Malatya tarihi dendiğinde akla ilk gelen yapılardan biri olan ama her gün önünden geçilmesine rağmen sırrı az bilinen Ak Minare Camii, ulusal basının ve tarih meraklılarının odağında. Roma (Battalgazi) şehir surlarının hemen dışında, huzur veren Derme kanalı kenarında, Meydanbaşı Mahallesi'nde adeta bir mücevher gibi parıldayan bu yapı, Osmanlı döneminin en zarif örneklerinden biri olarak günümüze ulaştı. Peki, bu camiyi bu kadar özel kılan ne?

Battalgazi’de 450 Yıllık Sır Duvarların Dışında Çıktı! Görenler Dönüp Bir Daha Bakıyor (2)

GİRİŞ KAPISINDAKİ 450 YILLIK ŞİFRE!

Malatya CHP’den Ankara’yı sallayacak çıkış! "Kurultay" iddialarına kapılar kapatıldı mı?
Malatya CHP’den Ankara’yı sallayacak çıkış! "Kurultay" iddialarına kapılar kapatıldı mı?
İçeriği Görüntüle

Ziyaretçilerini ilk olarak giriş kapısı üzerinde yer alan görkemli kitabesiyle karşılayan Ak Minare Camii, tam 450 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Kitabede yer alan bilgilere göre; Osmanlı’nın en parlak dönemlerinden biri olan II. Selim döneminde, Zaim Yusuf oğlu Himmet Bey tarafından Hicri 980 (Miladi 1573-1574) yılında inşa ettirildi. 368 metrekarelik bir alan üzerine kurulan ve düzgün kesme taştan yapılan bu kare planlı, tek kubbeli yapı, sadeliğin içindeki ihtişamı gözler önüne seriyor.

Battalgazi’de 450 Yıllık Sır Duvarların Dışında Çıktı! Görenler Dönüp Bir Daha Bakıyor (3)

MİNARESİNDEKİ O DETAY GÖZDEN KAÇMIYOR

İç mekanı oldukça sade ve huzurlu bir atmosfere sahip olan camide, taştan yapılmış niş şeklindeki mihrap dikkat çekiyor. Ancak yapının asıl alametifarikası son cemaat yerinde gizli! Burada yer alan sivri kemerli ve yarım daire kesitli mihrap, mimarlık tarihçilerini kendine hayran bırakıyor.

Battalgazi’de 450 Yıllık Sır Duvarların Dışında Çıktı! Görenler Dönüp Bir Daha Bakıyor (1)

Geçmişte büyük depremler ve doğa olayları atlatan, 1974 ve 2007 yıllarında aslına uygun olarak onarılan minaresi ise tam bir mühendislik harikası. Ana yapıdan bağımsız olarak yükselen kare kaideli, sekizgen pabuçlu ve silindirik gövdeli bu tek şerefeli minare, şerefe altındaki iki sıra mukarnas (istridye kabuğu görünümlü Osmanlı süsleme sanatı) detaylarıyla adeta göğe uzanan bir sanat eseri hissi uyandırıyor.

Muhabir: TAHİR ÖZÇELİK