İsmet Paşa Parkı’nın içinde bulunan Hürriyet aile çay bahçesini ilk defa çocukluğumda Çakkal Hanifi'nin geleneksel hale getirdiği, sonradan Belediyenin sürdürdüğü kimsesiz çocukları sünnet ettirme merasimlerinden hatırlıyorum.
Adlarının önündeki sıfatlara bakıp bu insanları yargılamak hiç doğru olmaz.
Çakkal Hanifi lakaplı Hanifi Ezen gayet hayırsever, büyüklerine son derece saygılı bir kabadayıydı.
Kimseye beş kuruşluk faydası olmayan zenginlerden aldığını fakir fukaraya dağıtan bir modern Köroğlu’ydu.
Fakir çocukları sünnet töreninde faytonlarla şehirde tur atmaları hala gözümün önündedir.
Hürriyet aile çay bahçesi Malatya sanatçıları için bir okul görevi yapmış ve onların yetişme ve tecrübe kazanmasında itici bir güç olmuştur.
Çakkal Hanifi'nin ölümünden sonra burayı Palulu Zaza Cemil lakaplı Cemil Doğan işletmeye başlamıştır.
Oradan yetişen sanatçıları şöyle bir hatırlayalım:
Tartışmasız bir şekilde ilk sırayı İlhan Kızılay'a vermek gerekir diye düşünüyorum.
Kadife sesli sanatçı lakaplı İlhan Kızılay benim de tanımaktan onur duyduğum bir ağabeyimdi.
İstanbul'a yerleştikten sonra Malatya'ya gelişlerinde bizim otelde misafir ettiğim, bol bol müzikten, eskilerden konuştuğumuz bir büyüğümdü .
Şemsiyesi elinde
Kuşak vardı belinde
Adını diyemedim
Ateş vardı dilinde... türküsü ve "Akçadağ Köyü’ne de Ören diyorlar" diye başlayan ,Örenli Gelin uzun havası hala kulaklardadır.
İstanbul'dan gelen halamların isteği ile İlhan Kızılay'ı dinlemeye çok gitmişliğimiz vardır.
'Can dilber’, ‘Çiçek'ten harman olmaz’, ‘Ev süpürür toz eder’, ‘Alında yürü salında yürü’, ‘Böyle mi yanar da adam adama' türküleri desem aklınıza hemen Fahri Özyıldırım gelir.
Sahnedeki tavrı, yakışıklılığı ve ağır başlı duruşuyla, Malatyalıların çok sevdiği sanatçılardan biriydi.
Fahri Özyıldırım bizim otobüs firmamızın karşısından hareket eden Hhastane minibüslerinden birini, daha doğrusu kivrem Osman Alibeyoğlu'nun minibüsünü sürdüğü için onunla da bir hukukumuz oluşmuştu.
8 yaşında sahneye çıkan ve çok sevilen bir Zeynel Tütüncü vardı. Çok iyi yerlere geleceğini düşündüğümüz Zeynel Tütüncü, ergenlik dönemindeki ses değişikliği sonrasında kaybolup gitti.
Yanılmadığımız isimlerden biri Selahattin Alpay'dı. Malatya’dan sonra gittiği İstanbul'da her zaman göğsümüzü kabartan bir sanatçı olmuştur.
Yazımızın devamı yayınlanacaktır…