Malatya’da görenleri hayrete düşüren gerçek. Yıllardır 'Mescit' olarak bilinen ve kutsal kabul edilen taş yapının aslında kime ait olduğu ortaya çıktı. Kayısı bahçelerinin derinliklerine gizlenmiş bu 2 bin yıllık Roma mirası, sadece Darende’nin değil, tüm Anadolu’nun tarihini yeniden konuşturacak. İşte o yapının şaşırtan hikayesi...
MESCİT DEĞİL, ROMA ANIT MEZARI!
Malatya’nın tarih kokan ilçesi Darende, bu kez sadece doğasıyla değil, şaşırtıcı bir arkeolojik hikayeyle gündemde. Ozan Köyü’nün yaklaşık 500 metre kuzeyinde, yemyeşil kayısı bahçelerinin tam ortasında bulunan ve bölge halkı tarafından nesillerdir "Mescit" olarak adlandırılan yapı, aslında Roma Dönemi’ne ait görkemli bir anıt mezar.
Yapılan incelemeler, halkın ibadet yeri olarak bildiği ve bu sayede bugüne kadar sapasağlam korunan yapının, yaklaşık 2 bin yıl öncesine dayanan bir asilzade mezarı olduğunu ortaya koyuyor.

MİMARİSİYLE BÜYÜLÜYOR 12 YARIM SÜTUN VE GİZEMLİ KAPI
Tohma Çayı’nın sadece 100 metre batısında konumlanan bu tarihi hazine, düzgün kesme taş işçiliğiyle dikkat çekiyor. Kare planlı olarak inşa edilen anıt mezarın en çarpıcı özelliği ise dış cephesinde yer alan 12 adet yarım sütun. Taşıyıcı özelliği bulunmayan bu sütunlar, Roma mimarisinin estetik anlayışını yansıtarak yapıya anıtsal bir hava katıyor.
Batı yönündeki giriş kapısıyla ziyaretçilerini karşılayan bu gizemli yapı, tarih meraklılarını ve fotoğraf tutkunlarını kayısı ağaçlarının arasındaki bu sessiz tanıklığa davet ediyor.
Anadolu'nun pek çok yerinde antik yapılar tahrip edilirken, Ozan Anıtı'nın "Mescit" olarak kabul edilmesi sayesinde günümüze kadar hiçbir taşının zarar görmeden ulaşması, kültürel mirasın korunmasına dair eşsiz bir hikâye sunuyor. Hem bir Roma anıtı hem de bir köyün ortak belleği olan bu yapı, Malatya turizminin gizli kalmış mücevherlerinden biri.




