Pazar günü Malatya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün organize ettiği etkinliğe katıldım. İçten, samimi duygularla yapılan etkinlikte koca yüreklerin küçük ellerde taşındığını gördüm.

Malatya Valisi Sayın Mustafa Toprak’ın üstün ahlakına ve insan onuruna yakışır bir şekilde mazluma el uzatışını yazmak istiyorum. Kaç zamandır gazetemizde yazarlık yapmaktayım. Nice valiler gördüm ama mazlumun gözbebeğine bir baba, abi şefkati ile bakan Mustafa Toprak için diyeceğim şudur: Mazlumlar adına iyi ki varsınız.

Kendisi ile hiç konuşmadım, tanımam da, hiçbir çıkarım yok. Şimdi yazarken düşündüm belki okuyan insanlar bir dostluğum olduğunu düşünebilir. Ben sadece şunu söylemek istiyorum; mazlumun yanında olmak az iş değildir.

Malatya Valiliğinin düzenlediği etkinliğe bir çok kurum daha katılmıştı. Diyanet adına konuşan İl Müftümüz, dünya çapında mazluma bakışı ve bunun paralelinde İslam’daki üstün ahlak ile mazluma bakışı çok iyi anlattı. Söz konusu mazlumsa çıkar ilişkileri olmaz. Tek çıkarımız hak rızası olmalı. Bunu detayları ile anlatan Diyanet, gerçekten de ülkemizin ne kadar doğru yolda olduğunu bir daha bize anlatmış oldu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Malatya birimlerinde katıldığı etkinlikte Suriyeli çocukların kamptaki kurslarda yaptıkları el dokuma halılar ve resim sergisinin açılışı da yapıldı. Wl dokuması halıların her ilmiğinde bin memnuniyet vardı. Sanki kızlı erkekli Suriyeli çocukların hani o çocukluğumuzdaki en sevdiğimiz masum sokak arkadaşlarımızın şenliği ile Sabancı Kültür Merkezinde çok güzel anlar yaşadık.

Toplumumuzda bazen bilerek bilmeyerek Suriyeliler hakkında çok konuşmalar oluyor. Onların sınırı aşıp gelmesini istemeyen, hatta nefret edenleri gördüm. Neden diye sorduğumda bazı münferit olayları anlatıyorlar. Her toplumda olduğu gibi Suriyeli göçmenler arasında da kötüler çıkabilir. Bu onların tamamen kötü olduğu anlamına gelmez. Gerçekten de görmenizi isterdim; bu çocukların kardeşlerimizden, kapı komşu arkadaşlarımızdan farkı yok. Sadece onların iradesinde olmayan dış mihraplarca parçalanan ülkelerinden geçmişlerini, anne baba mezarlarını, tarihlerini bırakarak sonunu bilmedikleri bir yolculuğa çıkmış çocuklar bunlar.

Şu anda iki yüz elli milyon insan dünyada mülteci durumda. İnsan haklarını savunan sözüm ona büyük devletlerin kabul ettiği insan sayısı bir milyon yedi yüz bin… Türkiye tek başına üç milyondan fazla insana barınma, sığınma, güvenlik ve insanca yaşama hakkı sunuyor. Valimiz kürsüde dile getirdi; dedim ya ben onu mazluma uzanan eliyle tanıdım. Suriyeli çocukların yaptıkları Türkiye konulu resimleri gezen Valinin savaş mağduru çocuklar ile kurduğu diyalogunu görmenizi isterdim. Bir baba, kız kardeş, abi kardeş gibi insanlığın alabildiğine dolduğu salonda dünya kardeşliğinin tohumlarını gördüm. Kardeşlik demiş iken, bizim kardeş eli tutmaya çok ihtiyacımız var. Dünyada acı çeken ezilen çok kardeşimiz var.

PKK, FETÖ, ya da başka başka komplolar neden mi yapılıyor? Çünkü Anadolu dünya Müslümanlarının en büyük tek kalesidir. Biz oldukça dünyada mazluma el uzatacağız.

Mustafa Toprak soy ismi gibi toprak huylu, toprak nefisli bence. Bütün idareciler onun gibi toprak, vatan yürekli olmalı.