Araç kullanırken milyonlarca sürücünün farkında bile olmadan sergilediği küçük bir refleksin arkasında, insan beyninin çalışma prensipleri gizli. Yoğun trafikte ilerleyen, şiddetli yağmur altında direksiyon sallayan ya da bilmediği bir mahallede adres bulmaya çalışan kişiler genellikle ilk iş olarak teybin sesini azaltıyor. Psikologlar, yüksek dikkat gerektiren anlarda müziği kısmanın rastgele bir eylem olmadığını vurguluyor. Dikkati en hayati göreve yönlendirmeyi hedefleyen bu mekanizma, dış uyarıcıları filtreleyerek tamamen istemsiz biçimde çalışıyor.
DUYULAR ARASI REKABET VE ODAKLANMA
Bilim insanları, beynin aynı anda birden fazla işi kusursuz yapabildiği inancını yıkıyor. Review HAK verilerine göre insan zihni görme, işitme, dokunma, koku ve tat gibi farklı duyulardan gelen bilgileri eşzamanlı işleyebiliyor. Ne var ki işin içine karmaşık görevler girdiğinde, sistem her bir kanala eşit verimlilikle enerji ayıramıyor. Zihinsel yük arttığı anda beyin, otomatik olarak en hayati faaliyete öncelik tanıyor.
Sürücülerin müzik sesini azaltması veya araç içindeki koyu sohbeti bir anda kesmesi tam da bu tıkanma noktasında yaşanıyor. İşitme duyusundan gelen veri akışı yavaşlatıldığında, zihin çevredeki engelleri değerlendirmeye ve mesafeyi hesaplamaya çok daha rahat yoğunlaşıyor. Aracı güvenli şekilde yönlendirmek, sistemin o anki birincil hedefi haline geliyor.
İnsanların gerçekte aynı anda birden fazla karmaşık işi yürütmediğini, sadece dikkatlerini çok hızlı biçimde görevler arasında kaydırdığını belirten uzmanlar, yaygın bir yanılgıyı düzeltiyor. İşlenmesi ve tepki verilmesi gereken bilgi miktarı çoğaldıkça, sürücünün hata yapma riski katlanarak büyüyor. Tehlikeyi sezen beyin, dikkat dağıtan sesleri susturarak sürüş güvenliğini artırmaya yönelik koruyucu bir refleks sergiliyor.




