikâyet edeceğimizi…

Kime dert yanacağımızı bilemiyoruz.

Hadi gelin de insanlara…

Esnafa…

Tacire…

Tüccara güvenin.

Uçup giden paralara mı…

Aptal yerine konmaya mı…

Bir işe yaramaz gelen ürüne mi yanalım?

Çaresiz, sinir küpü olup ağzımıza geleni saymaya başlıyoruz.

Ama bu kadar da olmaz ki…

İnsanların beğenileriyle…

Hevesleriyle…

Duygularıyla böylesine pervazsızca oynanılmazki…

Yasa koyucular buna bir çözüm bulup bu sahtekârların hakkından gelmeli.

İnsanlar çaresiz kalabilir ama adalet çaresiz kalmamalı.

Kötülük asla yapanın yanına kâr kalmamalı.

Bir çok olayda nasıl Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarılıyorsa bu konuda da çıkarılmalıd eğil mi?

SAHTEKÂRLARIN SAHTEKÂRLIKLARI YANLARINA KÂR KALMAMALI.