Beni bilen bilir. Oldum olası dermokozmetik ürünlerine çok meraklıyımdır ama bunları sadece eczanelerden temin ediyorum.O yüzden de eczanelerde uzun uzun vakit geçirmeye bayılıyorum.

Mevcut ürünleri denedim, test ettim derken nerden baksanız 2-3 saatimi eczanede geçiriyorum. Ve biraz da meraklı olduğum için gelen hastaların sorunlarını dinlemeyi de, onlara sohbet arasında tavsiyelerde bulunmayı da seviyorum.

Yalnız dikkatimi çeken iki önemli nokta var. Bu sohbetlerimde ortaya çıkan; birincisi Türkiye'de bekaretin ve doğum kontrolü yaşının 15'e kadar düştüğü. İkincisi de ilaç almanın öyle anlatıldığı kadar kolay olmadığı.

Konuyla ilgili biraz da internette araştırma yapınca bu tezimde hiç de haksız olmadığımı bir kez daha gördüm.

15-16 yaşlarındaki kızlar eczanelere gelip ya doğum kontrol yöntemlerini alıyorlar ya da ilişki sonrası gebeliği önleyen ertesi gün hapını tercih ediyorlar. Bu o kadar acı bir tablo ki yazarken bile utanıyorum.

Bazılarınız okurken benim ne kadar cahil ve geri kafalı olduğumu düşüneceksiniz ama bununla hiç alakası yok.

Evet, yurtdışındaki genç kızlar ya da genç çocuklar bu konuda yeterince özgürler ama doğru olan bu değil. Bence doğru olan eski Türkiye'de yaşadığımız o güzel ahlak. 15 yaşında olup, yeni ergenliğe giren bir genç kızın bekaretini kaybetmesi ya da doğum kontrol yöntemlerini bilip bunlara başvurması bence toplumumuz için gerçekten içler acısı.

İkinci maddede bahsettiğim ilaç alma konusu ise daha vahim. Doktorların yazdığı reçete de dört ilaçtan üçünü devlet artık karşılamıyor neredeyse. Hal böyle olunca da babaya paralı ilaç almak düşüyor. İşte o da hiç öyle zannedildiği gibi kolay değil.Doktorların yazdığı o özele giren ilaçlar bir babanın boynunu bükmesi için yeterli oluyor.

İlaç bu, alsa çocuğuna, eşine, anasına, babasına derman olacak, almazsa başta vicdan azaldı kendisini yiyip bitirecek.Yani o eczaneye gelip eli boş dönen babaların, annelerin çaresiz tavırlarını görseniz durumun hiç de öyle anlatıldığı gibi şaşalı olmadığını anlarsınız.

Benim kendi düşüncem tabii, prosedürler nedir bilmiyorum ama bence devlet bu konuda bir yönetmelik getirilmeli ve reçete başına sadece bir tane özene giren ilaç yazılmalı. Diğer şartlarda anne ve babalar ilaçları gerçekten almakta güçlük çekiyorlar.

Şimdi bunlardan bahsederken bir de şu kendini doktor zannedenleri sizlere anlatmak istiyorum.

10 dakika içersinde eczaneye gelir, ilaç alan sekiz kişiden beşine aynı ilaç yazılmış. Beş kişinin hastalıkları farklı ama ne tesadüf ki ilaçları aynı. Artık doktorlar internet aracılığıyla mı yoksa ilaç firmalarının verdiği primlere göre mi ilaç yazıyorlar; bilmiyorum.

Bilinen şu ki şimdilerde sağlıkta devrim ilk günlerdeki gibi istikrarıyla gitmiyor. Reçeteler, doktorlar (özellikle acil doktorları) ve doğum kontrol yöntemlerine (en azından bir yaş sınırı olmalı) acilen bir düzenleme getirilmeli.