Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in “Beni fırsat bilin” sözü, kısa sürede gündeme oturdu. Söz, kulağa cesur ve umut verici geliyor; liderin Ankara’daki networkünü Malatya için kullanabileceğini vaat ediyor. Peki, bu gerçekten bir fırsat mı, yoksa retorik bir söylem mi?

Elbette bir belediye başkanının vizyon açıklaması doğaldır. Ancak Malatya halkı artık sadece söz duymak istemiyor; somut adımlar görmek istiyor. Deprem sonrası yeniden inşa sürecinde Niyazi Mahallesi’nde başlayan yıkımlar, uzun süredir beklenen bir dönüşümü temsil ediyor. Fakat buradaki uygulamalar hâlâ tartışmalı: Vatandaşlar, projelerin hangi kriterlere göre planlandığını, sosyal ve ekonomik haklarının ne kadar korunacağını tam olarak bilmiyor. İşte burada “beni fırsat bilin” sözünün sınırları ortaya çıkıyor: Fırsat dedikleri şey, gerçekten halka dokunan, güvenli ve şeffaf bir süreç mi, yoksa sadece belediye ve yatırımcılar için mi bir avantaj?

Başkan Er’in Ankara deneyimi ve networkü, Malatya için önemli bir potansiyel sunuyor. Ancak şehirdeki fırsatların dağılımı hâlâ eşitsiz. Yatırımcılar ve büyük projeler öne çıkarılırken, küçük esnaf ve dar gelirli vatandaşların yaşam alanları risk altında. Kentsel dönüşüm projeleri, altyapı çalışmaları ve sosyal projeler, Malatya’nın tüm kesimlerini kapsayacak şekilde planlanmadıkça, bu söz sadece bir slogan olarak kalabilir.

Bir diğer eleştiri alanı da şeffaflık ve katılım eksikliği. “Beni fırsat bilin” demek, güçlü bir mesaj; ama bu fırsatın kimler için olduğunu, hangi mekanizmalarla sağlanacağını açıklamak şart. Yoksa söz, kulağa hoş gelse de uygulamada karşılık bulmayabilir.

Malatya’nın geleceği, sadece bir belediye başkanının ağırlığıyla değil; şehrin tüm aktörlerinin aktif katılımıyla şekillenir. “Beni fırsat bilin” ifadesi, bir çağrı olabilir; ama bu çağrı, vatandaşların haklarını ve şehrin uzun vadeli çıkarlarını gözeten somut adımlarla desteklenmediği sürece, etkisi sınırlı kalır.

Sonuç olarak, Malatya’da fırsat var mı? Potansiyel büyük, kaynaklar mevcut; ancak sözlerin gerçeğe dönüşmesi için şeffaflık, katılım ve eşitlik şart. Aksi halde “Beni fırsat bilin” sadece bir cümle olarak kalır; şehrin sokaklarında yaşayanlar için bir anlam ifade etmez. Bu söz, Malatya için bir vaatten öteye geçmek istiyorsa, önce pratiğe yansımak zorunda.