Malatya’m Malatya’m.
Yollarına kurban olduğum Malatya’m.
Bir senin eşin bulunmaz
Bir de eşimin.

Geleceksin Malatyalım
Güleceksin Malatya’m.

Perdeleri çekili pencerelerinde
Sokaklarında caddelerinde
Sönük değil
Korkak değil
Düğün meydanında
Memleket aşkıyla
Yavuklu aşkıyla kendinden geçmiş
Halay başı delikanlı gibi
Cesur ışıkların yanacak Malatya’m.

Enkazın karanlığında kala kala
Nefes alamaya alamaya
Belini doğrultamaya
Başını oynatamaya
Kanı aka aka
Kırıklarıyla kıvrana kıvrana
Bağıra bağıra
Sesini kimseye duyuramadan
Sonsuzluğa göçenlerinle Malatya’m.

Annesinin gözü önünde
Anne anne diye ağlayıp sonsuz susan çocuklarınla
Çocuğu gözü önünde ölen
Kurtulup çocuğundan daha çok ölen annelerinle
Babalarınla kardeşlerinle…

Çok yaralısın Malatya’m
Ağır yaralısın.

Kardeşlerim, çocuklarım, torunlarım
Gittiniz bu dünyadan.
Ağıtlarınızla korkularınızla karanlıklarınızla
Ağrıyan her yanınızla son nefesinizi verdiniz.
Yolunuz cennet olsun kardeşlerim
Yeriniz şehit yeri olsun
Kardeşlerim analarım bacılarım.

Yaslısın Malatya’m
Ağır yaslısın.

Yıkıntıların var Malatya’m
Minaresi devrilmiş
Mihrabı yerinde olmayan camilerin
Caddelerin sokakların semtlerin var Malatya’m
Güzelliği üstünde ama gücü olmayan
Işıkları hep sönük binaların var.

Çarşıların pasajların işhanıların vardı Malatya’m
İçindeki küçücük dükkanlarıyla
Kadayıfçıların yassı kadayıfçıların baklavacıların vardı.
Kebapçıların dönercilerin tavacıların
Konfeksiyoncuların manifaturacıların trikocuların
Terzilerin berberlerin çay ocakların vardı Malatya’m.
Bir varmış bir yokmuş olan.

Senin en şanslıların küçük çocukların
Yeni doğmuş doğacak yavruların Malatya’m.

Malatya’yı böyle görecekler
Bu Malatya’da büyüyecekler
Öyküler anılar dinleyecekler
Öğrenecekler düşünecekler
Anlayacaklar anlatacaklar.
Keşke bunlardan birinin
Yerinde olsaydım da
Bu günleri görmeseydim
Diyenlerin çok fazla Malatya’m.

Dilek’ten Malatya’ya giderken
Roman çadırlarının önünden geçerken
Bakar şaşardım.
Bunlar bu çadırlarda nasıl yaşarlar
Bunlar bin yıl gerilerden koşarlar derdim.

O çadırların yerine şimdi bizimkiler kondu.
Gece değil gündüz kondu
Kaçak değil devletçe kondu.
Şimdi naylon damdalar Malatya’m.
Üç tane beş tane dairesi olanlar da
Bu damlarda yaşıyor.
İnsanlar ‘Ne oldum’ değil, ‘ne olacağım!’
Demediğine yanıyor Malatya’m.

Malatya’m yeşil Malatya’m
Bir senin eşin bulunmaz
Bir de eşimin.

Sen yine osun
O Malatya’sın
Yine şırıl şırıl suların akacak
Yine bahçelerin meyveyle dolacak
Sen zaten Kayısının başkentisin
Kayısı bahçelerini deprem vurmaz
Soğuk vurur don vurur
Bizi yokluğu vurur
Bizi ara sıra da deprem vurur Malatya’m.

Malatya’m altınım
Sarı kurdelem
Sen yaralısın
Sen çok yaralısın

Bilesin sahipsiz değilsin
Biz buradayız
Hep yanındayız

Biz seninle iki cumhurbaşkanı
Çıkardık bu memlekete
Seni mi çıkaramayacağız bu halden
Biz senle yetiştik
Senin havan
Senin suyunla
Tabii ki kayısınla.

Tecde’de kızılcıkların
Yeşilyurt’ta kirazların
Doğanşehir’de elmaların
Arapgir’de kara üzümlerin
Banazı’da tahnebin
Kale’de çileklerin
Dilek’te kayısıların...
Bize renk verdi
Bize kan verdi
Bize kimlik verdi

Bize güven Malatya’m
Yetiştirdiğin Malatyalıya güven
Bizim DNA’mız değişmez.

Seni eski günlerinden
Daha güzel günlere kavuşturacağız
Yavaşlığımıza kimse kanmasın
Ağırdan almamıza kimse bakmasın
Adımlarımız temkinli
Biz Malatyalıyız
Ne yaptığımızı biliriz

Senin güzelliğin de yine gelecek
Çarşıların pazarların şenlenecek
Camilerin çeşmelerin
Akpınar’ın Sıtmapınarı’n
Kernek’in Dernek’in
Fuzuli’n Emeksiz’in
Turgut Temelli’n Tevfik Temelli’n
Eskisi gibi ama ondan daha güzel olacak
Daha sağlam olacak bilesin Malatya’m.


Her şeyden önemlisi.
Biz depremden korkmayacağız
Deprem bizden korkacak
Nasıl olsa yıkamam diye
Üstümüze gelmeyecek.

Hakim Bey Apartmanı yıkıldı
Seksen altı can kaldı altında
Biri de avukat seksen altı
Cansız beden çıkarıldı enkazından.
Yanındaki Hakim Bey Apartmanı
B Blokta bir şey yok dimdik ayakta.
Bunu da inceleyeceğiz
Bunu da öğreneceğiz ‘neden?’ diye
Şehir merkezinde altı su kaynayan
Otuz katlı bina niye yıkılmadı?
Boran’da Karakaya suları altından
Su çekilince aslan gibi ortaya çıkan
Minare nice depremlere nasıl dayandı
Eski depremlerde neden en önce
Kamu binaları yıkılıyordu da
Sonraki depremlerde yıkılmıyor
Bunu da araştıracağız
Hepimiz her şeyi öğreneceğiz
Allah’ın verdiği akıldan
Allah’ın önerdiği bilimden
Ayrılmayacağız
Nefsimize nüfsümüze yenilmeyeceğiz
Ve deprem olduğunda
Ev haliyle sokağa koşmayacak
Yatağımızda şöyle bir döneceğiz
O kadar Malatya’m…