Bu hafta oynadığımız Başakşehir maçı için bir puan iyidir diye düşünenlerdenim. Büyük takımlar kadar bütçeye sahip, Visca, Elia, Adebayor, Mossoro kalitesinde forvet hattına sahip, Erdinç, Kerim Frei ve Napolyony’i hamle oyuncusu olarak kullanan bir takımdan, bir puanı hedefleyen oyun mantınığını akılcı buluyorum.

Eldeki futbolcularla ideal kadro bu. Zorunlu olarak dizilişimiz de 4-1-4-1 şeklindeydi. Fenerbahçe deneyiminden sonra çok şükür takım savunmasını oturttuk. Az pozisyon verip, az gol yiyoruz. Oyun kalitesi yüksek olmayan, hücum organizasyonları iyi olmayan takımların yapması gereken de bu. Topu rakibe ver oynasın. Bizim tehlikeli bölgelerimize girmesin yeter. Bulduğun pozisyonları da değerlendirmeyi başarırsan puan ve puanları alırsın. Bu anlayışla hareket etmek şu an için en mantıklı olanı. Devre arası oyuncu kalitesini yükselttiğimizde tabi ki takımdan güzel futbol, galibiyeti getirecek, kovalayacak futbol isteyeceğiz. Ama bunun zamanı şimdi değil. İlk yarı itibari ile 16 puanın üzerine çıkmak zorundayız. 16’ nın üzerinde alınacak her puan gelecek adına kazanç olacaktır.

Başakşehir maçındaki oyun anlayışımız doğruydu. Rakibe fazla pozisyon vermedik. Elia’nın direkten dönen topu ve Visca’nın sağdan getirdiği, onca kalabalık içinde Adabayor’u görmesi ve o vuruş ve gol ancak kaliteli futbolcuların yapacağı işlerdir.

Bizde pozisyon bulmadık mı?

Başakşehir’den daha fazla bulduk ama netice aleyhimize. %70 topa sahip olmasına rağmen pozisyon vermediğimiz, pozisyonlar bulduğumuz Başakşehir maçı gelecek için puan getirmese de umut getirdi. Her zaman söylediğim gibi bazen kaybederken bile kazanırsınız. Yeter ki iyi niyetle işinizi yapınız ve ders çıkarınız.

Yine bir milli ara imdadımıza yetişti. Sakatımız çok. Özellikle Aytaç’ın yokluğu hücum gücümüzü direk etkiliyor. Sakatların iyileşmesi ve hücum gücümüzü artırmak için yoğun taktiksel çalışmalar için bir şans oldu. Önümüzde ki maçların zorluk derecesi çok yüksek. Ligin en üstteki takımları ile oynayacağız. Bu maçlardan puan çıkarmak zorundayız. Bu bilinçle hareket edilmelidir.

Giderek artan taraftarın, takıma desteği üst düzeydeydi. Zaman zaman maçtan kopup tribünleri izlediğim ve etkilendiğim oldu. Maça gelerek desteğini veren herkesi kutluyorum.

Bal liginde sevindiğimiz bir hafta oldu. İki takımımızda galip geldi. Emeği geçenleri kutluyorum. Hafta içi Üniversite takımında yaşananlar üzücü olmuştur. Destek verenlerin işin sonunu getirmeden bırakmaları doğru değildir. Son dönemlerde futbolcuların, hocaların ve çalışan personelin haklarının ödenmemesi, sözlerin tutulmaması yaygınlaştı. Can çekişen amatöre vurulan en büyük darbe budur. Yalnız bırakılan saygıdeğer Aziz Yiğit hocama kolaylıklar diliyorum.

Esen kalın.