Battalgazi bölgesinde toplamda 22 rezerv alanın bulunduğunu ifade eden Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, rezerv alan ile hedeflerinin komşuluk kültürünü, maziyi, hatırayı unutturmadan insanları ömrünün sonuna kadar var olduğu yerde yaşatmak olduğunu kaydetti. Taşkın, Malatyalılık kültürünün kaybolmaması için rezerv alan, şehrin çeperlerine inşa edilen AFAD evlerine göre daha mantıklı. Rezerv alanda yanınıza kimin geleceğini yüzde 90 biliyorsunuz. Ama AFAD evlerinde bilmiyorsunuz” dedi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Battalgazi Belediye Başkanı seçilen Bayram Taşkın, göreve geldikten sonra ilçeyi yeniden ayağa kaldırmaya yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Malatya Sonmanşet gazetesine verdiği röportajda, Battalgazi’nin geleceğine dair hedeflerini ayrıntılı bir şekilde paylaşan Taşkın, özellikle deprem sonrası yürütülen çalışmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Göreve başladığı ilk günden itibaren, şehrin yeniden inşası ve vatandaşların yaşam kalitesini artırmak için yoğun bir çaba gösterdiğini belirten Taşkın, hem rezerv alan projeleri hem de Malatya’nın sosyo-kültürel yapısı hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. İşte Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:

-Belediye Başkanı olduktan sonra Battalgazi ilçesi için neler yaptınız?

Deprem ve geride bıraktığı enkazını konuşmaya gerek yok, her taraf enkaz içerisindeydi. Hele hele Battalgazi sınırları içerisinde yer alan kadim çarşı merkezi ve 8-10 mahalle neredeyse haritadan silindi. Böyle bir coğrafyada belediye hizmetinin ne kadar zor olduğunu söylememe gerek yok. Bu nedenle çıktığım tüm televizyon programlarında ‘Hemşehrilerimiz bizden belediyecilik anlamında 2 yıl olağanüstü bir şey beklemesin’ dedim. Ama bu, klasik belediyecilik hizmetleri aksayacak anlamına gelmiyor. Klasik belediyecilik hizmetleri kesintisiz bir şekilde devam edecek, ama bizim yapmayı hedeflediğimiz belediyecilik hizmetine maalesef enerjimizi tam olarak veremeyeceğiz. Şimdi bir mahallemiz yerinde yokken diğer mahallemizi daha nasıl güzel yaparız diye konuşursam gece uyuyamam. Sokağı olmayan mahalleye büyük bir haksızlık yapmış olurum. Benim bütün aklım ve fikrim deprem meselesinde. Rezerv alan ne olacak, insanlarımızı nasıl tahliye edeceğiz, esnafımızı nereye götüreceğiz, kimlerin konteynere ihtiyacı var, yaşlısı, engellisi, parası pulu olmayanlar ne olacak, depo bulalım eşyaları taşıyalım gibi düşüncelerle bütün günüm geçiyor. Eski yıllara mukayeseyle biz 6 ayda, bir yıldan fazla iş yaptık. Demek ki sırf Allah’ın rızasını kazanmak için millete hizmet etmeye kendinizi adapte ederseniz Allah üzerimize bereketini yağdırır. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. İnanırsak kazançlı olacağız, Allah bereketini verecek.

“BÜYÜK BİR ENERJİ SARF EDEREK BOŞALTTIK”

-Kışla Caddesi ile ilgili sorunlar yaşadınız, o süreci anlatır mısınız?

Enerjimizin yüzde 70’ini deprem meselesine ayırıyoruz. Bir örnek vermek istiyorum. Emekli Parkı taşınacak. 98 esnaf var. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum gelip, Söğütlü Camii’nin temelini atacak. 3-4 defa esnaflarla toplantı yaptık. İşin garibi Bakan Bey gelmeden 10 gün önce esnafları ziyaret ettiğimde esnaflara eksikliklerinin ne olduğunu sormuştum. Oradan bir esnafımız ‘Başkanım cami buraya yapılacak mı?’ diye sordu, ‘Yapılacak ama hemen yapılmaz’ dedim. Camiyi yaptıracak olan hayırsever de caminin hemen yapılmasını istemiş. Ben tekrar gelip arkadaşlara durumu izah ettim, sohbet ettik. Daha sonra Kışla Caddesi’nde büyük bir sorun oluştu. Belki 2-3 haftamızı Kışla Caddesi’ne ayırdık. Ne kadar aracımız varsa hepsini oraya seferber ettik. Piyasada ne kadar vinç varsa hepsini kiraladık. Konteynerde yürümeyecek işler vardı, lokanta, fırın gibi. Ateşle meşgul olan meslek dallarıydı. O arkadaşlarımızı da Kadın Kooperatifimizin yanına yerleştirdik. Dava açanlar davalarını geri çektiler. Kışla Caddesi’ni büyük bir enerji sarf ederek boşalttık. Arkadaşların hepsini yeni yerlerine yerleştirdik.

