Son günlerde Malatya’da hissedilen art arda sarsıntılar, sadece yer kabuğunda değil, insanların zihninde ve ruhunda da bir hareketlenmeye neden oluyor. Deprem, bu coğrafyanın inkâr edilemez gerçeği. Ama mesele sadece yerin sallanması değil; asıl mesele, bizim buna ne kadar hazır olduğumuz.

Aradan zaman geçtikçe, büyük felaketlerin bıraktığı izlerin silikleştiğini sanıyoruz. Oysa gerçek tam tersi. Özellikle 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası şehirlerin hafızasında derin bir kırılma oluştu. Malatya da bu kırılmanın en ağır yükünü taşıyan illerden biri. Şimdi yaşanan her küçük sarsıntı, o büyük yıkımın gölgesini yeniden insanların üzerine düşürüyor.

Bugün sokakta yürüyen bir Malatyalının zihninde iki soru var: “Yine olur mu?” ve “Hazır mıyız?”

İşte bu iki soru, aslında her şeyi özetliyor.

Depremi durduramayız. Jeoloji bunu açıkça söylüyor. Fay hatları susmaz, yer kabuğu enerjisini boşaltır. Ancak kayıpları azaltmak, korkuyu yönetmek ve hayatı korumak bizim elimizde. Bu noktada mesele bireysel değil, topyekûn bir sorumluluk.

Malatya’da hâlâ tartışılan konular var:

Ağır hasarlı binaların durumu, güçlendirme süreçleri, yeni yapılan konutların güvenilirliği… Her biri hayati başlıklar. Ama en kritik eksiklerden biri, belki de “unutma eğilimi.” Çünkü biz ne zaman unuttuk, o zaman yakalandık.

Bir şehir sadece binalardan ibaret değildir. Bir şehir, içinde yaşayan insanların refleksleriyle ayakta kalır. Deprem anında ne yapılacağını bilmeyen bir toplum, en sağlam binada bile risk altındadır. Bu yüzden afet bilinci, en az beton kadar güçlü olmalı.

Yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar herkesin sorumluluğu büyük. Ama işin bir de vatandaş tarafı var. Çünkü deprem, ihmali affetmez. Kolon kesen de denetimi görmezden gelen de, “bir şey olmaz” diyen de aynı gerçeğin parçası olur.

Bugün Malatya’da yaşanan küçük sarsıntılar, aslında büyük bir uyarıdır. Bir provadır. Belki de doğanın “hazır olun” çağrısıdır.

Bu çağrıyı duymak zorundayız.

Çünkü mesele sadece deprem değil.

Mesele, bir daha aynı acıyı yaşayıp yaşamayacağımız.