Malatya Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Doğan, deprem bölgesinde inşa edilecek konutlar için yapay zekâ destekli enerji verimli cephe tasarımı modeli geliştirdiklerini açıkladı. TÜBİTAK destekli proje ile yeni konutlarda enerji tüketiminin azaltılması hedefleniyor.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi İç Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ebru Doğan, yapay zekâ destekli TÜBİTAK projesiyle deprem bölgesinde inşa edilecek konutların enerji tüketimini azaltacak cephe tasarımı modeli geliştirdiklerini Busabah Medya’ya özel açıkladı.

Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ebru Doğan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, projenin detaylarını şu şekilde anlattı.

BİZE PROJENİZİN TEMEL AMACINDAN BAHSEDER MİSİNİZ?

Projemiz, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilimizde inşa edilecek yeni konutların sadece depreme dayanıklı değil, aynı zamanda yüksek enerji verimliliğine sahip olması için bir model geliştirmeyi amaçlıyor. Deprem sonrası bölgedeki yapı stoğunun en az yüzde 12,73'ünün yenilenmesi gerekiyor. Bu kadar büyük bir dönüşümü, binaların enerji tüketimini optimize ederek gerçekleştirmek hem milli kaynaklarımızın korunması hem de sürdürülebilir bir gelecek için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

NEDEN ÖZELLİKLE "CEPHE TASARIMI" ÜZERİNE YOĞUNLAŞTINIZ? BİR BİNANIN ENERJİ VERİMLİLİĞİNDE CEPHENİN ROLÜ NEDİR?

Konut tasarımında, bir binanın enerji performansını en çok etkileyen alt sistem cephe sistemidir. Cephe, binanın dış dünyayla olan ısı alışverişini belirler. Ancak enerji etkin cephe tasarımı; yerleşme özellikleri, cam yüzey oranları ve yalıtım malzemeleri gibi birbiriyle çelişen pek çok parametrenin aynı anda optimize edilmesini gerektirir. Bu karmaşık bir süreçtir ve tasarımcıların hızlı karar vermesi gereken deprem sonrası inşa sürecinde genellikle göz ardı edilebilir. Biz bu süreci hızlandıracak ve en doğru sonucu verecek bir model sunuyoruz.

PROJENİZDE "MAKİNE ÖĞRENMESİ" VE "YAPAY ZEKA" GİBİ MODERN TEKNOLOJİLERİ KULLANDIĞINIZI GÖRÜYORUZ. BU TEKNOLOJİLER KONUT TASARIMINA NASIL ENTEGRE EDİLİYOR?

Evet, projemizin en özgün yönlerinden biri bu. Biz TOKİ'nin bölgede uyguladığı tip projeleri baz alıyoruz. Bu projelerin farklı iklim bölgeleri ve tasarım varyasyonları için binlerce enerji simülasyonunu gerçekleştiriyoruz. Elde ettiğimiz bu devasa veriyi kullanarak "Yapay Sinir Ağları" dediğimiz bir makine öğrenmesi modeli eğitiyoruz. Bu model (kara kutu modeli), bir tasarımcıya hangi iklimde, hangi cephe özelliklerini kullanırsa en düşük enerji tüketimi ve karbon salınımına ulaşacağını saniyeler içinde söyleyebilecek kapasitede olacak.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gürkan Kavuran, projede makine öğrenmesi ve optimizasyon temelli mühendislik yaklaşımlarını mimari süreçlere dahil ederek, disiplinler arası iş birliği konusunda katkı sağlamıştır.

BU PROJENİN SONUÇLARI BÖLGE İNSANINA VE İNŞAAT SEKTÖRÜNE NE GİBİ SOMUT FAYDALAR SAĞLAYACAK?

En büyük faydası, konutların işletme maliyetlerini, yani ısınma ve soğutma giderlerini minimize etmesidir. Modelimiz sayesinde, daha tasarım aşamasındayken binaların enerji ihtiyacı en düşük seviyeye çekilecek. Ayrıca bu çalışma, sadece tek bir şehir için değil, depremden etkilenen tüm illerin farklı iklimsel özellikleri (sıcak-kuru, ılıman-nemli vb.) göz önünde bulundurularak hazırlanıyor. Böylece tasarımcılar ve karar vericiler için bilimsel veriye dayalı, hızlı ve güvenilir bir rehber oluşturmuş olacağız.

SON OLARAK PROJENİZİN YAYGIN ETKİSİ HAKKINDA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Projemiz Malatya Turgut Özal Üniversitesi yürütücülüğünde, farklı üniversitelerden uzman bir ekiple sürdürülüyor. Elde edeceğimiz veri setlerini açık kaynak olarak paylaşarak bu alandaki diğer bilimsel çalışmalara da katkı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca yerel yönetimlerle iş birliği yaparak bu modelin uygulama alanlarını genişletmek ve kamuoyunda enerji verimli bina bilincini artırmak en büyük arzumuzdur.