“AKPINAR’I TAHLİYE EDİYORUZ”

-Esnafları taşıma işleminin ardından, esnaflar için neler yaptığınızı anlatabilir misiniz?

Kanalboyu’nun tamamının üstünü kapattık ve Mısır Çarşısı gibi güzel bir çarşı ortaya çıkardık. Geçen günde ışıklandırma işlemlerini yaptık. Çok güzel bir çarşı ortaya çıktı. 100’e yakın esnaf kardeşimiz orada ticaretini yapıyor. Millet Bahçesi’nde çimler yok olmaya yüz tutmuştu, her taraf toz torak içerisindeydi. Biz de her tarafa kilit taşı döşedik. Esnaflarımızın temiz bir ortamda müşterilerini karşılamalarını istedik. Şimdi de Akpınar’ın taşınmasıyla ilgili arkadaşlarımızı seferber ettik. Büyükşehirle koordineli bir şekilde Akpınar’ı tahliye ediyoruz.

“SIFIR RİSKLE İLERLİYORUZ”

-Mahalle ziyaretleriniz oluyor özellikle Taştepe Mahallesi’nin dönüşümü için yoğun çaba harcıyorsunuz, bu mahalle için dönüşüm neden önemli?

Her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz mahalle ziyaretleri kapsamında bir hafta Taştepe Mahalle’mize gittik. Oraya otobüs, doğal gaz, zabıta, polis girmez ama tam tersi buralar bütün tehlikeli mihrakların giriş yaptığı yerler. Çevre yolunun altı denilen yerin başında Taştepe gelir, rezerv alanı da bizim için tarihi bir fırsat oldu. Eğer bu fırsatı da tepersek Allah muhafaza 50-100 yıl daha geçse Taştepe Mahallesi’nin dönüşmesi mümkün değil. Mahalle sakinlerimizle 3-4 defa toplantı yaptık. Bakanımıza zorlukları bizim çözeceğimizi, ihale kısmıyla ilgilenmeleri gerektiğini söyledim. Sorun olmadığını belirttim. Gerekenlerin hepsini anlatıyoruz, vatandaşlar bizleri bağırlarına basıp gönderiyor. En sorunlu dediğimiz, dönüşüm noktasında en riskli yer denilen bölgelerde hamdolsun sıfır riskle ilerliyoruz. Vatandaşın psikolojisini, derdini anlayarak, onunla üzülerek, onunla sevinerek, aynı yöne bakarak onu ikna edebilirsek süreci hızlandıracağız. Hamdolsun burada da sorunsuz ilerliyoruz.

“TOPLAM 22 REZERV ALANIMIZ VAR”

-Battalgazi ilçesinde kaç tane rezerv alanı var?

Battalgazi bölgesindeki mahallelerin rezerv alan çalışmasının tamamının ihalesi neredeyse bitti, müteahhide teslim edildi. Toplam 22 rezerv alanımız var. Çöşnük’te 2, Yıldıztepe’de 2, Tandoğan’da 2, Göztepe’de 2, Selçuklu’da bir, Taştepe’de 4 alan, Zafer Mahallesi’nde bir alan gibi. Bu alanların hepsi teslim edildi. Mahallede sorunlarımız kalmadı. Şu anda Taştepe Mahallesi’nin tahliyesiyle uğraşıyoruz.

“YANINIZA KİMİN GELECEĞİNİ YÜZDE 90 BİLİYORSUNUZ”

-Yeniden inşa edilen Battalgazi’de mahallelilik kültürü nasıl yaşatılacak?

