6 Şubat’ta Türkiye bir felaketle uyandı. Felaket kelimesi bile hafif kalır. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, sözlerin boğazda düğümlendiği gün tüm Türkiye olarak hayatımız mahvoldu. Hayatımızın alt üst olduğu gün eğitim hayatımızda bitti. Ülkemizdeki 11 ili doğrudan etkileyen depremlerden en çok etkilenen grupların başında öğrenciler geliyor. Çünkü onların okulları yıkıldı, enkaz altında kaldılar, sınıf arkadaşları artık yok, öğretmenlerini kaybettiler, daha neler neler yok olmadı ki...

6 Şubat 2023 Türkiye için bir yıkılış oldu

Neden mi?

Türkiye'nin geleceği, mimarı olan öğrenciler bu felaketten çok yıprandılar. Hayat onlardan daha küçücük yaştayken her şeylerini aldı. Hayat en çok onlara kötü davrandı. Küçücük bedenleri bu kadar ağır yükü kaldıracak kadar dayanıklı değil. Bu durumda ailelere, öğretmenlere, devlet büyüklerine, STK’lara çok büyük görevler düşüyor. Hep birlikte yaralarımızı sarmak için gayret göstermek zorundayız. Ülkemizin geleceklerini bu zorlu yolda yalnız bırakmamalıyız. Çocukların deprem sonrası okula dönüş sürecinde, toplumun neredeyse tamamına önemli görevler düşüyor. Deprem sonrası okul hayatına geri dönüş sırasında yaşanacak zorluklar, çocuklara yaklaşımın nasıl olması gerektiği, zorlukların nasıl aşılabileceği gibi konularda bilinçli olmak, çocukların bu zorlu dönemi daha kolay atlatmaları ve günlük hayat rutinlerine yeniden dönebilmeleri açısından kritik önem taşıyor.

24 Nisan 2023 Türkiye için yeniden bir başlangıç oldu

Neden mi?

24 Nisan’da deprem bölgesi de dahil Türkiye’de okullar açıldı. Özellikle Ramazan Bayramından sonra deprem yüzünden başka illere göç eden vatandaşlar tekrar memleketlerine geri döndüler. Okullar tekrar şenlendi. Öğrencilerini dört gözle bekleyen öğretmenler, öğrencilerini okul kapısında karşıladı. Hayat yeniden normale dönmeye başladı. Ülkenin geleceği artık emin ellerde, gerçek yuvalarında...