Türkiye’de siyasi partiler seçimlerde düşüş yaşadıklarında akıllara gelen ilk kelime değişimdir.

Her sonuç değişim gerektirmeye bilir lakin değişim olmadan da sonucun telafi zordur. Parti içi muhalifler ve parti seçmenlerinin seçim sonrası en çok kullandıkları kelimedir değişim…

3 Kasım 2002 tarihinden 31 Mart 2024 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimlerine kadar istisnasız AK Parti açık ara önde seçimleri tamamladı.

CHP;

Ana muhalefet partisi CHP ise 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimlerine kadar sandıkta ikinci parti olarak çıtı.

CHP kanadında her seçim sonrası değişim kelimesi güçlü bir şekilde dillendirildi. Hatta: “değişmeyen tek şey değişimdir” söylemleri güçlü bir dille ifade edilirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu asli görevi olan belediye başkanlığını bırakıp il il dolaşıp değişim istiyordu.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan Bolu’dan Genel Merkeze yürüyerek koltuk fırlatıp değişim istemişti.

Değişimin asıl amacı olan zihniyet ve yol değişikliği iken geldiğimiz noktada ekiplerin değişiminden öteye yol alınmadığı su götürmüyor.

Yol ve stratejinin değişmediği bir değişim asla başarı getirmeyecektir. Bir genel başkan gitmiş yerine bir yardımcısı gelince adı değişimdir ama yolu “eski tas eski hamamdır.”

CHP Olağan Kongresinde değişim isteyenlerin desteği ile Özgür Özel genel başkanlık koltuğunu elde etti.

Özgür Özel’in ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kongre de yaptıkları konuşma Türkiye de içeride olan herkese selam gönderme havasında geçti.

Değişimin olmayacağı fikri halkta hakimdi. Sadece lider değişikliği olarak algılandı.

Özgür Özel genel başkan olduktan sonra ilk söylemleri muhteşemdi. Mavi vatan, Suriye, Azerbaycan gibi konularda Türkiye partisi olacağız mesajı vermişti.

Hatta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu istedi olumlu yanıt alınca o görüşme gerçekleşti. Gelecek 4 yıl adına güzel bir hava yakalanmıştı. Mücadele yerine müzakere çıkışı dillerde idi.

Bu olumlu hava Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP genel merkezini ziyareti ile tavan yaptı.

Verilen ilk mesajlar olumlu bir hava estiriyordu. “Dışarıda Türkiye partisi gibi, içeride ana muhalefet partisi gibi olacağız” diyorlardı. Kemal Kılıçdaroğlu ise müzakere yerine mücadele edilmeli diyordu.

Kemal Bey başta İmamoğlu ve Mansur Yavaş olmak üzere bazı görüşmeler planlıyordu. Mansur Yavaş ile görüşmesini tamamladı. Basına ise bilerek sızdırıldı.

Ekrem İmamoğlu ile de ileride günlerde bir görüşme gerçekleşecek.

CHP de kılıçlar yeniden çekilecek. Tüzük Kurultayı olağanüstü seçimli bir kurultaya dönüşebilir. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Ekrem İmamoğlu genel başkanlık için adaylığı konuşulabilir.

CHP’li muhalif kanatların yumuşama sürecinden mücadele sürecine evirilmesi için fabrika ayarlarına dönmesi mücadelesi yaşanabilir.

Değişim, yumuşama ve normalleşme süreci konuşuluyor iken CHP lideri Sayın Özgür Özel müzakere söylemini revize ederek parti iç dinamiklerini susturmak için 31 Mart 2024 seçimleri sonrası “erken seçim gündemimiz de yok” söylemi yerine 1.5 yıl içinde erken seçim olabilire getirdi. Bu söylemin arkasında CHP’nin fabrika ayarları yatmaktadır. CHP de değişimin ne kadar zor olduğunun delili…

Geldiğimiz nokta itibarı ile Özgür Bey çaba harcasa da bir noktadan sonra fabrika ayarları buna engel…

Adalet ve Kalkınma partisi;

14 ağustos 2001 tarihinde kurulan Ak Parti girdiği ilk seçim olan 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde % 37 oy alarak tek başına iktidar olma gücünü yakaladı. Girdiği her seçimde oylarını artırarak 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimlerine kadar büyük başarılara imza attı.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde beklemediği bir sonucu yaşadı. Bu sonucu tamamen ekonomiye ve emeklilere bağlamak yanlış… Birçok etken var işin içinde: Yanlış tercihler, beceriksiz ve menfaatçi teşkilatlar yabana atılamaz. Tarihinde ilk defa girdiği bir seçimde ikinci parti oldu. Bu sonuç mutsuzluk verse de Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan yine balkon konuşmasını yaparak: “Çıkan sonuca saygılıyız, mesajı aldık hatalarımız gördük gereğini yapacağız. Halkın kararına saygılıyız” dedi.

Bu güçlü söylemlere müteakip değişim kelimesi dillerde söylendi. Teşkilat değişimleri ilk akla gelen çare gibi görünüyordu. AK Parti A takımında ise pek değişiklik yaşanacağını kimse tahmin etmiyor.

Tüm değişimlerin il ve ilçe teşkilatlarında yaşanacağı söyleniyor. 7 il hariç henüz değişen il başkanı olmadı. Bu süreci yaz boyunca hepimiz takip edeceğiz. AK Parti aldığı mesajların ne kadarını yerine getirecek.

Şahsen ben köklü değişimlerin yaşanacağını bekleyenlerden değilim.

Demokrasi serüvenimizde hiçbir siyasi partide halkın beklediği köklü değişimler yaşanmamıştır. Bunu ilk defa AK Parti başaracak mı? Hep beraber bakıp göreceğiz. Temennimiz değişim yönünde…

Asıl büyük sorunumuz çıkan sonuçları birlerine mal etmeye meyletmek; emekliler, asgari ücretliler, memurlar vs.

Değişimle kalın…