ABD merkezli finans devi Invesco altın piyasasının üç aylık performansını ve geleceğe dönük beklentilerini içeren kapsamlı bir analiz yayımladı. Uzmanların hazırladığı rapor yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon kaygılarını artırdığını, piyasalardaki faiz artışı ihtimalini güçlendirdiğini gösteriyor. Kıymetli maden son aylarda sert bir değer kaybı yaşasa da kurum analistleri altının 2026 yılını pozitif bir görünümle tamamlayacağını tahmin ediyor.

Çocuk doğduktan sonra altmış ay boyunca sürüyor: İşte devletin herkese verdiği destek
Çocuk doğduktan sonra altmış ay boyunca sürüyor: İşte devletin herkese verdiği destek
İçeriği Görüntüle

İKİNCİ ÇEYREKTE TARİHİ DEĞER KAYBI

Altın fiyatları yılın ikinci çeyreğini yüzde 14,1 oranında kayıpla kapatarak ilk aylarda elde ettiği tüm kazancı sildi. Ocak ayında tarihi zirvesini gören değerli metal, nisan ayında başlayan dalgalanmaların ardından mayıs ve haziran döneminde düşüşünü hızlandırdı. Ons altın aylar sonra kritik psikolojik sınırların altına inerek yatırımcısında paniğe yol açtı.

Uzmanlar bu tabloyu 2013 yılından bu yana kaydedilen en kötü çeyreklik performans olarak tanımlıyor.

Uzun süreli yükseliş trendlerinin ardından gelen bu kâr satışlarını piyasa profesyonelleri olağan karşılıyor. Altının son bir yıllık zaman diliminde hala yüzde 21,3 oranında primli seyretmesi yaşanan geri çekilmenin piyasa sağlığı açısından faydalı bir düzeltme olduğunu kanıtlıyor.

FİYATLARI BASKILAYAN TEMEL ETKENLER

Analistler kıymetli maden üzerindeki aşağı yönlü baskının bir süre daha devam edeceğini belirtiyor. Amerikan Merkez Bankasının enflasyonla mücadeledeki tutumu, petrol piyasasındaki fiyatlamalar ve doların küresel gücü önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları arasına giriyor. Yüksek faiz oranları herhangi bir sabit getiri sağlamayan altını elde tutmanın maliyetini artırıyor.

Güçlü dolar ise uluslararası alıcıların maliyet yükünü ağırlaştırıyor.

Enflasyonun uzun süre yüksek kalacağı beklentisi piyasalardaki yatırım iştahını daralttı. ABD ile İran heyetleri arasında yürütülen diplomatik görüşmelerin olumlu ilerlemesi jeopolitik risk primini düşürerek altının güvenli liman algısını zayıflattı. WTI ham petrolünün varil fiyatındaki dengelenme enerji arzına dair endişeleri giderdi. Bütün bu gelişmeler ikinci çeyrek boyunca altın fiyatlarını aşağı çeken temel etkenler olarak kayıtlara geçti.

Temmuz ayında faiz artışı bekleyen piyasalar yıl sonuna kadar oranların mevcut seviyenin üzerine çıkma ihtimalini yüzde 83 olarak hesapladı.

MERKEZ BANKALARI ALIMLARI HIZLANDIRIYOR

Invesco analistleri kısa vadeli baskılara rağmen 2026 yılının ikinci yarısı için umutlu bir senaryo çiziyor. Uzmanlar kıymetli madene yönelik yapısal desteğin gücünü koruduğunu belirterek merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejilerini işaret ediyor.

Dünya Altın Konseyinin hazırladığı son anket kurumsal talebin boyutunu rakamlarla netleştiriyor.

Araştırmaya katılan merkez bankası yetkililerinin yüzde 45'i önümüzdeki bir yıllık süreçte altın rezervlerini büyütmeyi planlıyor. Yetkililerin yüzde 89'u ise devletlerin altın stoklarını artıracağı tahmininde bulunuyor. Küresel Devlet Varlık Yönetimi Çalışması da merkez bankalarının son üç yılda yaşanan enflasyon dalgası ile jeopolitik krizler yüzünden altın yatırımlarını hızlandırdığını doğruluyor.

Devletlerin alım politikası fiyattan bağımsız ilerliyor. Perakende yatırımcılar ise günlük fiyat hareketlerine göre anlık kararlar alıyor.

Uzmanlar altının hisse senetleri gibi diğer yatırım araçlarıyla düşük bir korelasyon sergilediğini, böylece eşsiz bir portföy çeşitlendirme aracı olduğunu ifade ediyor. Kredi riski taşımayan bu varlık küresel yatırımcılar için güvenli bir değer saklama limanı olma vasfını sürdürüyor.

Muhabir: Haber Merkezi