Hızırelyaz-Hızırilyas-Hıdırellez daha net adıyla Hızır Lokması çağrılısı olarak Örnekköy Mahallesindeydik (Köylere,  büyükşehirle olmakla mahalle denildiğine göre Örnek Mahalle denebilir mi?)  

Eşimle saat 11.30’da vardık. Muhtarımız Gaffar Karakavak, Yeşilyurt Belediye Meclis Üyemiz Mehmet Önder Öztürkoğlu başta olmak üzere diğer canlarca sımsıcak biçimde karşılandık, oturtulduk.

Lokma yeri İlkokulun bahçesiydi. 

Aşçı getirilmiş, bir tosun kesilmiş, kazanlar kurulmuş. Lokma ki, bol etli bulgur pilavı, salata, ayran, tulumba tatlısı, artı kuru fasulye ve şişe suyu. 

Evet şişe suyu.  

-Nasıl, yani köyde şişe suyu mu içildi? diyebilirsiniz.

Garip ama gerçek. Muhtar  Gaffar Karakavak masamıza geldi,

-Kaymakam bey, bakın işte şişe suyu koymuşuz masalara. Suyumuz yok bizim! dedi.

İmamın-hocanın sesi lokma kazanlarının başında duyuldu.  Yemek duası yapıyordu.

-…Bu sofra yoksulluk görmeye. Arta eksilmeye. Coşa dökülmeye…

Bizim de evimizde yemek sonunda yapılan duanın hemen hemen aynısı.

Taşınır mikrofonla  yanımıza geldi, aynı duayı yaptı, birlik, dirlik, kardeşlik,  Hz. Peygamber’imiz,

Hz. Ali, Ehli Beyt, Hızır, On iki İmam, evliyalar… üzerine dualar yaptı. Kuran’dan ayetler okudu, çok inandırıcı sesiyle,  çok da anlamlı yüz anlatımıyla.

Kimimiz amin! dedik, kimimiz Allah, Allah! 

Sonra önceki Ataköy mahalle muhtarı Mehmet Ali Afşin lokmanın amacını, önemini, hıdırellezin Türk Dünyasındaki ve diğer yerlerdeki anlamını anlattı. Ayrıca köy sorunlarından da biraz söz etti. 

Sonra muhtar sözü aldı, okulu duvarla çevirdiği, bahçede bir kısım yeri beton ettiği için Başkana teşekkür etti.  Hoş geldiniz dedi. Sonra,  Yeşilyurt Belediye Başkanı (Hacı Uğur Polat), Kaymakam (Nesim Babahanoğlu) buradayken, sorunları bir bir saydı. Köyün içme suyu yok, sokaklarına kum-çakıl  serilmedi, çamur içinde, ana yoldan köye giriş belli olmuyor, köye giriş yolu bozuk, elektrik direkleri tehlike saçıyor, yol yapılmıyor ki direkler de dikilsin…

Mikrofon Kaymakam Beye verildi, O da birlikten, kardeşlikten, gelen şehitlerden, Belediye Başkanının bir yıllık olduğundan, sorunların zaman içinde çözümleneceğinden söz etti, Allah lokmanızı, hayrınızı kabul eylesin dedi,  konukseverliğe teşekkür etti.

Evet, Örnek Mahallenin anayoldan girişi belli olmuyor, Kayısı Kent Muhtarlar Derneği yöneticileri gelirken  girişi atlamış, 15 Km. gittikten sonra dönüp gelmişler. Köyün yolları çok bakımsız, ilkokul eski, ağaçsız, alanı taşlık, çakıllık, içme suyu yok, hayvanlarla, tankerlerle su getiriliyor, sulama suyu da yetersiz…

Ataköy Mahallesi önceki muhtarı Ali Afşin kamu harcamalarının adalete, hukuka, vicdana uygun dağıtılmasını istediklerini söylemişti; Afşin Muhtar doğru söylemişti! (2016)

BİRAZ DAHA YETKİ

Asrın depreminde ruhen, bedenen ve binaen yıkılmış illerimizin vali ve belediye başkanlarına, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile olağanın üstü yetkiler verilmelidir diye düşünüyorum.

Çünkü olağan yaşam süreci yok ki, olağan hukuk kurallarıyla iş ve işlemler yürütülebilsin.

Yani bazı durumlar için, bazı hukuk kuralları işe yaramayacağından, vali ve belediye başkanına halkın, milletin, hemşerinin üstün menfaati için kullanılacak mevcut kuralların bir üstü yetkiler verilmelidir.

İzinler, onaylar beklenmesin diye.

Bürokratik yazışmalar süreci yaşanmasın diye.

İş yürüsün diye.

Gece vakti, bir hastaya acil ilaç gerektiğinde, açık eczane yok ya da ulaşılması çok çok zorsa, yani hastanın hayatı tehlikeye girecekse bir eczanenin camlarını kırıp içerideki ilacı almak eylemi meşrudur, mala zarar vermek veya hırsızlık suçunu oluşturmaz. Ama, zararı gidermek şartıyla.

Denizin ortasındaki bir sandaldaki üç kişinin ağırlığı sandalın su alıp batması ve üç kişinin ölümü sonucunu doğuracaksa, üç kişiden birinin suya atılması suç değildir.

Bir kişinin kendisi veya başkasının canını veya namusunu kurtarmak için saldırgana müdahale etmesi, hatta başka çare yoksa saldırganı öldürmesi suç değildir.

Bunlar ceza hukukunda, zaruret hali, meşru müdafaa, yasal savunma hali diye adlandırılır.

Tahliye kararı verilen taşınmazı kiracının boşaltmaması durumunda, icra memurunun kilidi kırıp eşyaları dışarıya çıkarma ve yediemin deposuna bırakma yetkisi vardır.

Avukatının vekalet ücretini ödemeyen müvekkilin dosyada bulunan bir belgeyi istemesi halinde vekilin ücreti ödenene kadar o belgeyi vermeme hakkı vardır.

Hırsızı yakalayan kişinin, güvenlik görevlisi gelinceye kadar onu tutma yani hapis hakkı vardır.

İdare Hukukunda kamusal hak bireysel haktan üstün tutulur…

MEHMET EFENDİ

Rize İmam Hatipte Hocayken, Giresun’da polis olan abim 12 Eylül günleri, okula gelip hizmetli Mehmet Efendi ile okulun bahçesinde (şakadan) görüşmüş. Ona,

-Ben Selahattin Sarıoğlu’nu soruşturmaya geldim. Müdür Beyin yanına gittim. Sana gönderdi. “O ne derse doğrudur” dedi. Nasıl biri?

Mehmet efendi, abimin polis kimliğini göstermesini isteyip şöyle bir bakıp, polis olduğunu anladıktan sonra,

-Selahattin Beyin bir tek kusuru var, o da namaz kılmaması demiş, başka bir şey dememiş.