Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) paylaştığı rakamlar, Malatya’nın ekonomik yapısını ve Türkiye ortalaması içindeki yerini ortaya koyuyor. Veriler incelendiğinde, kent ekonomisinde asıl ağırlığın nerede toplandığı net şekilde görülüyor.

Malatya Ekonomisini Hangi Sektör Sırtlıyor?
TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre Malatya’da üretilen katma değerin yarıdan fazlası hizmet sektöründen elde ediliyor. Şehirdeki Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın sektörel dağılımında aslan payı hizmet ve sanayiye ait:
Yüzde 54,1 — Hizmet Sektörü: Ticaret, ulaşım, finans ve diğer hizmet kolları Malatya ekonomisinin en büyük gücünü oluşturuyor.
Yüzde 36,0 — Sanayi Sektörü: İmalat ve üretim sanayisi, kentteki toplam ekonomik büyüklüğün üçte birinden fazlasını karşılıyor.
Yüzde 9,9 — Tarım Sektörü: Başı kayısı üretiminin çektiği tarım kolu ise toplam GSYH içinde Yüzde 9,9’luk bir paya sahip.
Sektörel tablo hizmet ve sanayinin toplamda yüzde 90,1’e ulaşarak Malatya ekonomisinin omurgasını oluşturduğunu gösteriyor.

Kişi Başına Gelirde Rutin Nasıl Bir Gidişat Var?
Malatya’da kişi başına düşen milli gelir, enflasyon ve kur etkileriyle paralel şekilde TL ve Dolar bazındaki rutin gidişatını sürdürüyor. 2020’den bu yana kaydedilen kişi başı GSYH rakamları şöyle gerçekleşti:
TÜİK verilerine göre Malatya’da kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH), 2020 yılında 5 bin 131 Dolar (36 bin 118 TL) iken 2021’de 5 bin 466 Dolar (49 bin 87 TL), 2022’de 5 bin 597 Dolar (92 bin 751 TL) ve 2023’te 7 bin 823 Dolar (183 bin 765 TL) olarak gerçekleşti. 2024 yılına gelindiğinde ise kişi başı gelir 11 bin 146 Dolar (365 bin 880 TL) seviyesine ulaştı.

Türkiye Ortalamasına Yakınlaşma Ne Durumda?
Malatya’nın kişi başına düşen milli gelirinin ülke ortalamasına oranı (yakınsama derecesi) yıllar içinde dalgalı ancak belirli bir seviyede seyrediyor. 2006’dan bugüne yaşanan değişim şu şekilde:
2006: Yüzde 56,8
2017: Yüzde 58,3
2018: Yüzde 55,5
2020: Yüzde 60,8
2021: Yüzde 55,8
2022: Yüzde 53,0
2023: Yüzde 58,8
2024: Yüzde 72,7

2022’deki Yüzde 53 seviyesinden 2024’te Yüzde 72,7 düzeyine ulaşan oran, kentin Türkiye geneline göre pozisyonunu koruma ve dengelenme sürecini yansıtıyor.





