Anadolu'nun zengin kültürel mozaiğinde önemli bir yere sahip olan Malatya, farklı inançlara ev sahipliği yapmış tarihi yapılarıyla göz dolduruyor.
Malatya Kültür Varlıkları Envanteri ve Malatya Kent Rehberi kayıtlarında yer alan bu yapılar, turkiyenintarihieserleri.com platformundan derlenen bilgilere göre; Erol Şaşmaz'ın objektifiyle belgelenerek hem mimari özellikleri hem de zaman içindeki kullanım şekilleriyle şaşırtıcı detaylar barındırıyor.
TAŞHORON KİLİSESİ: AZİZ VE AZİZELERLE SÜSLÜ GÖRKEMLİ KUBBE
Malatya merkez Çavuşoğlu Mahallesi’nde yer alan ve 18. yüzyılın ikinci yarısında kesme taşlarla inşa edilen Taşhoron Kilisesi, Doğu Anadolu’daki tek kubbeli kiliselerin en önemli ve gösterişli örnekleri arasında yer alıyor. Mermerle süslü görkemli bir kapıdan giriş yapılan kilisenin doğusunda ana bir apsis, sağında ve solunda ise merdivenlerle çıkılan dört küçük apsis bulunuyor. Kubbesindeki Gizemli Figürler: Tuğladan yapılan kubbesindeki bezemeler ise adeta sanat eseri niteliğinde. Merkezdeki burgu motifinin etrafında; kanatlı, uzun saçlı, kısa kollu pileli elbiseleri olan ve el ele tutuşmuş şekilde tasvir edilen kadın figürleri (azizeler) ile onların ayak hizasında tasvir edilen erkek figürleri yer alıyor. Bu büyüleyici yapı, Malatya Valiliği Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) tarafından yürütülen çalışmalarla korunuyor.

MART 1670’İN İMZASI: VENK KİLİSESİ VE ŞAPELİ (BATTALGAZİ)
Battalgazi ilçesine bağlı Çamurlu Köyü içerisinde, şehre sadece 2 kilometre mesafede yer alan Venk Kilisesi (Venk Şapeli), 1540 metrekarelik bir parsel üzerinde konumlanıyor. Kuzey ve batı yönü zamanla yıkılan yapının, bugün sadece 12,5 x 6,90 metre ebadındaki ibadet edilen ana binası ayakta kalmış durumda. Taşlara Kazınan Tarih: Ön yüzü yontulmuş taşlarla inşa edilen ve apsisine iki basamakla çıkılan kilisenin giriş kapısı üzerindeki 4 satırlık Ermenice kitabesi, yapının kimliğini gözler önüne seriyor. Dört yanı haç motifi ile dekore edilen 63 x 23 santimetrelik bu kitabede; "Aziz Kirkor’un kapısı 1670 yılının Mart ayının 18’inde, Simon Gabiskos eli ile yapıldı." ifadeleri yer alıyor.

KİLİSEDEN HAPİSHANEYE İLGİNÇ DÖNÜŞÜM: HEKİMHAN KİLİSESİ
Hekimhan ilçesi Yeni Mahalle’de, hükümet binasının hemen güneydoğusunda yer alan tarihi kilise, mimari dönüşüm hikayesiyle şaşırtıyor. 16. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen ve 12 x 15 metre ebadında dikdörtgen plan üzerine düzgün kesme taşlarla inşa edilen yapının toprak kaplı düz çatısını 52 adet ahşap hatıl tutuyor. Cezaevi Olarak Kullanıldı: İç bölmeleri moloz taşlarla yapılan bu tarihi yapıya, yakın zamanlarda avlusuna 8 x 9 metre ebadında ek bir yapı ilave edilerek sonraki yıllarda hapishane (eski cezaevi) haline getirilmiştir. Kitabesi tahrip edilen bu kıymetli mimari eser günümüzde harap durumda bulunuyor.
BAHÇELER İÇİNDE BİR MİRAS: MERYEM ANA ERMENİ KİLİSESİ KALINTISI (ARAPGİR)

Arapgir merkezindeki Çarşı Mahallesi Gazi Mevkiinde yer alan Meryem Ana Ermeni Kilisesi, 350 metrekarelik bahçeli bir alan üzerinde, kuzeye meyilli bir yamaçta bulunuyor. 19. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen yapının inşasında beyaz ve yontulmuş siyah taşlar kullanılmış. Üst örtü sistemi ve duvarlarının büyük kısmı zamanla yıkılan kilisenin günümüzde sadece kuzeydoğu yönündeki 5 metrelik duvarı ile iç alandaki ağaçlar ayakta kalarak geçmişin izlerini günümüze taşıyor.