Mahallelilik kültürü için rezerv alan kısmında çok fazla risk görmüyorum. Çünkü aynı mahalle sakinleri 10 metre ileri, 10 metre geri olan yerlerde yaşayacaklar. Rezerv alan meselesini bu yüzden çok önemsiyorum. Yerinde dönüşüm sonrası o bölgede istenmeyen bir hareketlilik olmayacak. Demografik yapımızda değişiklik ya da Malatya kültüründe yabancılaşma olmayacak. Taştepe’de sokak sokak herkes herkesi tanıyor. Bir yıl sonra yine aynı kişiler gelecek. Evimi kiraya verdim, gelmeyeceğim diyen kişilerin oranı yüzde 10’u geçmez. Tandoğan Mahallesi’nde dönüşüm yapıyoruz. Yine yüzde 90 oranında aynı kişiler gelecek. Sadece kura çekilecek, mahallenin ön ve arka cephesinde bundan sonraki yaşamlarına devam edecekler. Rezerv alan meselesinde asıl hedeflenen mahalle, komşuluk kültürünü, maziyi, hatırayı unutturmadan insanları ömrünün sonuna kadar var olduğu yerde yaşatmak. Ben seni aldım sürgün gibi Gelinciktepe’ye, İkizce’ye gönderdim, şehir içinde ciddi bir nüfus dengesizliği veya kültür çatışması, istenmeyen, zoraki komşuluk gibi sorunlar ortaya çıkabilir. İnşallah bizler bu gibi problemlerin önüne geçmeyi hedefliyoruz. Rezerv alan bu anlamda çok önemli. Rezerv alan projeleri ciddi ve şehrin menfaati ile faydasına olan bir mesele. Malatyalılık kültürünün kaybolmaması için rezerv alan şehrin çeperlerine inşa edilen AFAD evlerine göre daha mantıklı. Rezerv alanda yanınıza kimin geleceğini yüzde 90 biliyorsunuz. Ama AFAD evlerinde bilmiyorsunuz. Devletin bu anlamda aldığı rezerv alanlarını yaygınlaştırma kararı, yerinde bir karardır.

“İNŞAATLARI TAMAMLAMA GÜNLERİNİ KONUŞACAĞIZ”

-Rezerv alan konusunda sıkıntı yaşadığınız mahalleler var mı, rezerv alan tartışması sizce ne zaman sona erecek?

Malatya’da şu ana kadar bir, 2 nokta dışında rezerv alan çalışması sorunsuz ilerliyor. Sanırım Kiltepe Mahallesi’nde, Çırmıktı- Gündüzbey bölgesinde bir talep toplama var. Battalgazi ilçesinde mahalle bazlı alanlarda çok sorun yaşamıyoruz. İnşallah biz bu yılın sonuna doğru ve 2025 yılının ilk ayından itibaren rezerv alan ihalelerini konuşmayacağız, inşaatları tamamlama günlerini konuşacağız. Bu da psikolojik rahatlamayı beraberinde getirecek. Devletimizin deprem bölgelerine gösterdiği bu şefkat eli ve aktardığı bu büyük kaynakları bizler de küçümsemeden yerli yerinde kullanarak şehri hep birlikte ayağa kaldıracağız.

“ÇOK HASSAS BİR ÇALIŞMA YAPILIYOR”

-Battalgazi ilçesinin tarihi bir dokusu var. Hasarlı olan tarihi yapılarda onarım süreci nasıl olacak?

Tarihi yerlerin hepsinin çalışmaları şu anda Kültür Bakanlığının bünyesinde gerçekleştiriliyor. Kervan Saray, Kültür Bakanlığına devredildi. Ulu Camii’nin projesi,  Kültür Bakanlığı tarafından yürütülüyor.  Elazığ depremiyle hasar alan Ulu Camii güçlendirildi, teslim gününde maalesef tekrar deprem oldu ve yine hasar aldı. Neyse ki yapılan güçlendirme Ulu Cami’yi büyük bir yıkımdan kurtardı. Şimdi de Ulu Cami’de çok hassas bir çalışma yapılıyor. Hem Kervan Saray hem Ulu Camii, Battalgazi ilçesinin simge yerleri. Tarihi ve turizm açısında en önemli 2 eser. Valiliğimiz başta olmak üzere biz bu sürecin takipçisiyiz. İnşallah bu tarihi yapılarımızı vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Hasarlı konaklarımız var. Onların da çalışmaları yürütülüyor. Teze Cami de tıpkı Ulu Camii gibi her taşının titizlikle hesabının yapıldığı bir yapı. Yapımı uzun sürecek. Ben tarihi yapılarımızın ayağa kaldırılması hususunda çok büyük bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. Bu konuda bizim biraz daha sabra ihtiyacımız var.

“SÖĞÜTLÜ CAMİİ DAHA HIZLI BİTECEK”

-Elazığ depreminde hasar alan Teze Camii, restore edilmişti. 6 Şubat depremlerinde yıkılan Teze Camii’nin yapımı devam ediyor. Şu anda Teze Cami’nin inşası hangi aşamada?

Elazığ depreminde hasar alan Teze Camii’de o dönem kısmi restorasyon yapılmıştı. Ama Teze Cami 6 Şubat depremlerinde tamamen yıkıldı. Yani zemininden tepesine kadar fotoğraflanılıyor, her taşı tek tek numaralandırılıyor. Çok hassas bir çalışma yürütülüyor. O kadar hassas bir çalışma var ki, biz de yapımını sabırla bekleyeceğiz. Tescilli eserlerin yapılması sıradan bir bina yapılışı gibi değil, yapımı uzun zaman alabilir. Teze Camii’nin yapılışı Söğütlü Camii gibi olmayacak. Söğütlü Camii daha hızlı bitecek. Hayırsever iş insanımız her 2 camimizin yapımını üstelendi, kendisine teşekkür ediyorum.

