Hikâyesi bol bir maçtan, çok şükür güzel anılarla döndük İstanbul’dan...

Maç öncesi onca komplo teorisi üretilirken, alnının akıyla ayrıldı Yeni Malatyaspor Vodafone Arena’dan.

Merak edilen 3 soru vardı:

1-Vodafone Arena’ya kaç bin kişi gelecek?

2-Yönetim ve Teknik Heyet iyi zeminde nasıl bir sonuç alacak?

3-Ayite, Yeni Malatyaspor’a ne katacak?

*Hepsi de yanıt buldu, 6 bin taraftar sayıca olmasa da yürekleriyle stadı doldurdu.

*3 – 1 kazanan Yeni Malatyaspor özellikle ikinci yarıdaki akıcı oyunuyla sahanın da stadın da hakkını verdi.

*Ayite golle başladı, şampiyonluk bekleyen taraftarın hevesini kursağında bırakmadı.

İYİ Kİ MALATYALIYIM, ÇÜNKÜ:

-Maç sabahı MASTÖB, MİAD, MADEF ve MEV’in Malta Köşkü’nde Malatya’dan gelen misafirlere verdiği kahvaltıya katıldım. Değerli iş adamlarımızın “Malatyaspor yüzünden evimize haciz geldi, mahkemelik olduk ancak bugün deseler yine elimizin taşın altına atmaya hazır” cümlesi içimi rahatlattı. Böylesi Malatyalılar olduğu müddetçe sırtımız yere gelmez.

-İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın kültür ve turizm danışmanlığını yapan Malatyalı ve Malatya sevdalısı Tülin Hanım’la tanıştık. “Yolu İstanbul’a düşen herkese kapım açık” diyor. Malatya sevgisini, Anadolu insanı sıcaklığını hiç kaybetmemiş.

-MİAD’ın basın danışmanlığı görevinde bulunan gazeteci Hasan Koç’un 6 yaşındaki oğlu kahvaltının sonunda “Malatya candır, gerisi heyecandır” dedi, hepimizi mest etti. İşte böyle Malatyalılar lazım bize. Çocukları bu şehri görmese de o memleket hasretini yaşattıracak kadar çok seven memleketini...

BİZE HER YER MALATYA!

Dolmabahçe Sarayı, Barbaros Yokuşu, Taksim, Orta Köy Cami, Beşiktaş, Kabataş... Her farklı yönden Malatyalıların akın akın İstanbul’u sarı kırmızıya boyadıklarını gördüm, gurur duydum. “Bize her yer Malatya” lafının dışa vurumuydu caddeler, meydanlar.


ERDOĞAN ARIKAN’IN MALATYA SICAKLIĞI

Vodafone Arena’nın basın tribününe girdiğimde, kendime yer beğenirken, spor medyasının duayenlerinden Erdoğan Arıkan ile karşılaştık. Malatyalıların dört gözle beklediği bu maçı herkes onun sesinden dinleyecekti. Tanıştık, sohbet ettik derken, Erdoğan abinin Malatya sempatisini gördüm. Maçı da her zamanki gibi müthiş seslendirmiş, Malatyalıları mest etmiş.


VEE MAÇ...

İlk 30 dakika stadın ambiyansından ve içindeki aşırı kazanma isteğinden final paslarını Ayite ile buluşturamayan Yeni Malatyaspor, etkili hücumlar yapamayınca Denizlispor birkaç pozisyon buldu. Yine tilki işi bir gol atan Dialiba kilidi açarken, skorun farklı olacağını tahmin etmek hiç zor olmadı.

İkinci yarı tamamen şampiyon olmaya yakışır bir görüntü vardı sahada. Pereira’nın şık plasesi, Ayite’nin usta bitiriciliği, Sedat, Azubuike ve Murat Yıldırım’ın orta sahayı hızlı geçişleri sanki Malatyaspor’u değil de Beşiktaş’ı izliyoruz havası verdi bizlere. Ertaç’ın üzerine koyarak devam etmesi, penaltıyı çıkarması ‘lider takım işte böyle olmalı’ dedirtti herkese.

Ayrıca şunu da anlamıyorum. Denizli takımı Sivas’ı, Göztepe’yi, Eskişehir’i yenince iyi, Malatya’ya kaybedince kötü takım deniyor. Biraz da hocamızın, futbolcularımızın hakkını verelim. Azubuıke-Sedat ve Sadık’ın bir birine yakın oynayarak, Kappel ve Moritz’e adım attırmayışını takdir edelim.


TEŞEKKÜRLER... TEŞEKKÜRLER... TEŞEKKÜRLER...

*Vodafone Arena’nın kapılarını bize açmakla kalmayan, üstüne üstlük ses sistemini, anonsçusunu Malatyalıların istediği gibi görevlendiren, ‘yatak odası’ diyeceğim kendi soyunma odasını bile Yeni Malatyaspor’a açan EFENDİ Beşiktaş camiasını yürekten kutluyorum, hepsine teşekkür ediyorum.

*Bilecik, Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ, Malatya demeden stada koşan, oluşturdukları atmosferle herkesi büyüleyen, en ufak bir tatsızlık yaşatmadan stattan ayrılan binlerce Malatyalı hemşerilerimi tebrik ediyor, hepsine teşekkür ediyorum.

*O coşkulu havada, o müthiş statta, taraftarına galibiyet hediye edip, Malatya’yı yeniden zirveye çıkaran futbolcumuza, teknik heyetimize, kulüp çalışanlarımıza, yönetimimize teşekkür ediyorum.