Deveye sorulmuş boynun neden eğri? Deve sert bir cevap ile ‘nerem doğru ki’ demiş. Bu misal o kadar yaşananlar da hayat bulmuş ki, her ne vakit bir durum yaşansa akla ilk geliyor.

Malum şu an dünya Ukrayna-Rusya savaşı vesilesi ile diken üstünde iken, Filistin-İsrail savaşı patlak verdi. ‘Dünya savaşı mı çıkacak yoksa ekonomik savaş mı olacak?’ herkesin konuştuğu konu...

Rusya Çarlık rüyasında, Ukrayna ise batıya güvenerek bir başkaldırışa kalkıştı. Tüm otoriteler; ‘Ukrayna dağılır, Zelenskiy komedyendir, komedyenlerden lider olmaz, ilk günden teslim olur kaçar’ derken o herkesi ters köşe yaptı. Adeta Ukrayna ve dünyaya bir kahraman hediye etmiş edasına girdi. Rusya’nın tüm planlarını alt üst etmiş gibi görünse de Rusya alacağını almış durumda...

Dombas bölgesini işgal etti. ABD’nin yardımlarına rağmen Rusya yenilmedi. Bir sonuç çıkmasa da Rusya’nın masaya oturmayı teklif etmesi Ukrayna için bir başarı sayılmıştı.

Batının ne kadar güvenilmez olduğunu herkes anlamış oldu. Dünyanın beşten büyük olduğu adeta altın harflerle tarihe kazındı. Eski Cumhurbaşkanı şimdiki muhalefet lideri Petro Poroşenko Zelenskiy yanlış yapıyor. “Rusya gelsin bize demokrasi ve müreffeh bir gelecek vaat etsin” demedi, aldı silahını çıktı meydana. Ukrayna için ‘’canım feda’’ dedi, cepheye koştu. Savaş mahallinde böyle bir durum yaşanırken, Filistin-İsrail savaşında dünyanın gözü önünde adeta bir soykırım yaşatıyor siyonist İsrail...

Filistin halkı adeta dünyaya ders verircesine mücadelesinden asla taviz vermedi. Dünya liderlerinin ikiyüzlülükleri tescillenir oldu. Ukrayna halkı için; ‘sarı saçlı insanlar ölüyor’ diyenler; Filistin’de çocukların ölümlerine adeta sessiz tiyatro oynuyorlar.

Türkiye cephesinde ise; ‘Ukrayna’da çocuklar ölmesin’ demişti. Aynı duruşun daha fazlasını soykırım yapan İsrail için göstermeye, "Dünya beşten büyüktür" demeye devam ediyor. Ukrayna-Rusya savaşında itidali elde bırakmayarak denge politikası ile her iki ülke ile ilişkileri canlı tutup diplomasi ile barışı hâkim kılma çabası içinde oldu.

İsrail ve Filistin savaşı için de aynı duruşu göstermektedir. Bir farkla Kudüs’ün kutsallığına vurgu yapmaktadır. Muhalefet ise Ukrayna konusundaki tavırlarını Filistin savaşında revize etti. ‘’Türkiye S-400 sevdasından vazgeçmeli, Kanal İstanbul’u derhal durdurmalı, Nükleer enerjiyi iptal etmeli’’ dedi. Bir başka muhalif TV, canlı yayınında Türkiye’nin ne kadar kabile devleti olduğunu, ne kadar hesapsız hareket ettiğini, Ukrayna’daki vatandaşlar ile irtibata geçmediğini zevkle anlatıyor. Bunları ispatlamak için spontane bir dalış ile Ukrayna’da yaşayan bir vatandaşımıza bağlanıyor. O vatandaşımız Türkiye’nin 10-15 gündür kendileri ile irtibatta olduğunu, sürekli arandıklarını yiyecek vs. yardımlarını yaptıklarını söyleyince TV kanalı ve konuğu dondu kaldı. Üstüne vazife olmayan bir belediye başkanı BMGK’ya davet ediliyor ne konuşacaklar bilinmez ama orada resim verip paylaştığı kişi Türkiye düşmanı Cem Özdemir idi. Maazallah Türkiye bir savaşa girecek olsa bu zihniyetliler, Türkiye’yi şikâyet edecek hiçbir merci bırakmazlar, bununla yetinmeyip cephede hüsran haberlerini kahve eşliğinde izleyerek bekleme sevdasında idiler.

Filistin -İsrail savaşı konusunda muhalefet konsept değiştirerek Filistin yanlısı açıklamalar yapmış olsa da; "Türkiye İsrail ile ticarete devam ediyor, jet yakıtı satıyor" söylemlerini dillendirir oluyorlar. 

Tabi ki Türkiye büyük ve köklü bir devlet geleneğinden gelen bir tarihe sahiptir. Tarihte yaşanan tüm sıkıntılara göğüs germiştir. İçeridekilere rağmen kendi göbeğini kendisi kesmiştir. Birinci Dünya savaşı sonrası Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ferasetli Anadolu insanı ile adeta küllerinden doğarak Türkiye Cumhuriyeti temellerini atmışlardır. Tarihte gelen devlet anlayışımız ve kadim medeniyetlerimiz ile birçok darbe, bildiri ve kalkışmaları engin feraset ve devlet bağımlılığımız ile bertaraf etmişiz. 15 Temmuz kalkışmasında tankların önüne vücutlarımızı koyarak devleti ayakta tuttuk. Savunma sanayiindeki millileşme ile adeta küllerimizden yeniden doğmaya başladık. Azerbaycan’a İHA, SİHA hediye ettik. Batı Ukrayna’yı Rusya’ya karşı caydırıcı güç olarak savunuyor. Tarihte dostlarımız pek olmadı, birkaç millet hariç (Pakistan vs.) Herkesin bir düşmanı var iken bizim hep iki düşmanımız oldu. Biri açık ve aleni dış düşman, bir diğeri renkten renge giren içerideki düşman. Bunlarla mücadele etmek çok zor. Bu sebeplerden Kurt’a sormuşlar ensen neden kalın o da ‘’kendi işimi kendim görürüm’’ demiş. Ne mutlu ki kendi işimizi hep kendimiz görüyoruz. Tarih hep tekerrür edecektir. Yazılacak çok şey var ama mesajın kısa olanı makbuldür.

Zulüm kimden gelirse gelsin lanetliyoruz. Dini, ırkı ne olursa olsun mazlumun safında olacağız. İnsanlar ölmesin, çocuklar ölmesin!