Bu haftaki sohbetime izniniz olursa Nihat Balan hocayla başlamak isterim.
Bu haftaki sohbetime izniniz olursa Nihat Balan hocayla başlamak isterim. Yıllarca il dışında çalışan ve başarılar yakalayan hocamız, yeni bir başarıya daha imza attı. Arnavutköy Belediyespor’u bir üst lige çıkardı. Kendisi ile gurur duyduk. Hedef konup iyi yönetilen takımlar, hocalarının arkasında durduğunda başarıya ulaşabiliyorlar. Yani demem o ki iyi yönetim olmadan başarı olmaz. Çünkü doğrunun da yanlışında kararını alan onlar. Her alanda yönetici seçilirken, liyakata bakılmaz ise sonuç hüsran olur. Kimse yöneticiye daha önce tecrübesi deneyimi var mı diye sormaz, pat diye göreve getirilirken, aynı yönetici, kendisi gelirken değil de hoca seçerken deneyimi var mı diye sormaz mı? İyi de bu insanların deneyim elde etmesi için o fırsata ihtiyacı var. Bunu bu yıl Arguvan Belediyespor’u 3. Lige çıkaran Soner hocada yaşamadık mı? Fırsat verilmediği için kaybolan birçok değerimiz var. Kendi memleketinde değer göremeyip, yitirilen insanlarımıza sahip çıkacak bir anlayışın hakim olacağı bir dönem diliyorum.
Yeni Malatyaspor’umuzu üst üste düşüren yönetim ve anlayışından çıkarılacak ders, yeni bir başlangıç olur diye umut ediyorum. Keyfi, denetimden uzak ve liyakatten yoksun oluşturulan yönetimlerin akıbetinin kaçınılmaz olduğu belli iken, yine aynı yanlışlarla devam edilmesi ahmaklık olacaktır. Kongrede gelen yönetim, umarım sadece kağıt üzerinde şirketleşmez, kulüp yapısını, gerçekten kurumsal bir yapıya dönüştürür. Öncelikle kulübün borç durumunu hafifletecek girişimlerin yapılması için, bonservisi olan futbolcuların satışını gerçekleştirecek bir iradenin ortaya konulması, aynı zamanda bu iradenin, Adil Gevrek yönetiminin geçmişini de sıkı sıkı denetlemesi gerekir.
Takımdan saha içinde skor anlamında beklentimiz yoktu fakat en azından ismimize yakışır bir mücadele ve yeni yeteneklerin keşfedilmesi için fırsatlar umuyorduk. Cihat hocanın takımı sahiplenmesini ve direnişini takdir etmekle birlikte, kulüpteki çarpıklıkları dile getirmesi gündem oluşturuyordu. Evet bunları şimdiye kadar kimse söylemiyordu. Bir şeylerin düzelmesi ve düzeltilmesi şarttı. Yalnız son söylemi biraz yanlış oldu. Profesyonel takımın altyapısında oynayan bir oyuncunun kramponunun olmaması, o oyuncunun profesyonelliğe aday olmadığını gösterir ki bizzat kendisi ile birlikte, altyapıda bu oyuncuyu hazırlayan hocaların ve bunu ekran karşısında söyleyenin suçudur. Kulübün elbette eksiği olur. Bunları söylemek yerine halletmek hoca olarak sizin görevinizdi. Tabi eski yönetimle bağları koparıp, yeni yönetime yaranma adına, bu söylemler içine girmekten anlıyoruz ki hocanın kariyer planlamasında takımı 1.Ligde çalıştırmak var. Hadi hayırlısı.
Malatya futboluna ve gençliğine hizmet etmesi için ile kurulmuş, hiçbir maddi sorunu olmayan bir takımın düşürülmesi hakikaten büyük bir marifet. Halen Yeşilyurt Belediyespor’un düşüşünü kabullenmekte güçlük çekiyoruz. Her fırsatta spora verdiği desteği alkışladığımız belediye başkanı, umarım liyakatin ne anlam taşıdığını daha iyi görmüştür. Onca harcanan milyonlar hep çöpe gitti. Oysa Tecde ve Bostanbaşı’na iki tane maç oynanacak ve antrenman yapılacak saha yapsaydınız, bu sahalarda takımı yaşatacak futbolcular çıkartırdınız. Malatya’nın sporda bu gününü düşünüyorsanız para harcayın, fakat yarınını düşünüyorsanız saha yapın derim. Arguvan takımını da sessizce izliyoruz. Profesyonel futbola hazırlıksız yakalanınca böyle zorluklar normaldir.
Esen kalın…