Bir cenaze insanın en çaresiz olduğu andır. Sessizliğin en ağır bastığı, gözyaşlarının içe aktığı bir vedadır. Orada kelimeler yetmez, acı konuşur. Bir baba, bir anne, bir kardeş toprağa verilirken geride kalanlar sadece yas tutar. Ve o an, en çok da samimiyetin anlam kazandığı andır. Çünkü acı samimiyet ister.
Ancak Malatya’da son yıllarda cenazeler olması gerektiği gibi değil. Gözyaşlarının arasına objektifler giriyor, yasın içine siyaset karışıyor. Siyasetçiler, STK başkanları, muhtarlar ve makam sahipleri için cenazeler adeta bir görünme sahnesine dönüşüyor. En önde saf tutmalar, yan yana dizilip objektiflere poz vermeler, sosyal medyada “Cenazeye katıldık” paylaşımları… Acaba burada asıl amaç gerçekten taziyede bulunmak mı, yoksa görünür olmak mı?
ACININ ORTASINDA REKLAM KOKUSU
Bir insanın cenazeye gitmesi, vefat eden kişinin ailesine destek olmak içindir. Ama Malatya’da cenazelerde artık asıl mesele bu olmaktan çıkmış durumda. Bir cenazeye katılan siyasetçinin veya bir STK başkanının orada bulunmasının değeri, sosyal medyaya düşen kareyle ölçülüyor. “Falanca isim de oradaydı” denmesi için mi cenazeye gidilir? Bir insan, acıyı paylaşmak için mi saf tutar, yoksa kendini göstermek için mi?
Bu sorunun cevabı, cenazelerde çekilen onlarca fotoğrafta saklı. Eğer gerçekten acıyı paylaşmak istiyorsanız, bunu bir objektif karşısında durarak yapamazsınız. Dua ederek, sessizce aileye sarılarak, orada olduğunuzu hissettirerek yapabilirsiniz. Ama fotoğraf çektirip paylaşım yapmak, cenazenin ruhuna aykırıdır.
CENAZE SAHİPLERİNE SAYGISIZLIK
Bir evlat, bir baba, bir anne, bir kardeş kaybedildiğinde, geride kalanlar derin bir sessizliğe gömülür. O an, dünyaları yıkılmıştır. Ama tam da o anda, birileri sıraya girip kareye girmeye çalışıyor. “Başkanım buraya geçin, vekilim şöyle durun” diyenler cenazenin ön saflarında yer kapıyor. Cenaze sahipleri ise çoğu zaman geride, sessizce beklemek zorunda kalıyor.
Malatya’da birçok cenazede bu görüntüye şahit olmak mümkün. Aile, acısıyla baş başa kalamıyor. Çünkü cenaze, bir yas ortamından çok, bir protokol törenine dönüyor. Gerçekten acıyı paylaşmak isteyen bir insan, aileye sahneyi bırakır. Onların yasına saygı duyar.
MALATYA’NIN CENAZE KÜLTÜRÜ DEĞİŞİYOR
Eskiden Malatya’da cenazeler, gösterişten uzak, gerçekten yas tutulan yerlerdi. İnsanlar taziye çadırlarına sadece başsağlığı dilemek için giderdi. Ama artık cenazeler birer siyasi alan gibi algılanıyor. Kimlerin geldiği, kimlerin fotoğraf verdiği konuşuluyor. Bu, toplumsal bir değişimi gösteriyor. Cenazeler bile reklam alanına dönüşmüşse, gerçekten büyük bir sorun var demektir.
GERÇEK TAZİYE NASIL OLUR?
Bir cenazeye giden insanın önceliği, kayıp yaşayan insanlara destek olmaktır. Ama bunu fotoğraf çektirerek ya da sosyal medyada paylaşım yaparak yapamazsınız. Gerçek taziye, sessizliktir. Gerçek taziye, samimiyettir. Bir omuz vermektir, içten bir dua etmektir. Ama bunu yaparken kameralar önünde değil, kalpten yapmak gerekir.
CENAZELER, SİYASET SAHNESİ DEĞİLDİR
Malatya’da artık bu alışkanlığın değişmesi gerekiyor. Cenazeler, siyasetçilerin ya da STK başkanlarının kendini göstereceği bir yer değildir. Eğer gerçekten acıyı paylaşmak istiyorsanız, bunu içten yapın. Kameralar olmadan, objektiflere poz vermeden, samimi bir şekilde. Çünkü cenazeler, son veda yeridir. Reklam panosu değil.