Zor bir şehir olduğumuz, insanımızın bulunduğumuz coğrafyanın havasından mı, suyundan mı, yoksa sert soğuğundan mıdır bilinmez, her şartta ve durumda bir şeyleri beğenmeme-eleştirme hastalığı olduğu artık herkesçe bilinen bir gerçek.

Elbette ki normal bir zeka düzeyine sahip olan her insan karşılaştığı garip durumlar karşısında 'neden?' diye sorabilmeli, yanlış gördüğü şeyleri eleştirebilmeli.

Burada sorun yok...

Sorun kendi doğrularımız, kendi menfaatlerimiz dışındaki tüm gelişmeleri gözü kapalı eleştirip, doğru olup olmadığına bile bakmadan gelişi güzel voleyi çakmamız.

Yani daha düz ve popüler ifadeyle 'her şartta ve durumda memnuniyetsizlik!'

İşte bu tiplere bir kaç örnek...

-Şehre yeni bir stadyum yapılır, 'neden kapasitesi 33 bin değil de 27 bin' diye söylenir durur, takımı maçlarını boş tribünlere oynarken, o stadın yolunu bile bilmez.

-Şehrin Süper Lig özlemi o kadar büyümüştür ki, Beydağları bile artık bu özlemin yanında küçük bir tepe gibi kalmıştır, bu duruma en başta kendisi olmak üzere şehirdeki herkes çok içerler, uzatmayayım gün gelir devran döner takım Süper Lig'e çıkar ama gel gör ki bu ağabeyimiz ne sıralamada 10'unculuğu beğenir, ne de kümede kalınmasını başarı sayar.

-Takımın tek dikili ağacı yıkılmaya yüz tutmuş yarım asırlık bir tesis iken, bir anda stadyumlar, yeni tesisler, çim sahalar yapılır, ama neylersin ağabeyimiz bunları da beğenmez, hepsine bir kulp bulur.

Bu tür gelişi güzel eleştiri kültürü ve komplo teorisyenliğiyle beslenen muhteremleri her alanda görmek mümkün.

Mesela geçenlerde İnönü Stadı ve diğer sportif faaliyetlerin yapıldığı tesislerin yıkılıp yerine Millet Bahçesi yapılacak olmasına takan biri ya da birileri, tutturmuşlar illa stadın kapalı tribünü yıkılmasın diye.

Bakın sevgili şehir plancısı, tarihi yapı uzmanı, mimar arkadaşlar...

Her yapı tarihi değildir.

Siz şehri yenilerken her binayı koruyalım, hiç bir duvarı yıkmayalım, şehrin kimliğini ve tarihi dokusunu bozmayalım derseniz, o zaman da şehre ucube görünümlü eski ve yeninin iç içe geçtiği garip bir kimliksizlik kazandırırsınız.

İnönü Stadı'nın kapalı tribünü hem görselliğiyle, hem de yapımında kullanılan malzemesiyle tarihi yapı olma özelliğinin çok dışında bir yapıdır.

Haa sırf millet pazarda görsün hesabı fikir beyan ediyorsan onu bilemem.

Bu örnekleri sayfalar dolusu uzatabiliriz.

Ben bu insanlara kısaca derim ki...

Sevgili hemşerim fikir ortaya çıkarmak, mevcut durumu sorgulamak, eleştirmek her bireyin en önemli ve de doğal hakkıdır.

Ama bunu art niyetlice, sırf ayak bağı olmak, baltalamak için yaptığınızda inanın bana karşıdan o kadar kötü görünüyorsunuz ki anlatamam.