Geçmişi çabuk unutuyoruz maalesef.

Geçmiş geçmişte kalmış, gibi davranamayız!

FETÖ, Cemaat ya da Hizmet olduğu dönemlerde nasıl eleştiri alıyordu?

Bırakın ulusalı, Malatya’yı soruyorum.

Hangi kuruma gidersin git bu adına o zamanlar Hizmet dedikleri FETÖ’cülerden görürdün.

Fark etmezdi.

Bütün işlerde bu teröristler vardı.

Belediyelerde, sivil toplum kuruluşlarında, ticaret odalarında, organizede, valilikte, basında…

Say sayabildiğin kadar…

Bu zihniyeti eleştirenlere cevap olarak ne derlerdi biliyor musunuz?

“Cemaat’e mensup birinin öğretmen olması veya vali olması veya polis olması kadar doğal bi şey yoktur”

Ne kadar basit ve ne kadar inandırıcı bir cevap değil mi?

Ama bu insanlar nasıl polis oldu, nasıl öğretmen oldu, diye sorunca “Kendi becerileri ile” diye cevap verirlerdi.

Toplumun her alanına girmek isteyen bir dini cemaat düşünülebilir mi?

40 yıl izledik bu her alana girmeyi…

Halen temizleyemiyoruz.

Ben bir dini cemaatin hem Kudüs’e ağlayıp hem de medyaya girmesinden korkarım!

Ben bir dini cemaatin hem 28 Şubat mağduriyeti yapıp hem de toplumun her kesimine “adam” yerleştirmesinden korkarım!

Kim ne derse desin…

Kim ne kadar laf kalabalığı yaparsa yapsın fark etmez.

Bir dini cemaatin “din” dışındaki tüm faaliyetlerine şüphe ile bakarım.

O yüzden bu yakın geçmişimizi unutmayalım.

ŞEVKET KESKİN

Gerçekten Malatya’da iki gündür görülmemiş tepkiler yaşanıyor.

Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin iki gündür söyledikleri ile gündemde…

Son yaptığı açıklama daha dikkat çekiciydi.

AK Parti Malatya milletvekili Mustafa Şahin’e hitap ederken “Bir siyasetçi zat” diye hitap ediyor.

Meşale derneğine “Şelaleciler” diye hitap ederken “Hodri meydan” diyor.

“Benim bütün ömrümü araştırın, sizin son 10 yılınızı araştırsınlar.

Benim tüm mal varlığımı araştırın, sizin son 10 yılınızı araştırsınlar.”

Bu kadar açık ve net konuşuyor.

Malatya tarihinde görülmemiş bir tepki bence…

Bakalım ne olacak…