Mustafa Hocam seni canı gönülden tebrik ediyorum.
Futbolun tabiatını alt üst edip, ezberlerimizi bozduğun için…
Hani yeni kurulan bir takım, kısa sürede beklenen uyumu yakalayamaz, başarılı olamazdı?
Öyle değil mi ama? Biz yıllardır hep bunu bilip, bunu konuşmadık mı?
Meğer sabır diye diye, sabır taşımızı çatlatıp, “o sene bu sene”lerle yıllarca kendimizi kandırmışız.
Ya da birileri kandırmış!
O zaman neymiş; ekmeği ekmekçiye verip, bir ekmek de üstüne vermek lazımmış.
Saygıyla eğiliyorum önünde hocam.
Hazırlık kampına 10 gün geç başlayan, ha patladı ha patlayacak denilen bir takımı, kısa süre içerisinde izlerken büyük keyif veren bir kimliğe kavuşturup, ölü toprağı serpilmiş bir şehri küllerinden ortaya çıkardığın için,
Son yılları buhranlar içerisinde geçmiş, kaotik bir ortam haline gelmiş, tek dikili taşı dahi olmayan bir kulübe, şanlı mazisini hatırlattığın için,
En önemlisi de hafta sonlarımızı güzelleştirdiğin için eğiliyorum önünde saygıyla.
Konuşmak için elbette erken, elbette erken havaya girmek rehavete yol açabilir, ama bunları yazmaz, konuşmazsam da varlık nedeni mi inkâr etmiş sayarım kendimi.
Gelelim Konya Anadolu Selçuklu maçına…
Evet hala sıkıntılı olduğumuz bölgeler var. Özellikle orta sahada biraz daha efektif olmamız ve rakibe o bölgede rahat adım attırmamamız gerekiyor.
Fiziksel olarak 60’tan sonra vites küçülttüğümüz de doğru ama bunlar bu uyumlu takım içerisinde giderilebilecek eksiklikler.
Biz yeter ki bu şekilde desteklemeye, inanmaya devam edelim. Bu takım daha güzel işler yapabilecek kapasitede bir takım.
SEN DEMEDİN Mİ ŞAMPİYON OLMADAN GİTMEM!
Eren Görür hem futbolculuğu, hem de adamlığıyla bu şehirde iz bırakmış futbolculardan biri.
Bu sezon Mustafa Uğur’un tercih etmemesiyle biraz geri planda kaldı. Belli ki bunu kafasında çok büyütmüş. Tabi ki bir futbolcunun yedek kalmasına üzülmesi kadar daha doğal bir şey olamaz. Ama anlaşılan Eren bu olayı farklı bir açıdan yorumlamış.
Zaten son haftalarda bir kırgınlık yaşadığı her halinden belliydi. Ama keşke bu durumu daha çok çalışarak çözmeye çalışsaydı. Küserek, antrenmanlarda çalışmayarak, hocayı protesto ederek yanlış bir yol izledi bence.
Mustafa Uğur tarzındaki bir hoca bunlara izin vermez. Felsefesinden zerre prim vermez.
Uzun lafın kısası Eren kendine yazık ediyor.
BAL BU SENE ESKİ TADINDA DEĞİL!
İlimizi Bölgesel Amatör Lig’de temsil eden takımlar ligin ilk haftasında mağlup olarak büyük bir hayal kırıklığı yarattılar.
Bence iki takımda bu işi biraz hafife alıyor.
Hele yıllardır bu ligde mücadele eden ve artık belli bir deneyime sahip olan 44 Malatyaspor yöneticilerinin bu yanlışa düşmesi beni daha çok şaşırttı.
Geçen yıllarda hep kapısından döndükleri 3’üncü lige çıkmanın zayıf kadrolarla mümkün olmadığını şimdiye kadar anlamış olmaları gerekiyordu.
Tamam, kaliteli kadro için elbette bütçe lazım ama 44 Malatyaspor bütçe olarak yıllardır bu işe dünyaları harcadı zaten.
E bu sene de iyi sayılabilecek bir meblağla yola koyuldular.
Bir iki kelime de Erkan Hoca’ya yazmadan geçmek istemiyorum.
Hocam, geçen yıllarda şuan hocası olduğunuz 44 Malatyaspor’u saha kenarında izlerken eksiklerle, yapılması gerekenlerle ilgili o kadar güzel tespitlerde bulunuyordunuz ki, sizi dinleyenler “bu takımı Erkan Hoca çalıştırmalı” diyordu.
Anlaşılan olay dışardan göründüğü gibi değilmiş!
Yeşilyurt’a gelecek olursak…
Biz Malatya’nın çocuklarıyla bu işi götüreceğiz mantığı nasıl bir mantıktır?
Kimse size Malatyalı çocuklara sahip çıkmayın demiyor ki. Ama siz kalkıp bunu yerel milliyetçilik ölçeğiyle ele alıyorsunuz.
Malatyalı çocuk yetenekliyse o takımda forma giysin amenna. Ama sırf Malatyalı diye de yeteneksiz bir futbolcuyu oynatmak mantığa ne kadar sığar?