“Asrın felaketi”nde yaşanan depremler sonrası enkaz kaldırma işlemlerinin tamamlanması sonrasında ağır hasarlı ve acil yıkılacak konutların yıkımına başlanmış ve özellikle son iki haftadır şehir merkezinde birçok noktada yıkımlar devam ediyor. Yıkımlar için yıkım şirketleri ile hurda karşılığında anlaşma sonrasında yapılan yıkımlar, enkazlar kaldırılmadan yerinde ayrışım yapılmaya başlandı. Bu durum hem sağlığa hem de şehrin alt yapısına zarar vermeye başlamışken Malatya Valiliği’nden “yerinde ayrışım yasaklandı” bir açıklama geldi. Peki, bu karara kim uyuyor?
Ben söyleyeyim ama aramızda kalsın ya da kalmasın çünkü kentin yerel yöneticileri hariç herkes bunu görüyor zaten. Getirilen bu yasak sadece kâğıt üstünde sanırım. Günde 10 yıkım yapılıyorsa 9’unda yerinde ayrışım yapılıyor. “Bu nasıl yasak?” diye sorarlar insana. Belki birileri bunu anlamak istemiyor olabilir ya da o birileri o yıkımlardan ve yerinde ayrışım yapılan yerlerden uzak oldukları için görmeyebilir, saygı ile karşılıyorum.
Bunu görmüyorsanız ya da görmeyecekseniz kusura bakmayın ama koltuğunuzu işgal etmeyin. Vatandaş sağlığını önemsemiyorsunuz anladım ama bari bu şehrin alt yapısına verilen zararı görüp önemseyin. Yerinde ayrıştırma yapmaya çalışarak bu şehrin alt yapısını mahvettiniz ve be kardeşim.
Aslında bu işi yapanlarda sorun yok. Çünkü herhangi bir cezai yaptırım yok. Çıkardığı hurdanın iki katı kadar ceza kesin bakalım bir daha yapıyorlar mı yerinde ayrıştırmayı. Kâğıt üstünde getirilen bir yasak şu an işlemiyor kısacası. Yaptırım getireceksiniz yaptırım. Ver bir örnek derseniz hemen vereyim.
Çıkın Tevfik Temelli Caddesi’nde gezin. ‘Yerinde ayrışım yapacağım’ derken suyu patlatıyor, saatlerce su akıyor. Lağımı patlatıyor, saatlerce bütün lağım cadde boyu akıyor. Bir de ne yapıyorlar biliyor musunuz, alt yapıya tahribat verdikleri an orayı terk ediyorlar. ‘Kimse bizi görmesin’ diyorlar sanırım. Korkmayın vatandaş hariç kimse sizi görmüyor zaten. Garibim vatandaşın da elinden bir şey gelmiyor işte. Birçok konuda sessiz kalan yerel yöneticiler şehrin bu tip sorunlarını görmek yerine kameralar karşısına çıkıp “efendim şu kadar bina yıkıldı, şu kadar enkaz kaldırıldı” demekten başka bir şey söylemiyorlar. Yani vatandaş en başından beri “sahipsiz Malatya” derken haksız sayılmıyor sanırım. Aslında sahipsiz değiliz. Sadece biraz daha liyakat gerekli sanırım.