Zulüm; güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, acımasızlık, haksızlık, eziyet, cefa kaygı, demektir.
Zulüm, “haddi tecavüz” demektir; başkasının mülkünde onun rızası olmaksızın tasarruf etme manasına gelir. Malik-i Hakiki ancak Allah tır, mülk O’nundur. Kimin tasarrufunda ne varsa ancak emanettir. O halde insan, diliyle her dilediğini söyleyemez. İlâhî rızaya muhalif söz sarf eden insan, Gözüyle her istediğine bakamaz. Eliyle her istediğini tutamaz, Ayağıyla her istediği yere gidemez hülasa insan fıtri yaratılışın dışına çıkamaz çıkarsa zulmetmiş olur. Aynı zamanda bir Müslüman yaşadığı dünya içerisinde ki canlı, cansız tüm varlıklara keyfi muamele yapamaz. Bir Müslüman keyfine hevayı hevesine göre yaşayamaz. Aksi halde zulüm içinde yaşamış olur. Yani ALLAH’ın istediği gibi doğru olacak. Bu şekilde insan kendine verilen nimetleri amacı dışında kullanmışsa ve onları yıpratmışsa çeşitli şekillerde kendine zulmetmiş olur. Biz kendimizin olsak neyse, istediğimiz gibi tasarrufta bulunuruz; ama değiliz işte. Hakkımız yok canımızı yakmaya…
Bu girişten sonra zulüm ile ilgili AYET ve Hadislere bir göz atalım.
KONUYLA İLİGLİ AYETLER:
“İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı. 2:165 –“
“Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın. Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın. Her kim bunu yaparsa nefsine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın âyetlerini alay konusu edinmeyin, Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size kendisiyle öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp, düşünün. Hem Allah'tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir. 2:231”
“İnandıktan, Peygamber'in hak olduğuna şahadet ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâra sapan bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimler güruhunu doğru yola iletmez. 3:86”
“Ve onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler.”
"Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez. 3:182”
"Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.3:192”
“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar. 4:10”
“Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır. 4:30”
“Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardı. 4:64”
“Kim bir kötülük işler yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. 4:110”
“Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir. 4:168”
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur. 5:29”
“Andolsun, ‘Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir’ diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: ‘Ey İsrailoğullar! Hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehennemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur’ demişti. 5:72”
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Hepiniz gözeticisiniz, gözettiklerinizden sorumlusunuz. Lider bir gözeticidir, yönettiklerinden sorumludur. Adam ailesinin gözeticisidir, onlardan sorumludur. Kadın, kocasının evinde gözeticidir, görevli olduğu işten sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malının gözeticisidir, ondan sorumludur…"
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Adil davrananlar, Allah katında, Rahmanın sağındaki nurdan minberler üstündedirler. Onlar, hükümlerinde ve ailelerinde, başta bulundukları sürece âdil davrananlardır."
"Ey Abdurrahman! Baş olmayı isteme, eğer isteğin üzerine o görev sana verilirse, onunla baş başa bırakılırsın
Şâyet sen istemeden sana verilirse, o işde yardım görürsün."
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Siz, baş olmak isteyeceksiniz, hem de büyük bir istekle
Ancak bu, sizin için kıyamette bir pişmanlık olacaktır. O yüksek makam ne güzel sütannedir! Ondan ayrılmak da memeden ayrılmaktan zordur!"
"Allah, bir yönetici için iyilik isterse, ona iyi bir yardımcı ihsan eder ki, unuttuğu zaman hatırlatır, hatırladığı zaman da ona yardım eder. Hayrını istemezse, ona kötü bir yardımcı verir ki, unutunca hatırlatmaz, hatırlayınca da yardım etmez."
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim, ihtiyacını ulaştıramayan bir kimsenin ihtiyacını yetkiliye ulaştırırsa, ayakların kaydığı günde, Allah onun ayaklarını kaydırmaz."