14 Ağustos 2001 yılında kurulan, 3 Kasım 2002 tarihinde tek başına hükümet olma yetkisini alan AK Parti 22 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yönetiyor. Birçok teşkilat mensubu geldi geçti. Birçok kişi bakiyelerden faydalandı. Birçok STK bu gücün arakasında akıl almaz işlere kalkıştı.

Öyle süreçler yaşandı ki, sahi reis bu kadar donanımlı insanları nasıl buluyor diye, öyle zamanlarda oldu ki, reis bu kadar beceriksiz ve yeteneksiz insanları nasıl oluyor da bu kadar ringte tutuyor denilen çok zamanlara şahitlik yaptık, yapıyoruz.

Meclis aritmetiğinde meslekler arası adaletsizlikler hat safhada… Öyle meslek grupları var ki, enflasyonları yaşanıyor, öyle meslekler var ki develüasyonları var.

Şahsi kanaatim; siyasette ehliyet, liyakat, duruş, dava, ruh ve felsefe kelimeleri sınıfta kalıyor.

31 Mart 2024 Yerel seçimlerinde birincilik kürsüsünden inip bronz madalya almaya razı olmak zorunda kalan AK Parti kendi iç muhasebesini yapacaktır heyecanı ile ak yürekli ak dava sevdalıları umut içindeler.

‘’Halktan mesajı aldık gereğini yapacağız’’ mesajları umut verici oldu. Aksi halde 2028 seçimleri erkene alınıp daha kötü sonuçlar elde edilebilir.

Bir daha 31 Mart sonuçları yaşanmasın diye AK Parti lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan her platformda halka mesaj vermeyi ihmal etmiyor. Merkezden gelen mesajlar umut verici olsa da taşrada yaşananlar hala eski tas eski hamam..!

AK Parti lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan 30 Haziran 2024 Kızılcahamam kampında teşkilat mensuplarına seslenerek;

Yoksulları siz arayıp bulacaksınız, ola ki onlar gururlarına yediremiyorlardır..!

Siz oy versin vermesin herkesin başkanlarısınız..!

Makamlarınızda oturup elitlerin başkanları olmaya yeltenmeyin..!

Çok ses çıkaranlara aldanmayın..!

Sessiz çoğunlukların sesi olunuz..!

Emanetin hakkının verin vebal ağırdır..!

Şehirlerinizi inşa edin, yeşillendirin ve güzelleştiriniz..!

Kimseyi ötekileştirmeyiniz..!

Uyurken bir gözünüz açık olsun..!

Makam sevdası olmayınız, halkın arasına giriniz..!

Bir şantiye şefi gibi olunuz..!

Kimsenin bakiyesine güvenmeyiniz, kendi bakiyenizi kendiniz elde ediniz..!

Asla ayırımcı olmayınız..!

Tevazu, samimiyet gayret sahibi olunuz..!

Milleti karşınıza değil saflarınıza alınız..!

Kazanamadıklarınızı da kazanmaya gayret ediniz..!

Kazandıklarınızı ise ötelemeyiniz..!

Sesi çok çıkanların bizi yönetmelerine müsaade etmeyiniz, bunlara izin verirsek tümden kaybederiz..!

Merkezi yönetimlerin yol haritaları yerelden geçer, yerelde başarılı olursanız merkezi hükümetler daha başarılı olurlar..!

Beldelerinizde, ilçelerinizde ve illerinizde başarı hikayeleri yoksa bizi kötü bir son bekliyor olabilir..!

Vandallıkla sokakları ateşe vermek kabul edilemez. Muhalefet söylemleri ile buna çanak tutuyor, asla izin vermeyiniz ve provakasyonlara gelmeyiniz..!

Sokak provakasyonlarının ana kaynağı muhalefetin zehirli dilidir bu tuzağa düşmeyiniz..!

Muhalefet tüm yaşanan olumsuzlukların sebebi olarak Suriyeli sığınmacıları sorumlu tutuyor..!

Unutmayınız nefret ve kin dili kazandırmaz, samimiyet, tevazu  ve irfan sahibi olmak kazandırır..!

Halkın beklediği bu mesajlar çok kıymetli ve değerli…

Halk bu mesajların gereğini yerelde görmek istiyor. Olur mu onu zaman gösterecektir. Hep beraber yaşayıp göreceğiz.

Bir yetkili, bürokrat, vali, kaymakam, başkan, müdür her kim olursa olsun, o yer için vazgeçilmez olmamalıdır. Çok başarılı ise daha üst seviyelere yükseltilmeli, yok eğer başarısızlık varsa o yer için o şahıs eziyet olmaktan çıkarılsın..! Birleri bakiyeleri ile o şahısları inatla tutmasınlar, tutacak olurlarsa o ateş mutlaka bir gün onlara da sirayet edecektir.

Ez cümle; temennimiz o dur ki, Kızılcahamam ve daha önce ki, balkon konuşmalarının mesajları hedefine ulaşsın..!

Daha güçlü, daha müreffeh ve daha ayakları yere sağlam basan bir Türkiye hayali ile…

Mesajlara kulak tıkamayınız…

Değişimle kalınız…