“NİTELİKSİZ GÖÇ ALMASI BİZİ ÜRKÜTÜYOR”

-Malatya’nın demografik yapısıyla ilgili neler söylersiniz?

Malatya’nın demografik yapısının deforme olması veya burada bir aşınmanın meydana gelmesi korkusunun temel sebebi Malatya’dan giden veya Malatya’ya tekrar gelen göçlerden kaynaklanıyor. Malatya’nın nitelikli göç vermesi ancak niteliksiz göç alması bizi ürkütüyor. Malatya’dan 80 bin civarında göç var. Sadece 40 bin civarında Battalgazi’den göç var. Esnaf göçüp gitti. Bu en önemli meselemiz. Biraz acele ediyoruz ve giden kardeşlerimizin gittikleri yerlere kalıcı gözüyle bakmamalarını istiyoruz. Malatya’da ‘Evim, iş yerim yapılıyor, tekrar döneceğim’ gözüyle baksınlar. Bu süreç uzadıkça arkadaşlar, bulundukları yerde ne kadar fazla kalırsa o kadar gittikleri yere entegre olurlar ve Malatya’ya geri dönüş yavaşlar. Bizim acele etmemizin temel sebebi, genelde 80 bin, Battalgazi ilçesinde de 40 bin hemşehrimizin gittiği yere entegre olmadan, oralara kalıcı gözüyle bakmadan bütün hayallerini yine Malatya ve Battalgazi için kurması ve bir an önce dönüş hesabı yapmaları.

-Malatya demografik olarak çözülüyor muyuz?

Ben bugüne kadar bu cümleyi kurmadım. Depremin getirdiği ağır sonuçlar var, bir sonuçta demografik yapı ile ilgili. İnsanlık tarihinde bunun örneği çok fazla. Hamdolsun devletimizin gücü sayesinde bu hasar en aza indiriliyor. Devletimiz, ‘Kalın yerinizi, yerinde yapacağım, binlerce yer yapıp, teslim ediyorum’ dedi. Bu güven olmazsa demografik çözülmeyle karşı karşıya kalırız. Asıl sosyal felaket bu olur. Bugün devletimiz 11 ilde 500 bin konut inşa edecek. Malatya’da 80 bin konut ve iş yerinden bahsediyoruz. Bunlar çadır değil, ev. Bunlar korkunç rakamlar. Binlerce kura çekildi. İkizce’ye gidiyorsunuz, akla ziyan yapıların olduğunu görüyorsunuz. Çamurlu’da hemen Bölge Trafiğinin üzerinde 5 bin konut yapılıyor. Bu devletimize mahsus. Bunların hepsi vatandaşımızın devletimize olan güvenini artırıyor. Vatandaşlarımız ‘Ben inanıyorum ki devletimiz bu yükün altından kalkacak’ diyor. Cumhur İttifakı’nın toplumda uyandırdığı güven ve itimat çok önemli. O siyasi istikrar ve güven direkt piyasaya yansıyor. Bu istikrar ve güven piyasaya yansımazsa vatandaşımız, ‘Yıkılmış harabe bir şehir’ der ve göçüp gider. Vatandaşlarımız bunu demedi. Bunun sebebi de vatandaşın devlete olan güveni. İnşallah bizler de kendi gücümüzle vatandaşlarımızın devletine olan güvenini boşa çıkartmayacağız. Biz hükümetimizin gücüne ve hızına ayak uyduracağız. Buradaki bütün deprem çalışmalarına katkı sunacağız. Bu işlerin hızlanması için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Bir an önce bu enkazın kaldırılması, depremin izlerinin silinmesi için 7/24 esaslı çalışmaya devam edeceğiz. Giden komşularımızın ve hemşehrilerimizin geri dönüşünü sağlayabilecek birtakım çalışmalar yapmamız lazım. Onlara bazı kolaylıklar sağlamalıyız. Mesela devletimiz sanayi bölgelerimize yatırım yapılması için teşvikler sunuyor. Giden esnaflarımıza da bu şekilde teşviklerimiz olsa onlar da geri dönerler. Üniversitelerdeki profesörler ve ilimle uğraşan atanmışlar için maaşlarında düzenlemeler yapılmalı. Doktorlar, mühendisler, üniversite hocaları kısacası hangi alana bakarsak o alanda kayıp yaşadık.

KAYNAK: MALATYA SON MANŞET