Malatya’da otomobil piyasası neden durgun? Ağır hasarlı araçlar gerçekten büyük risk mi taşıyor? Krediyle araba almak pişmanlık getirir mi, yoksa fırsat mı? 32 yıldır Malatya’da oto galericilik yapan Tarkan Bayram, Busabah Medya’ya özel açıklamalarıyla otomobil piyasasındaki son durumu, vatandaşların en çok merak ettiği soruları ve ikinci eldeki kritik tehlikeleri tüm açıklığıyla anlattı.

Yıllardır Malatya’da oto galericilik yapan Tarkan Bayram, Busabah Medya’ya verdiği özel röportajda araba piyasasını konuştuk. İşte merak edilen o sorular ve cevaplar:

Malatya'da şu anda otomobil piyasası nasıl?

Otomobil piyasası şu anda durağan. Yani piyasaların da etkisi çok önemli. Kış döneminin olması, altının yükselmesi, faizlerin yüksek olması tabii ki otomobil piyasasını da etkiliyor.

Ağır hasarlı araç alınır mı?

Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ağır hasarlı araba alınmaz. Çünkü araç elektroniktir. Bu aracı toparlarken ister istemez sanayide bir kablosu, bir fren sistemi, bir direksiyonu, yani bunlardaki bir küçük hata, ailenizin ve kendinizin sonu olabilir. Kesinlikle ve kesinlikle ağır hasarlı araba alınmamalıdır.

Malatyalılar araç alırken neye dikkat ediyor?

Malatyalılar boyaya çok dikkat ederler, arabanın temizliğine dikkat ederler ve bir de az yakmasını çok tercih ederler.

Malatya'da şu anda en hızlı satılan üç marka model hangisidir?

Malatya'da bütün markaların hepsi satılıyor. Ama genelde yüksek model araçlar çok fazla satıyor. Özellikle Alman, Japon markalar çok satıyor.

Peşin mi alım kredi mi daha çok tercih ediliyor?

İmkan varsa peşin almak çok daha mantıklı. Krediler şu anda çok yüksek olduğu için yaklaşık 2-3 yıldır kredili satış çok yapamıyoruz. Atıyorum bir vatandaş 700-900 bin liralık araba alıp 300 bin liralık kredi çekmesi bence çok yanlış, çünkü çok yüksek faiz.

Bugün kredi çekip araba alan biri iki yıl sonra pişman olur mu?

Şu anda bu piyasada bir şey diyemeyiz. Çünkü enflasyon çok yüksek, onu bilemiyoruz. Yani önümüzü ne getirir, ne götürür onu bilemiyoruz.

500 bin TL ile 1 milyon TL arasında alınabilecek mantıklı araçlar nelerdir?

Herkesin kendi bütçesine göre, ailesini taşıyabileceği, kişi sayısına göre tercih etmesi daha mantıklı. Mesela sedan olabilir, hatchback olabilir, suv araç modelleri olabilir. Bunları alıp kullanabilirler.

İkinci el araç satışında en çok yapılan dolandırıcılık yöntemi nedir?

İnsanları genelde noter dolandırıyorlar. Şöyle ki, sarı sayfalara ilan atıyor vatandaş. Orada karşıdaki muhatabın kim olduğunu bilmediği için onlarla ticaret yapıyorlar. Tabii bu arada dolandırılıyorlar. Burada para havaleleri, EFT’ler çok önemli. Burada arabayı kime satmışlarsa onun adına havaleyi gönderecekler, onun adına devir verecekler. Bunlar çok çok önemli. Ama benim tavsiyem vatandaşlara, arabalarını bildikleri, tanıdıkları galericiyle ticaret yapsınlar. Galerici daha sağlamdır, daha sağlam işlerini görürler. Hem kendileri dolandırılmaz, hem kafaları daha rahat olur.

Bazı siteler işimizi zedeliyor mu?

Tabii ki etkiliyor. Biraz önce de bahsettik. Vatandaş sarı ilanlara arabasını atıyor. "30-40 bin TL fazlasına kendim satayım" diyor. Bu eskiden öyle değildi. Eskiden galericiye getirirdi, sarı sayfalar olmadan önce galerici satardı. Ama şu anda sarı sayfalarda satıyorlar ama işte satarken de dolandırılıyorlar.

Ömrünün geri kalanında tek bir arabaya binecek olsan hangi marka model olur?

O anda hangi araba bendeyse, o araba benim için kıymetlidir. Her zaman söylerim, en iyi araba sizin bindiğiniz ve kullandığınız arabadır.

Kadınlar hangi arabaya binmeli?

Kadınlar bütün arabalara binmeli. Çünkü onlar hepsini çok güzel kullanıyorlar. Görüyorum trafikte de. Ama şu var mesafeyi mümkün olduğunca uzun tutsunlar. 30-40 metre mesafe tutsunlar. Bazen dikkat ediyorum, mesafeyi çok sıfıra kadar getiriyorlar. Çok büyük bir risktir. O yüzden mesafeyi korumaları lazım. Bunun dışında yani kadınlar her marka arabayı kullanabilirler.

Elektrikli araç mı içten yanmalı araç mı?

Şu anda bizim ülkemize elektrikli araç çok erken. Elektrikli araçları 500 kilometre diye sınırlamışlar. Ama bu araçlar kışın 250 kilometreye düşüyor. Yani buradan Ankara'ya gitmek için üç sefer arabayı şarj ediyorsun. Birer saatten üç saat eder. Ha, bu ne olur? 1000 kilometreye çıkarsa menzil, o zaman mantıklı olur derim. Ama şu anda bana göre mantıklı değil. Çünkü bir de biz Türk insanları benzin istasyonlarında, pompanın önünde bir araç varsa kornaya basıyoruz. Sabırsızız. Elektriği bir saatlik kuyrukta beklemek bizim işimiz değil. Daha bize bir 10 sene var diye düşünüyorum.
Malatyalılara şöyle bir hatırlatma yapmak isterim. Hayat çok kısa. Bugünümüz var yarınımız yok. Ellerinden geldiğince, bütçelerince en iyi evde otursunlar, en iyi arabalara binsinler, seyahat etsinler. Çünkü ömür çok kısa. Bir daha biz buraya gelmeyeceğiz. Tek bir şansımız var, onu da çok iyi kullanmamız lazım.