Gazeteci, 250 liranın peşine düştü.
Önce Cemiyet’e sordu.
Cemiyet TOKİ dedi.
Gazeteci TOKİ’ye sordu.
TOKİ haberimiz yok dedi.
Gazeteci tekrar Cemiyet’e sordu.
Cemiyet “salon” dedi.
Gazeteci Salon’a sordu.
Salon güldü, “50 bin lira mı?” diye
Gazeteci tekrar Cemiyet’e döndü ve sordu.
Cemiyet, “Sen ne diyorsun kardeşim” tavrına büründü ama sonra “noter” dedi.
Gazeteci notere de sordu: Beş lira, dedi noter. 5 lira…
NOT: Malatyalı Gazetecilerden Haksız Yere Para Alma Cemiyeti, basın mensuplarına TOKİ tarafından yapılan konutlar için noter ve salon giderlerini öne sürerek basın mensuplarından 250 lira para istemesi üzerine kurulu bir yazı okudunuz. Bu parodinin tamamı gerçektir.
Yapılan tüm haberlere sessiz kalan Malatyalı Gazetecilerden Haksız Yere Para Alma Cemiyeti’nin 20 bin liranın üzerinde para aldığı söyleniyor. Aşağıda yazdıklarım ise “kurgu” dur. En azından öngörü diyelim.
Gazeteci tekrar soruyor, ne olacak bu 20 bin lira.
Cemiyet, verilen para geri verilmez, dedi.
Gazeteci bu sefer daha açık sordu: Efendim, ortada 160 daire var. Bu daireler üzerinden artı olarak 250 lira sizin hesabınıza para yatıran insanlar var bir de artı para vermeyen insanlar
var.
Cemiyet, “Hiç veren ile vermeyen bir olur mu” dedi.
Gazeteci devam etti: Siz haklıysanız, bütün daire sahiplerinin bu 250 lirayı vermesi gerekir, yok eğer haksızsanız verilen 250 liranın iade edilmesi gerekir. Kural bu şekilde işler.
Cemiyet, “Herkes verecek, sen de vereceksin” dedi. Sonra odadaki görevliye dönüp, “Oğlum çay getir gazeteciye” dedi.
Gazeteci çayını içti ve çıktı.